Articles by "Yapay zeka"
Yapay zeka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kuzey Atlantik sağ balina, Amerika'nın doğu kıyısında, aynı zamanda Fransa ve İngiltere kıyılarında da görülen, 18 metreye kadar ulaşan bir balinadır. Dünyanın en kritik tehlike altındaki türlerinden biridir. Şimdi yeni bir teknoloji balinanın kaybolmasını önlemeye yardımcı olacak. Diğer balina türleri de bundan yararlanabilecektir. 16. yüzyılın başında, dünya çapında muhtemelen 100.000'e kadar kuzey Atlantik sağ balina vardı. Özellikle Kuzey Atlantik'in kıyı bölgelerinde yaygındı. Batı Akdeniz'de bile görüldükleri söyleniyordu. Genellikle birkaç yüz hayvan, yerleşim alanları arasında yavaş göç etmek için toplandı. Kuzey Atlantik sağ balinasının maksimum hızı yalnızca yaklaşık 8 km / s'dir. Mavi balina 44 km / s'ye kadar yüzebilir, yüzgeçli balina 47 km / s'ye kadar bile yüzebilir. Atlantik North Cape'in özelliklerinden biri, %40 civarında çok yüksek bir baloncuk oranına sahip olmasıdır. Bu, balina türleri arasında bir rekordur. Tüm bu özellikler, kuzey Atlantik sağ balinasını balina avcıları için son derece popüler hale getiriyordu. 17. ve 18. yüzyıllarda tükenmek üzereydi. Balinalar neredeyse tamamen yok edildi, ardından kuzey Pasifik sağ balina avlanmaya başlandı. Birçok ülkede balina avcılığının yasaklandığı 19. yüzyılın ortalarına kadar balina popülasyonlarının çoğu toparlanamadı. Ancak kuzey Atlantik sağ balinası yüksek derecede tehlike altında kaldı.

Aşırı Avlanma Ve Nakliye Stokları Tehdit Ediyor

Dünya çapında neredeyse hiç yasal balina avcılığı olmamasına rağmen, okyanusun geri kalanı gibi balinalar da ciddi şekilde tehdit altındadır. Aşırı avlanma ve çevre kirliliği, aynı zamanda ticari nakliye ve hammaddelerin çıkarılması, tüm su yaşamı için bir tehdit oluşturuyor. Kuzey sağ balina kıyı bölgelerinde yaşadığından, plaj turizmi ve sondaj platformları aracılığıyla petrol çıkarma tehdidi altındadır. Aynı şey balinanın ana besini olan kopepodlar için de geçerli olduğundan, yiyecek bulmak için giderek artan bir şekilde nesli tükenmekte olan sularda gezinmek zorunda kalıyor. Toplam popülasyon şu anda yaklaşık 350 hayvandır, ancak türün varlığının devamını garanti eden çocuk doğurma potansiyeline sahip sadece yaklaşık 100 dişi kalmıştır. 

Erken Uyarı Sistemi Olarak Yapay Zeka

Balinaları daha iyi korumak ve popülasyona göz kulak olmak için artık makine öğrenimi ve yapay zeka yardımıyla Kuzey Pasifik Sağ balinaları tespit edebilen bir teknoloji geliştirildi. Bunu yapmak için gemilerdeki veya okyanus tabanındaki çok hassas mikrofonlar aldıkları tüm sesleri kayıt ediyor. Bu ses daha sonra yapay zeka tarafından gerçek zamanlı olarak analiz edilebiliyor. Bu, balinanın çağrılarını gemi veya sondaj gibi diğer seslerden ayırt etmek için özel olarak eğitilmiştir. Bu sayede, balinaların daha iyi konumlandırılmasını ve izlenmesini sağlanıyor. 

Balina İzlemede Eski Teknoloji

Birçok modern teknolojiye rağmen, balina popülasyonlarını saymanın ve izlemenin en ucuz yöntemi, onları bir sürüyle karşılaşma umuduyla genellikle günlerce okyanusta seyahat eden araştırma gemileri tarafından bulmaktır. Sadece birkaç balina bulmak için yapılan bir tekne gezisi etkisiz ve uygun maliyetli olmadığından, bu yeni teknolojinin yakında geleneksel yöntemin yerini alacağını umuyoruz.Bu yapay zeka, Norwich'teki East Anglia Üniversitesi tarafından İskoç Deniz Bilimleri Derneği ile ortaklaşa geliştirilmiştir. Birlikte ortak çalışmalarını The Journal of the Acoustical Society of America'da yayınladılar. Kuzey Atlantik sağ balinalarının  tespiti için yeni yöntem, teorik olarak, benzer programlar için bir temel olarak da hizmet verebilir. Ancak, gürültülü şehirlerdeki özel kuş türleri gibi tamamen farklı hayvan türlerinin izlenmesi teorik olarak mümkün olabilir. 

 

Yeni bir yapay zeka çalışması, felçli insanların beyin implantıyla kaydedilen düşünceleri hakkında çok daha hızlı yazmalarına olanak tanıyor. Beyinle yazmak için eski hız rekoru iki katından fazla arttı.

Amiyotrofik lateral skleroz (ALS), servikal omurga yaralanmaları, parapleji ve diğer birçok neden gibi hastalıklar, tamamen bilinçli olan kişilerin konuşamamasını engelleyebilir. Bu arada, beyin-bilgisayar arayüzleri bu insanların başkalarıyla tekrar iletişim kurmasına yardımcı olabiliyor. Bunu yapmak için, elektrotlar kafa derisine yapıştırılır veya beyinden gelen sinyalleri kaydeden beyin implantları nakledilir.Önceden hastalar, ekrandaki harflere tıkladığını hayal etmek zorundaydı. Standford Üniversitesi'ndeki bilim adamları, şimdi hastanın sadece eliyle mektup yazdığını hayal etmesi gereken bir çözüm geliştirdiler. Nature dergisinin  yayına göre, yeni teknoloji, düşünceleri metne dönüştürme söz konusu olduğunda önceki çözümlerden önemli ölçüde daha hızlı.

Yapay Zeka Harfleri Tanıyor

Değişen hızları ve el yazısı gibi  karmaşık hareketlerin, imleci sabit bir hızda düz bir yolda hareket ettirmek gibi daha basit hareketlere göre yapay zeka algoritmalarımız tarafından daha kolay ve hızlı bir şekilde yorumlanabileceğini bulduk. Alfabenin harfleri birbirinden o kadar farklı ki, sinyallerin bilgisayar tarafından ayırt edilmesi daha kolaylaşıyor, diye açıklıyor Francis Willett.

Beyinde 200 Elektrot

Çalışma konusu, omurilik yaralanması nedeniyle on yıldan fazla bir süredir boyundan aşağısı felç olan 65 yaşında bir adamdı. Daha önceki bir çalışmada, beynine her biri 100 elektrot içeren iki implant yerleştirilmişti. Bunlar, motor korteksten, yani el hareketlerini kontrol eden bölgeden gelen sinyalleri kaydeder. Şu anda denenmiş ve test edilmiş olan teknoloji aynı elektrotları kullanıyor.

Beyin İle Yazılı Olarak Yeni Hız Rekoru

Çalışmanın başında, test görevlisi, önceden belirlenmiş harfleri hayali bir not defterine tekrar tekrar yazmayı hayal ederek yapay zekayı eğitti. Bu şekilde yapay zeka, nöronlardan hangi sinyallerin hangi harfleri temsil ettiğini öğrendi. Gerçek deneyde, test görevlisi daha sonra yapay zekanın daha önce bilmediği bir dizi cümleyi kopyaladı. Önceki teknolojilere kıyasla, bu yüksek hızda başarılı oldu. Test kişisi dakikada yaklaşık 90 karakter üretebildi. Bu, kabaca aynı yaştaki insanların bir akıllı telefonda yazı yazarken ulaştıkları hıza karşılık gelir.Önceki teknoloji ile  2017 yılında dakikada 40 karakterlik beyin ile yazım gerçekleşmişti.

Otomatik Düzeltme Sayesinde Düşük Hata Oranı

Serbest yazma hızı da eski teknolojiye göre önemli ölçüde daha yükseldi. Cümleleri kopyalarken, 18 karakter başına yalnızca bir yanlış tanınan harf hata oranı vardı.Özgürce yazarken, hata oranı 11 karakter başına yanlış tanınan bir harfti. Bir otomatik düzeltme işlevi, kopyalamadaki hata oranını yüzde bire ve serbest yazmada yüzde ikiye düşürmeyi başardı. Önceki beyin-bilgisayar arayüzleriyle karşılaştırıldığında, bunlar çok düşük hata oranlarıdır."Bu çalışma, vücudun bu hareketleri gerçekleştirme yeteneğini kaybetmesinden on yıl sonra beynin ince hareketleri tanımlama yeteneğini koruduğunu gösteriyor ”diyor Willett.

Diğer Konularla Yapılan Çalışmalar

Gelecekte, yaralanmalar veya hastalıklar nedeniyle hareket etme veya konuşma becerilerini yitirmiş olan test kişileriyle yapılacak ileri çalışmalar, teknolojiyi test etmelidir. "Araştırmamızın önemli bir amacı, şiddetli dil veya motor bozuklukları olan kişiler için hızlı, sezgisel iletişimi yeniden sağlamaktır. Rhode Island'daki Brown Üniversitesi'nden yazar Leigh Hochberg, el yazısının hızlı ve hassas sinirsel kod çözme işleminin gösterilmesi, klinik olarak yararlı nöroteknolojilerin geliştirilmesinde heyecan verici yeni bir sayfa açıyor ”dedi.

Pennsylvania Üniversitesi'ndeki (Penn) bilim adamları, 27 milyon galaksiyi bağımsız olarak sınıflandıran bir yapay zeka geliştirdiler.Monthly Notices of the Royal Astronomical Society'deki yayına göre, sinir ağı şimdiye kadarki en büyük galaksi kataloğunu yarattı.Jesús Vega-Ferrero ve Helena Domínguez Sánchez'in etrafındaki ekip, üç yıl önce Yapay zekanın önceki bir sürümünü kullanarak 600.000 galaksiden oluşan bir katalog oluşturmuştu. Orijinal verilerin önemli ölçüde genişletilmesi ve daha yüksek kalite, bu kataloğun güçlü bir şekilde genişletilmesini mümkün kılmıştır.

Gökyüzü Araştırması DES (Karanlık Enerji Araştırması)

Galaksi kataloğu, halihazırda yüksek görüntü kalitesinde birkaç milyon astronomik nesne görüntüsü içeren DES (Karanlık Enerji Araştırması) gökyüzü araştırmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Görüntülerin yüksek çözünürlüğüne rağmen, gösterilen galaksiler genellikle sadece birkaç piksel boyutundadır.

İlk adımda, Yapay zeka bu nedenle Samanyolu gibi sarmal bir galaksi mi yoksa çok daha eski yıldızlardan oluşan eliptik bir galaksi mi olduğunu sınıflandırıyor.Daha sonra galaksiye yukarıdan mı yoksa yandan mı baktığımızı araştırıyor.

Sınıflandırılmış Zayıf Nesneler

Önceki katalogla karşılaştırıldığında 1000 kata kadar daha az ışık alan nesneler sınıflandırıldı. İncelemelere göre, Yapay zekanın galaksileri sınıflandırmadaki doğruluk payı yüzde 97.Yanlış negatif ve yanlış pozitif oranlarının her biri yüzde birkaç idi.

Bilim adamlarına göre bu, teknolojinin daha büyük kataloglar için de uygun olduğunu gösteriyor. Gelecekte, Yapay Zeka bu nedenle 600 milyon galaksiden oluşan bir katalog oluşturacaktır. Bu, galaksilerin oluşumuyla ilgili cevaplanmamış soruları yanıtlamaya yardımcı olacaktır.

 

Yakında kullanıma sunulacak bir tarayıcı eklentisi,sahte çevrimiçi mağazaları otomatik olarak tespit edecek.Bunu yapamakiçin yapay zeka,21000 faktörü analiz ediyor.İnternette alıcıların mal almadığı ve paralarını kaybettiği çok sayıda dolandırıcı çevrimiçi mağaza var.Avusturya platformu Wathclist İnternet'e göre,bildirilen 16500 İnternet dolandırıcılığı vakasından 3182'si 2020'de sahte mağazalarda gerçekleşti.Almanya'da sahte dükkanlar yıllardır devam eden bir sorun.Avusturya uygulamalı telekomünikasyon enstitüsünden (ÖIAT) bir ekip,Avusturya teknoloji enstitüsü (AIT) ve KOBİ araştırma ağı Avusturya kooperatif araştırma (ACR) ile işbirliği içinde,alıcıları sahtekarlık konusunda otomatik olarak uyaran bir yapay zeka geliştirdi.Geliştirme Kiras güvenlik araştırma programının bir parçası olarak araştırma geliştirme şirketi FFG tarafından finanse edildi.

Sahte Dükkanları Otomatik Olarak Tespit Edin 

Kullanıcılar genellikle tek ödeme yöntemi olarak garip alan adları,az sayıda inceleme,düşük fiyatlar ve ön ödeme gibi özelliklere dayalı olarak sahte çevrimiçi mağazaları tanımlayabilmektedir.Ancak,profesyonel sahte dükkanlarda bu her zaman mümkün olmayabiliyor.Bu nedenle geliştiriciler,kod,dil ve sayfa yapısı dahil olmak üzere sahte bir mağazanın göstergesi olan 21000'den fazla faktör belirledi.Yapay zeka bu faktörleri otomatik olarak analiz edecek.

Proje yöneticisi Louise Beltzung,"Dışarıdan gördüğümüz sahte dükkanların benzerliklerinin makine tarafından da fark edilip edilemeyeceğini kendimize sorduk" diye açıklıyor.

Veritabanı Olarak 7700 Hileli Çevrimiçi Mağaza 

Bir veritabanı olarak ÖIAT,benzerlikleri belirlemek için yapay zekanın analiz ettiği 7700 sahte mağazanın bir listesini derledi.Yazılım artık eğitim verilerine dayanarak bilinmeyen bir sayfaya girildiğinde gerçek zamanlı olarak sahte dükkanların tipik özelliklerini inceleyen bir analiz gerçekleştiriyor."Kalite güvencesi,yapay zeka çözümlerinde en büyük zorluklardan biri olarak göze çarpıyor.Bu her şeyden önce veri tabanı için geçerli" diye açıklıyor Beltzung.Zaten mükemmel sonuçlara rağmen,araştırmacılar belirsiz durumlarda nihai kararı yazılıma bırakmak istemiyorlarYapay zeka tamamen emin değilse kullanıcıya iddia edilen sahte dükkanı kendi başına incelemek için kullanabileceği bir kılavuz gösterecek.

Fake Shop Detector,bir kaç hafta içinde ücretsiz bir tarayıcı eklentisi şeklinde satışa sunulacak.


Cansız nesnelere hayat vererek onları zeki varlıklar haline getirmek fikri ilk bakışta ne kadar ütopik gelse de,yapay zeka çalışmaların bu yönde her geçen gün aşama kaydettiğini görüyoruz.Yapay zeka fikri ilk defa 1956 yılında Dartmouth College'deki  bir konferansta dile getirildi.Yapay zeka alanında yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren Marvin Minsky ve toplantıya katılanlar yapay zekanın gelişimiyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundular.Ancak asıl büyük ilerlemeler 1990 yılında başladı.1997 yılında İBM bir bilgisayar programı geliştirerek (Deep Blue) satranç dahisi Garri Kasparov'u satranç tahtasında yenmeyi başardı.Daha sonra yine İBM 2007 yılında Watson adlı,soru cevap şeklinde ilerleyen bir bilgisayar geliştirdi.Günümüzde ise yapay zeka çalışmaları adeta seviye atladı.Acaba önümüzde ki yıllarda yapay zeka çok tehlikeli boyutlara ulaşma ihtimali olamaz mı? Bununla ilgili korkutucu senaryolar üretilmeye başlandı bile.İşte bu korkutucu senaryolardan bazılarının listesi.

Yapay Zeka İle İlgili Korkutucu Senaryolar

1.Devlet Kontrolünün Yapay Zekaya Devredilmesi

Devlet başkanının yapay zeka olduğunu düşünelim.Devlet adına kararlar alıyor ve uygulanmasını sağlıyor.Bu size bir hayli ütopik gelebilir ama bu konuyla ilgili teoriler mevcut.Kolluk kuvvetleri insani duygulardan arındırılmış ve insanlık adına karar verme düşüncesi gerçekten korkutucu.Tutuklama yetkisi,yargılama yetkisi ve ölüm cezasına varan kararlar alma durumu.

2.Kişiye Özel Virüsler

Kötü niyetli kişiler nano teknoloji sahibi özel üretim robotlar sayesinde,yüz tanıma sistemiyle beraber kişiye özel virüs gönderebilir.Yüz tanıma sistemi sayesinde faili meçhul cinayetler işlenebilir.

3.Manipülasyon İle Beraber Kaos Ortamı Yaratma

Bunun aslında küçük bir versiyonu zaten mevcut sahte ses ve görüntülerle üretilen videolar toplumlar üzerinde yaratılan manipülasyonlarla toplumsal kargaşa ortamı yaratma.Yapay zekanın bir kaç dakikalık izlediği video veya ses kaydı ile beraber ses ve davranışları taklit etmesi.Bu örneğin siyasi manipülasyon için kullanılabilir.

4.Kendi Kararını Veren Yapay Zeka

En ürkütücü senaryo sanırım bu olsa gerek.Ölümcül bir hastalığı önlemek adına eğitimi olan bir yapay zeka kendi iradesini kullanarak hastaları öldürebilir,günün sonunda sorunu kökten çözdüğü sonucuna ulaşabilir.Ya da bir düşman hedefini yok etme görevi verilen yapay zeka bölgede bulunan tüm toplumu ortadan kaldırma iradesine ve kararını verebilir.İklim değişikliğine sebep olan insanları ortadan kaldırma kararını alabilir.



Yapay zeka konulu yabancı diziler her geçen yıl artmaya ve popülerleşmeye devam ediyor.Her geçen gün distopik,bilim-kurgu ve uzay keşifleri türünde diziler birbiri ardına yayına girerken,yapay zeka ise yavaş yavaş teknolojininde gelişmesiyle neredeyse her alanda hayatımızın bir parçası haline geliyor.Yapay zeka konulu dizilerin izlenmesinin en önemli sebeplerinden bir tanesi gelecekte bizleri neler bekliyor sorusuna cevap aramak ve merak etmek diyebiliriz.Kaçıranlar için yapay zeka konulu dizilerini bir listede toparladım.

1. Black Mirror (2011) İmdb: 8.8 Drama, Ütopik,Distopik

Charlie Brooker'ın antoloji dizisi "Black Mirror" yakın geleceğimizin distopik vizyonlarının bir koleksiyonudur.Birbirinden farklı konulara sahip dizinin her birinin kendi hikayesi ve ayrı oyuncu kadrosuna sahip.Biz insanlar modern teknolojinin hakim olduğu bir dünyada nasıl yaşarız?Black Mirror antoloji dizisi son zamanlarda teknolojik gelişmelerin insanlığın önüne geçtiği bir dünyayı anlatıyor.Her bölümde anlatı,teknolojik ilerlemeyle değişen toplumlar gözler önüne seriliyor.Bu gelişmelerin insanların günlük yaşamlarını nasıl etkilediğini,yıkıcı sonuçlar doğurduğunu özenle anlatıyor.Bununla birlikte dünyanın sonunu getirecek olan sadece teknolojik gelişmeler değil,aslında insan hatası olduğuna dikkat çekiyor.Black Mirror yaratıcısı Charlie Brooker'a göre teknoloji uyuşturucu etkisi yaratan bir bağımlılıktır fikrini ileri sürüyor.Her ne kadar teknolojik gelişmelerin hayatımızı kolaylaştırıcı bir etkene sahip olsa bile,bu ilerlemeyi şeytanlaştırmadan sorgulamak gerekiyor.

2.Westworld (2016) İmdb: 8.6 Drama,Western,Sci-Fi 


Ewan Rachel Wood ve Thandie Newton'un başrollerinde,Jonathan Nolan ve Lisa Joy'a ait bir drama.Westworld,HBO'nun aynı adlı 1973 filmine dayanan Amerikan bilim-kurgu,western dizisidir.Hikaye Westworld adlı fütüristik bir eğlence parkı etrafında dönüyor.Ziyaretçiler daha kendilerine ne olduğunu anlamadan yapay zeka ile karşı karşıya kalırlar.İnsan benzeri robotlar üstünlüğü ele geçirme derdindedirler.Westworld fütüristik bir eğlence parkında geçiyor dedik.Tatil amaçlı kurulmuş bir parktır.Atlar,kovboylar,silahlar her şey gerçektir.Hiç bir masraftan kaçınılmamış,istenirse bir haydutla bile düelloya girebileceğiniz bir ortam.Ancak Westworld'ün ziyaretçileri,sakinleri ve operatörlerinden bağımsız olay kontrolden çıkar.bölgede bulunan yapay zeka sahibine yönlendirilmek suretiyle kontrolden çıkar.İnsan faktörü artık devreden çıkmıştır.Robotlar kendi kurallarıyla kendi kendilerini geliştirmeye başlarlar.Artık Westworld'den kaçış yoktur.

3.Ghost İn The Shell:Stand Alone Complex (2002) İmdb: 8.5 Utopik,Distopik,Anime

Ghost İn The Shell:Stand Alone Complex Masamune Shirow'un Tilo Schmitz ve Christin Marquitan ile birlikte yazdığı 2002 yapımı ütopik ve distopik dünya temalı dizidir.20024 yılında dizi,Gohst İn The Shell adında 2.sezonu yayınlandı.2006'da ise Gohst İn The Shell:S.A.C.Solid.State adlı bir filmi yapıldı.Yıl 2030,yer ise New Port City.Savaşlardan sonra dünya karanlık bir yere dönüştü.Suç,casusluk,terörizm güç kazandı.Bölüm 9 adlı özel birim hayata geçirildi.Bölüm 9 yıllar önce bir kargaşaya neden olan,ancak hiç bir zaman çözülemeyen "laughing man" vakasıyla tekrar karşı karşıya gelmiştir.Bir,bölüm 9 ekibi konuya daha yakından bakarken olayın öncekinden çok daha komplike olduğu sonucuna varacaktır.Polis memurları ve iktidar sahiplerinin büyük bir komploya karıştığı görülecektir.Bölüm 9 ekibi bu suç organizasyonunu ortaya çıkarmak için her şeyi yapacaktır.

4.Battlesstar Galactica (2004) İmdb: 8.7 Sci-Fi

Battlestar Galactica başrollerinde Edwars James Olmos ve Mary Mc Donnel'in oynadığı 2004 yapımı bilim-kurgu dizisidir.Saylonların nükleer saldırısından sonra hayatta kalanlar,Galactica'ya katılmak için komutan Adama etrafında toplanırlar.Battlestar Galactica,robotlara hizmet etmek için tasarlanan isyancı Saylonların saldırısı nedeniyle yok olan olan uzayın derinliklerinde yer almaktadır.Bilim adamı Dr.Gaius sayesinde Saylonlar insan savunma sistemini istila edip yok etmeyi başarmışlardır.Küçük bir grup ise kendilerini kurtarmayı başarmışlardır ve geriye kalan tek gemi savaş yıldızı Galactica'dır.Galactica kaptanı William Adama ve başkan Roslin'in komutası altında insanlık,efsanevi 13.koloniyi yani Dünya'yı aramaya koyulur.

5.Humans (2015) İmdb: 8.0 Bilim-Kurgu,Drama


Humans,AMC ve Channel 4 tarafından üretilen bir bilim-kurgu,dram dizisidir.İsveç yapımı Real Humans adlı dizinin yeniden yapımıdır.Dizinin konusu,insanların sözde Synth denen aandroidlerle yaşadığı bir dünyada geçiyor.Ancak bununla ilgili bir çok sorun vardır.Alternatif bir gerçeklikte geçen dizide insanlar Synth adlı robotlarla beraber yaşıyor.Syntler insanların hayatlarını kolaylaştırmak için birer hizmet robotu olarak geliştirilmişler.Katı bir kast sistemi mevcuttur.Olay örgüsünde bir Synth satın almak isteyen ailemiz vardır.Ancak Synth aileye karışır karışmaz,aile dağılma sürecine girer.Bir süre sonra androidler eşit şartlara sahip olmak isterler.En büyük sorun ise yapay zeka üreticisinin önüne geçip düzeni tehdit eder korkusu insanlık üzerinde hakim olur.

6.Almost Human (2013) İmdb: 8.0 Bilim-Kurgu

Almost Human yakın gelecekte geçen bir bilim-kurgu dizisidir.Bu yakın gelecekte polis son teknolojiyle donatılmış ve bir yardımcı androide sahipJohn Kennex bu dünyada yaşayan ve bir androide sahip polistir.Geçirdiği bir kaza sonucunda meslekten ayrılmıştır.Amerikan bilim-kurgu dizisi Almost Human 2048'in Los Angeles'inde geçiyor.2048'teki insanlık,yapay zeka geliştirme ve bunu androidlere entegre etme konusunda çok ciddi adımlar atmıştır.Androidler pratik bir işlevle dünyadaki olayların daha fazla içerisindedirler.Öyle ki L.A.P.D bu androidleri kullanmaktadır.Almost Human'nın hikayesinin merkezinde androidlerle savaş halinde olan dedektif John Kennex'i görüyoruz.Bunun nedeni bir olay sırasında androidin partnerini daha fazla insan hayatı kurtulacak düşüncesiyle bir çatışmada yalnız bırakmasıdır.Bu önemli olay John'u derinden yaralar ve mesleği bıraktıktan 2 sene sonra memurluğa geri döner.Göreve döndükten sonra tavrında bir değişiklik olmaz ve partner androidini yok eder.Daha sonra yanına DRN-0671 modeli atanır.Adı Dorian'dır ve sentetik ruhu sayesinde gerçek insani duyguları hissetmektedir.John önyargılarının üstesinden gelmekte zorlansa da,zamanla aralarında bir bağ oluşur.

7.Caprica (2009) İmdb: 7.1 Ütopik,Distopik,Bilim-Kurgu

Graystones ve Adamas'lar yapay zeka alanındaki bir atılımının öngörülemeyen sonuçlara yol açtığı barışçıl gezegen Caprica'da birlikte yaşamaktadırlar.Eleştirmenlerce beğenilen "Battlestar Galactica'nın" ilk Saylon'un gelişimini anlatan bir Spin-Of  dizisidir.

8.Philip K.Dick's Electric Dreams (2017) İmdb: 7.3 Dram,Bilim-Kurgu

Philip K.Dick's Electric Dreams ünlü bilim-kurgu yazarı Philip K. Dick'in kısa öykülerine dayanan bir antoloji dizisidir.Bireysel bölümler sizi fütüristik dünyalara götürür,distopik vizyonları anlatır ve hayatın varoluşsal sorularını sorar.Antoloji dizisi olma sebebiyle devam eden bir hikayeye sahip değildir.Bunu yerine her bölüm kendi kendine yeten bir hikayeyi anlatıyor.Örneğin ilk bölüm sizi hiç bir ileri teknolojinin olmadığı bir dünyaya götürür.Yine ilk bölümde telepatik yeteneklere sahip mutantlar,uzak mesafelerle iletişimi mümkün kılar.Başka bir bölümde ise geniş uzay boşluğunda yaşlı bir kadını memleketine götürmeyi kendine iş edinmiş bir uzay çalışanı hakkındadır.Yaşlı kadının evi,bir efsane olarak kabul edilen,büyülü bir cennet olan,dünya gezegeninde yer almaktadır.Aynı durum bir başka bölümün kahramanı içinde geçerli.Zira kahramanımız her gün,aslında hiç var olmaması gereken bir şehre götürmesi için tren bekliyor.Philip K.Dick,fantastik anlatıları distopik vizyonlarla birleştiriyor ve öncelikle bugünü metaforik bir düzeyde yansıtıyor.

9.Terminatör S.C.C (2008) İmdb: 6.5 Bilim-Kurgu

Terminatör evreninde hikaye Sarah Connor ve oğlu John'un etrafında dönüyor.İkili,hükümet peşlerindeyken Skynet bilgisayar ağını yok etmeyi planlıyor.Dizi,1999 yapımı Terminatör:Judgment Day filminden sonra yayına girdi.Yüksek teknoloji şirketi Cyberdyne Systems ve T-1000'nin yok edilmesinin yanı sıra,T-800'ün kendi kendini feshetmesinden sonra,Sarah Connor ve oğlu John huzur bulmak adına uzak bir Amerikan kasabasına yerleşir.Ancak Cromartie adlı bir T-888 terminatörü John'u bulur ve öğretmen kılığında onu öldürmeye çalışır.AyrıcaJohn'un öğretmeni Cameron Phillips'inde bir terminatör olduğu anlaşılır.Skynet'e karşı gelecekteki direnişin lideri olacak olan John'u korumak için gelecekten gelmiştir.Bundan sonra ise amansız bir kaç kovala başlar.

Andromeda (2000) İmdb: 6.6 Bilim Kurgu 

Andromeda,Gene Roddenberry tarafından yönetilen,Brent Stait ve Brandy Lentford'un oynadığı bilim-kurgu,dram dizisidir.Cesur bir manevrayla Dylan Hunt uzay gemisi Andromeda Ascendant ile bir karadeliğe iner ve olay ufkunda donar.300 yıl sonra ise yepyeni bir dünya ile karşı karşıyadır.Dylan Hunt ve ekibinin amacı,Commonwealth'i yeniden inşaa etmek,barışı yeniden sağlamak ve galaksileri yeniden birleştirmektir.

10.Automan The Super Dedective (1983) İmdb: 6.9 Bilim-Kurgu 

Automan The Super Dedective,başrollerini S.O'Loughlin ve Desi Arnaz Jr'un oynadığı 1983 yapımı bilim-kurgu dizisididir.Dizi Walter Nebicher ve bir bilgisayar programının maceralarını konu alıyor.Walter,polisin suçaları daha çabuk çözülmesi için bir program geliştirmiştir.Program,yapay ortamı terk edip suçla mücadeleye yardımcı olmak için gerçeğe dönüşebilen bir hologram oluşturmaktadır.

11.Raised By Wolwes (2020) İmdb: 7,6 Bilim-Kurgu
İlk sezonu geride kalan bu 2020 yapımı dizinin 2.sezonuna onay verildi.İçinde dram ve fantastik öğelerinde bulunduğu bu dizi westworld'e rakip olarak görülüyor.Yaratıcı Aaron Guzikowski ve yönetmen Ridley Scott iyi iş çıkarmış.Başrollerde Vikings'lerin Ragnar'ını görüyoruz.İnsan kolonisi artık nüfus olarak çok fazla genişlemiştir.Bu koloniler dini farklılıklarından dolayı artık büyük bir tehditle karşı karşıyadırlar.Bu süreçte Androidlere büyük bir iş düşmektedir.

 

Uzay enkazları,uzay yolculuğunda büyüyen bir sorun haline geliyor.Japon bilim insanları bu nedenle hiç bir kalıntı bırakmaması adına ahşap uydular geliştirme peşindeler.

Uzay yolculuğu tarihinde,insanlık uzaya 5500'den fazla roket fırlattı.Yanan roketleri devre dışı bırakılmış uydular ve uzay enkazları,yeni görevler için artan bir tehlike haline geliyor,çünkü bunlar,adeta serseri mermiler gibi Dünya'nın yörüngesinde dönüyorlar.Astronomi şu anda bir kaç ton ağırlığa sahip yaklaşık 23 000 parça uzay enkazına ev sahipliği yapıyor.

ESA uzay güvenliği programı başkanı Holger Krag: Nerede olduklarını bildiğimiz yaklaşık 23 000 nesne var.Bunlar on santimetre ve daha büyük boyuttaki nesnelerdir.Bununla birlikte çok daha küçük olanlar var.Neredeyse bir santimetreden küçük bir milyon enkaz olduğu düşünülüyor.On santimetrelik bir parçanın bile bir uydu veya uluslararası uzay istasyonu (ISS) ile çarpışması bile feci hasara neden olabilir.

Holger Krag:Uluslararası uzay istasyonu ISS'nin yılda bir kaç kez kaçmak için manevralar yapması gerekiyor.Bir santimetre boyutunda ve saatte 40 000 kilometre hıza sahip bir parça,yakın çevrede patlayan bir el bombasıyla aynı etkiye sahip.Bu nedenle ClearSpace-1 şirketi ile  kısa süre önce uzaydaki kalıntıları temizlemek için bir proje başlattık.2027'ye kadar 12 000 uydunun Dünya yörüngesine konulacağı Starlink projesi göz önüne alındığında,enkaz ve diğer çöplerden uzay boşluğunu temizleme şansı oldukça zayıf.


Alternatif Olarak Ahşap Uydular

Kyoto üniversitesinde bilim insanları ve eski astronot,mühendis Takao Doi'nin ağaç işleme şirketi Sumitomo Forestry,uzaydaki enkazdan kaçınmak için şimdi farklı bir yaklaşım sundular.Doi Bbc'ye 2023 yılına kadar ahşap bir uydu yapılması gerektiğini söyledi.Metalden yapılmış uyduların aksine ahşaptan yapılan uydular,yeryüzü atmosferine yeniden girdiklerinde hemen hemen hiç bir kalıntı bırakmadan yanmalı ve herhangi bir tehlikeli madde salmamalıdır.

Takao Doi:Uyduların Dünya atmosferine yeniden girdiklerinde yanarak yıllarca orada kalan küçük alüminyum parçaçıklarını serbest bırakmaları konusunda çok endişeliyiz.Bu sonuçta dünyadaki çevreyi de etkileyecek.Projeyi gerçekleştirmek için bilim insanları şu anda güçlü Güneş ışığına ve yüksek sıcaklıklara meydan okuyan odun hamurları üzerinde çalışıyorlar.Doi'ye göre,bunun için kullandıkları ağaç türleri hala bir araştırma sırrı.

Kendi kendine öğrenen bir yapay zeka,Çin'in Chang 1 ve 2 ay görevlerinden alınan görüntülere dayanarak önceden bilinmeyen 109.000 ay kraterini belirledi.

Ay'da atmosferin olmaması,küçük meteorların bile Ay regolitinde net çarpma kraterleri bırakmasını sağlar. Rüzgar,su,erozyon ve bitki örtüsünün olmaması nedeniyle bu kraterler milyarlarca yıl dayanacaktır.Astronomi için,ayın çarpma kraterleri,bu nedenle, güneş sistemimizin tarihinin geri kalanı hakkında sonuçların çıkarılmasına da izin veren önemli bilgilerdir. Araştırmanın,ayın kraterleri hakkında olabildiğince kesin bir genel bakışa sahip olması önemlidir.Şimdiye kadar, Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), 1919'dan beri 9,137 ay krateri ile Ay'daki tüm kraterlerin yalnızca bir kısmını kaydedebildi.

Buradaki temel sorun,çok farklı şekil ve boyutların ve çok sayıdaki kraterlerin, ay yüzeyinin fotoğraflarının otomatik analizini zorlaştırmasıdır.Bu nedenle,ay kraterlerinin tam bir haritası henüz mevcut değil.

Chang 1 ve 2 Resimleriyle Eğitilmiş Yapay Zeka

Changchun'daki Jilin Üniversitesi'nden Chen Yang ile birlikte çalışan bilim adamları,Çin'in Chang 1 ve Chang 2 tarafından çekilen görüntülerde otomatik ay kraterlerini tanıyabilen yapay ağ geliştirdiler.Nature Communications dergisinde yayınlanan makaleye göre yapay zeka,daha önce bilinen ay kraterlerinin işaretlendiği farklı çözünürlüklerde 5.600 görüntü ile eğitildi.Alanların arazi modelleri de öğrenme verileri olarak yapay zekaya sunuldu. 

117.200 krater tespit edildi

Görüntülere dayanarak,boyut olarak 0,9 ila 5,323 kilometre arasında 117.200 krater tanıdı.Bunlardan 109.000 Ay krateri daha önce herhangi bir haritada mevcut değildi.

Yang: “Bu, daha önce tanımlanandan neredeyse 15 kat daha fazla krater demek.Yüzde 88,14'ünün çapı on kilometreden az. 

Mevcut veri tabanlarıyla yapılan bir karşılaştırma,yapay zekanın sonuçları ile daha önce insanlar tarafından haritalanan ay kraterleri arasında yüksek derecede bir uyum olduğunu gösterdi.Bir ila 20 kilometre arasındaki kraterler için yapay zeka,kraterleri tespit etmek için gökbilimcilerden önemli ölçüde "daha iyi görüşe" sahiptir. Bir başka analiz de,uyarlanabilir algoritmanın tipik özelliklerine göre yaklaşık 19.000 büyük kraterlerin yaşını doğru bir şekilde değerlendirebildiğini gösterdi.

Mars, Mercür ve Diğer Gezegenlerde kullanılabilir.

Bilim adamlarına göre şimdiye kadar ki sonuçlar,sistemin özellikle ekvator ve merkezi alanlarda kapsamlı bir ay haritası oluşturmaya uygun olduğunu gösteriyor.Prensip olarak,teknoloji diğer gezegenlerin haritasını çıkarmak için de kullanılabilir.Yang: "Prensip ayrıca güneş sistemindeki Mars, Merkür, Venüs, Vesta veya Ceres gibi diğer gök cisimlerine de uyarlanabilir ve verilerden manuel analiz yöntemlerinden daha fazla anlamsal bilgi çıkarabilir."

Google,Çocuk İstismarına Karşı  Yapay Zeka Geliştirdi.

İnternet devi Google,gelecekte çocuk istismarı olan görsel materyalleri tanımlamayı daha kolay ve verimli hale getirecek bir yazılım geliştirdi.Yapay Zeka destekli programın diğer büyük ve küçük platformlar tarafından ücretsiz olarak kullanılmasına da izin verilecek.

Google, yapay zeka ağına dayanan ve internette çocuk istismarına ilişkin görsel materyalin yıldırım hızında bulunmasına yardımcı olmayı amaçlayan yeni bir program geliştirdi.Bununla birlikte,yeni Google yazılımının esas avantajı,şüpheli bir resmin veya videonun önceden bildirilmesine gerek olmamasıdır.Program, gelen görüntüleri yüksek düzeyde doğrulukla tanıyor ve bunları öncelikle gruplarına ayırıyor. Daha sonra Google tarafından işaretlenen resimler ve videolar daha sonra görüntülenmeleri için insanlara sunuluyor.İlk testler,yazılım sayesinde,daha önce olduğundan yüzde 700 daha fazla şüpheli dosyayı kontrol etmenin mümkün olduğunu gösterdi.

Fotoğrafların Ve Videoların Dijital Parmak İzi PhtoDNA

Şimdiye kadar,çocuk istismarına ilişkin resim veya videoların diğer kullanıcılar tarafından bildirilmesi gerekiyordu.Bunlar daha sonra moderatörler tarafından kontrol edilirdi.Bu tür bir görüntü malzemesi uygun şekilde işaretlendikten sonra,PhotoDNA sayesinde bir yere tekrar yüklendiğinde dijital parmak izi kullanılarak tanınabileceği bir veritabanında son buluyordu.Bugüne kadar PhotoDNA,çocuk istismarı görüntüleriyle mücadelede en etkili yöntemi.Yazılım Facebook,Twitter,Google ve Microsoft tarafından da kullanılacaktır.

Veri Görüntüleme Kolay İş Değil

Bildirilen görüntü materyalinin görüntülenmesi sadece çok zaman alıcı olmakla kalmıyor,çalışanlar aynı zamanda büyük bir psikolojik strese maruz kalıyor. Yeni yazılımın,moderatörleri ve yetkilileri işlerinde rahatlatması bekleniyor.Yeni yazılım sayesinde karşılık gelen resim malzemesi çok daha hızlı tanınabildiğinden,Google'ın yeni tarayıcısı,uzun vadede karşılık gelen dosyaların dağıtımının yalnızca karanlık ağda gerçekleşmesini sağlayabilir.Bugün Darknet'te işlenen tüm verilerin yaklaşık yüzde 80'inin çocuk istismarı ile ilgili olduğu tahmin ediliyor.Darknet geleneksel İnternetten farklı çalıştığı için,ilgili içeriği orada bulup sonra silmek çok daha zor olmaktadır. 

 

Yapay zeka, robotik kateterleri otonom olarak kalbe taşıyor.

Bilim adamları,dokunsal sensörler ve bir mini kamera kullanarak kalpte otonom olarak hareket eden bir robotik kateteri başarıyla test ettiler.Domuzlarla yapılan hayvan deneylerinde, 90 işlemden 89'u başarılı oldu.Boston Çocuk Hastanesi'ndeki bilim adamları,kan damarları ve kalpte bağımsız olarak hareket eden bir kateter geliştirdiler.Kalbe ulaştığında,robotik kateter bağımsız olarak daha önce doktorlar tarafından tanımlanan hedefi arar.Bu amaçla kateterin ucunda,dokunsal sensörler ve bir mini kamera bulunmaktadır.Çoğunlukla kalp atışını hissederek hareket eden sensör teknolojisi, kendi kendine öğrenme algoritmaları tarafından kontrol ediliyor.Hedefe hareket sırasında,kateterin ucu,dokunsal sensör yardımıyla düzenli olarak damar duvarlarına dokunur.Bu şekilde elde edilen veriler, taranan dokuya göre robotun şu anda nerede olduğunu tanıyan bir yapay zeka tarafından değerlendiriliyor.Kalpteki hedefe ulaşılana kadar bir sonraki hareket bu bilgi sayesinde hesaplanıyor.Yaralanmaları önüne geçmek adına,kateter ucunda ayrıca uygulanan basınç miktarını düzenleyen ve böylece damar duvarlarının delinmesini önleyen basınç sensörleri vardır.Ayrıca mevcut olan kamera sayesinde,operasyon sırasında normalde aktif olmaları gerekmese de doktorların yapılan işlemi izlemesine de olanak tanır.

Domuz'da Uygulanan Operasyon

Science Robotics'te yayınlanan araştırmaya göre,cerrahi robotla yapılan ilk hayvan deneyleri çok başarılıydı.Bunun için kalpleri insan organına çok benzeyen domuzlar kullanılmıştır.Testler sırasında,kateterin, kalbin tepesinden otonom bir şekilde sol ventrikül içinden kusurlu aort kapağına gitmesi ve oraya yapay bir kalp kapağı yerleştirmesi gerekiyordu.öyle bir operasyon seçilmesinin sebebi,insanda kusurlu aort kapağı sorunu yaygın olması nedeniyle seçilmiştir. Cerrahlar robotun sonuçlarını karşılaştırabilmek için aynı işlemleri tamamen manuel olarak ve joystick ile dışarıdan kontrol edilen kateter ile gerçekleştirdi.

90 İşlemden 89'u Başarılı

Robotik kateterin sonuçları büyük potansiyel göstermektedir. 90 ameliyattan 89'u başarıyla tamamlandı ve kateterini bir joystick ile kalp içinde dolaştıran cerrahlardan bile daha hızlıydı.Sadece operasyonu tamamen manuel olarak yapan cerrahlar çok daha hızlıydı. Harvard Tıp Fakültesi profesörü olan cerrah Pierre Dupont,deneylerin sonuçlarının "robotun kanla dolu, atan bir kalpte hareket ettiğini ve sadece milimetre daha küçük bir hücreye ulaşması gerektiğini düşündüğünüzde oldukça etkileyici olduğunu" açıklıyor.Çalışmayı yapan Bilim adamlarına göre "duvarı takip eden bu otonom navigasyon",diğer "minimal ölçekteki mğdahelerde,örneğin kan damarlarında, solunum yollarında,sindirim sisteminde veya beyinde" de kullanılabilir. Yapay zeka ürünü robotik kateter,uçaktaki otopilota benzer şekilde rutin görevleri otomatikleştirmeye yardımcı olmakta,böylece kişi müdahalenin gerçekten zor bölümleri için yeterli enerjiye sahip olacaktır.


 

Bugünlerde Augsburg Üniversitesi hastahanesinde test edilmekte olan bir uygulama,Covid-19 enfeksiyonlarını yüksek doğrulukla tespit ediyor.

Augsburg Üniversitesinden Björn Schuller liderliğindeki bir ekip,Mart 2020'den beri Covid 19 enfeksiyonu olup olmadığını tespit etmek adına,akıllı telefon yardımıyla kişinin konuşmasından tespit edecek bir uygulama üzerinde çalışıyor.Schuller'e göre,uygulama korona ile enfekte olmuş kişilerin hareketleri ve yayılma kalıpları hakkındaki verieleri gerçek zamanlı olarak gösterebilir.Bilim adamları başlangıçta veritabanı olarak Wuhan'dan gelen ses kayıtlarını kullandılar.

Nöron Ağı Dili Karşılaştırması

Bir nöron ağı,konuşma kalıplarını Covid 19 olmuş ve olmamış olan İnsan'ların ses kayıtlarını karşılaştırır.Schuller'e göre buradaki dil,analiz için kullanılan yeni bir kan grubu gibidir.Karşılaştırmalardan daha verimli bir sonuç almak için ise çok daha fazla ses kaydına ihtiyaç duyulmaktadır.Yani kan bağışlar gibi ses kaydı bağışlamanın araştırmanın daha iyi sonuç vermesi adına çok önemlidir. 

Yüzde %80 İsabet Oranı

Üniversite ve Üniversite kliniğine göre,uygulamanın isabet oranı şimdilik %80 oranında.Ancak uygulama piyasaya çıkmadan önce Schuller ve ekibi doğruluk yüzdesini daha fazla yukarıya çekmek için ek veriler toplamak istiyor.Bilim adamlarının nihai amacı uygulamanın herkese ulaştırabilmek.Tabii uygulama kullanıcılarının gizliliği bu aşamada çok önemli.Başka bir sorun ise Google Play'de ülke başına sadece bir "Corona uygulamasına" izin verildiğidir.Schuller'e göre uygulama genel bir sağlık analizi uygulaması olarak tanıtılmalıdır.

Laboratuvarların Rahatlaması

Üniversite kliniği doktorlarından Dr.Markus Wehler'e göre uygulama laboratuvarların aşırı test yükünü bir nebze olsun ortadan kaldıracağını söylüyor.Ayrıca ses örneklerinden Covid 19'a yakalanma riski olan kişilerin tercihli olarak muayene edilmeleri sağlanabilir.