Articles by "Yapay zeka"
Yapay zeka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

Uzay enkazları,uzay yolculuğunda büyüyen bir sorun haline geliyor.Japon bilim insanları bu nedenle hiç bir kalıntı bırakmaması adına ahşap uydular geliştirme peşindeler.

Uzay yolculuğu tarihinde,insanlık uzaya 5500'den fazla roket fırlattı.Yanan roketleri devre dışı bırakılmış uydular ve uzay enkazları,yeni görevler için artan bir tehlike haline geliyor,çünkü bunlar,adeta serseri mermiler gibi Dünya'nın yörüngesinde dönüyorlar.Astronomi şu anda bir kaç ton ağırlığa sahip yaklaşık 23 000 parça uzay enkazına ev sahipliği yapıyor.

ESA uzay güvenliği programı başkanı Holger Krag: Nerede olduklarını bildiğimiz yaklaşık 23 000 nesne var.Bunlar on santimetre ve daha büyük boyuttaki nesnelerdir.Bununla birlikte çok daha küçük olanlar var.Neredeyse bir santimetreden küçük bir milyon enkaz olduğu düşünülüyor.On santimetrelik bir parçanın bile bir uydu veya uluslararası uzay istasyonu (ISS) ile çarpışması bile feci hasara neden olabilir.

Holger Krag:Uluslararası uzay istasyonu ISS'nin yılda bir kaç kez kaçmak için manevralar yapması gerekiyor.Bir santimetre boyutunda ve saatte 40 000 kilometre hıza sahip bir parça,yakın çevrede patlayan bir el bombasıyla aynı etkiye sahip.Bu nedenle ClearSpace-1 şirketi ile  kısa süre önce uzaydaki kalıntıları temizlemek için bir proje başlattık.2027'ye kadar 12 000 uydunun Dünya yörüngesine konulacağı Starlink projesi göz önüne alındığında,enkaz ve diğer çöplerden uzay boşluğunu temizleme şansı oldukça zayıf.


Alternatif Olarak Ahşap Uydular

Kyoto üniversitesinde bilim insanları ve eski astronot,mühendis Takao Doi'nin ağaç işleme şirketi Sumitomo Forestry,uzaydaki enkazdan kaçınmak için şimdi farklı bir yaklaşım sundular.Doi Bbc'ye 2023 yılına kadar ahşap bir uydu yapılması gerektiğini söyledi.Metalden yapılmış uyduların aksine ahşaptan yapılan uydular,yeryüzü atmosferine yeniden girdiklerinde hemen hemen hiç bir kalıntı bırakmadan yanmalı ve herhangi bir tehlikeli madde salmamalıdır.

Takao Doi:Uyduların Dünya atmosferine yeniden girdiklerinde yanarak yıllarca orada kalan küçük alüminyum parçaçıklarını serbest bırakmaları konusunda çok endişeliyiz.Bu sonuçta dünyadaki çevreyi de etkileyecek.Projeyi gerçekleştirmek için bilim insanları şu anda güçlü Güneş ışığına ve yüksek sıcaklıklara meydan okuyan odun hamurları üzerinde çalışıyorlar.Doi'ye göre,bunun için kullandıkları ağaç türleri hala bir araştırma sırrı.

Kendi kendine öğrenen bir yapay zeka,Çin'in Chang 1 ve 2 ay görevlerinden alınan görüntülere dayanarak önceden bilinmeyen 109.000 ay kraterini belirledi.

Ay'da atmosferin olmaması,küçük meteorların bile Ay regolitinde net çarpma kraterleri bırakmasını sağlar. Rüzgar,su,erozyon ve bitki örtüsünün olmaması nedeniyle bu kraterler milyarlarca yıl dayanacaktır.Astronomi için,ayın çarpma kraterleri,bu nedenle, güneş sistemimizin tarihinin geri kalanı hakkında sonuçların çıkarılmasına da izin veren önemli bilgilerdir. Araştırmanın,ayın kraterleri hakkında olabildiğince kesin bir genel bakışa sahip olması önemlidir.Şimdiye kadar, Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), 1919'dan beri 9,137 ay krateri ile Ay'daki tüm kraterlerin yalnızca bir kısmını kaydedebildi.

Buradaki temel sorun,çok farklı şekil ve boyutların ve çok sayıdaki kraterlerin, ay yüzeyinin fotoğraflarının otomatik analizini zorlaştırmasıdır.Bu nedenle,ay kraterlerinin tam bir haritası henüz mevcut değil.

Chang 1 ve 2 Resimleriyle Eğitilmiş Yapay Zeka

Changchun'daki Jilin Üniversitesi'nden Chen Yang ile birlikte çalışan bilim adamları,Çin'in Chang 1 ve Chang 2 tarafından çekilen görüntülerde otomatik ay kraterlerini tanıyabilen yapay ağ geliştirdiler.Nature Communications dergisinde yayınlanan makaleye göre yapay zeka,daha önce bilinen ay kraterlerinin işaretlendiği farklı çözünürlüklerde 5.600 görüntü ile eğitildi.Alanların arazi modelleri de öğrenme verileri olarak yapay zekaya sunuldu. 

117.200 krater tespit edildi

Görüntülere dayanarak,boyut olarak 0,9 ila 5,323 kilometre arasında 117.200 krater tanıdı.Bunlardan 109.000 Ay krateri daha önce herhangi bir haritada mevcut değildi.

Yang: “Bu, daha önce tanımlanandan neredeyse 15 kat daha fazla krater demek.Yüzde 88,14'ünün çapı on kilometreden az. 

Mevcut veri tabanlarıyla yapılan bir karşılaştırma,yapay zekanın sonuçları ile daha önce insanlar tarafından haritalanan ay kraterleri arasında yüksek derecede bir uyum olduğunu gösterdi.Bir ila 20 kilometre arasındaki kraterler için yapay zeka,kraterleri tespit etmek için gökbilimcilerden önemli ölçüde "daha iyi görüşe" sahiptir. Bir başka analiz de,uyarlanabilir algoritmanın tipik özelliklerine göre yaklaşık 19.000 büyük kraterlerin yaşını doğru bir şekilde değerlendirebildiğini gösterdi.

Mars, Mercür ve Diğer Gezegenlerde kullanılabilir.

Bilim adamlarına göre şimdiye kadar ki sonuçlar,sistemin özellikle ekvator ve merkezi alanlarda kapsamlı bir ay haritası oluşturmaya uygun olduğunu gösteriyor.Prensip olarak,teknoloji diğer gezegenlerin haritasını çıkarmak için de kullanılabilir.Yang: "Prensip ayrıca güneş sistemindeki Mars, Merkür, Venüs, Vesta veya Ceres gibi diğer gök cisimlerine de uyarlanabilir ve verilerden manuel analiz yöntemlerinden daha fazla anlamsal bilgi çıkarabilir."

Google,Çocuk İstismarına Karşı  Yapay Zeka Geliştirdi.

İnternet devi Google,gelecekte çocuk istismarı olan görsel materyalleri tanımlamayı daha kolay ve verimli hale getirecek bir yazılım geliştirdi.Yapay Zeka destekli programın diğer büyük ve küçük platformlar tarafından ücretsiz olarak kullanılmasına da izin verilecek.

Google, yapay zeka ağına dayanan ve internette çocuk istismarına ilişkin görsel materyalin yıldırım hızında bulunmasına yardımcı olmayı amaçlayan yeni bir program geliştirdi.Bununla birlikte,yeni Google yazılımının esas avantajı,şüpheli bir resmin veya videonun önceden bildirilmesine gerek olmamasıdır.Program, gelen görüntüleri yüksek düzeyde doğrulukla tanıyor ve bunları öncelikle gruplarına ayırıyor. Daha sonra Google tarafından işaretlenen resimler ve videolar daha sonra görüntülenmeleri için insanlara sunuluyor.İlk testler,yazılım sayesinde,daha önce olduğundan yüzde 700 daha fazla şüpheli dosyayı kontrol etmenin mümkün olduğunu gösterdi.

Fotoğrafların Ve Videoların Dijital Parmak İzi PhtoDNA

Şimdiye kadar,çocuk istismarına ilişkin resim veya videoların diğer kullanıcılar tarafından bildirilmesi gerekiyordu.Bunlar daha sonra moderatörler tarafından kontrol edilirdi.Bu tür bir görüntü malzemesi uygun şekilde işaretlendikten sonra,PhotoDNA sayesinde bir yere tekrar yüklendiğinde dijital parmak izi kullanılarak tanınabileceği bir veritabanında son buluyordu.Bugüne kadar PhotoDNA,çocuk istismarı görüntüleriyle mücadelede en etkili yöntemi.Yazılım Facebook,Twitter,Google ve Microsoft tarafından da kullanılacaktır.

Veri Görüntüleme Kolay İş Değil

Bildirilen görüntü materyalinin görüntülenmesi sadece çok zaman alıcı olmakla kalmıyor,çalışanlar aynı zamanda büyük bir psikolojik strese maruz kalıyor. Yeni yazılımın,moderatörleri ve yetkilileri işlerinde rahatlatması bekleniyor.Yeni yazılım sayesinde karşılık gelen resim malzemesi çok daha hızlı tanınabildiğinden,Google'ın yeni tarayıcısı,uzun vadede karşılık gelen dosyaların dağıtımının yalnızca karanlık ağda gerçekleşmesini sağlayabilir.Bugün Darknet'te işlenen tüm verilerin yaklaşık yüzde 80'inin çocuk istismarı ile ilgili olduğu tahmin ediliyor.Darknet geleneksel İnternetten farklı çalıştığı için,ilgili içeriği orada bulup sonra silmek çok daha zor olmaktadır. 

 

Yapay zeka, robotik kateterleri otonom olarak kalbe taşıyor.

Bilim adamları,dokunsal sensörler ve bir mini kamera kullanarak kalpte otonom olarak hareket eden bir robotik kateteri başarıyla test ettiler.Domuzlarla yapılan hayvan deneylerinde, 90 işlemden 89'u başarılı oldu.Boston Çocuk Hastanesi'ndeki bilim adamları,kan damarları ve kalpte bağımsız olarak hareket eden bir kateter geliştirdiler.Kalbe ulaştığında,robotik kateter bağımsız olarak daha önce doktorlar tarafından tanımlanan hedefi arar.Bu amaçla kateterin ucunda,dokunsal sensörler ve bir mini kamera bulunmaktadır.Çoğunlukla kalp atışını hissederek hareket eden sensör teknolojisi, kendi kendine öğrenme algoritmaları tarafından kontrol ediliyor.Hedefe hareket sırasında,kateterin ucu,dokunsal sensör yardımıyla düzenli olarak damar duvarlarına dokunur.Bu şekilde elde edilen veriler, taranan dokuya göre robotun şu anda nerede olduğunu tanıyan bir yapay zeka tarafından değerlendiriliyor.Kalpteki hedefe ulaşılana kadar bir sonraki hareket bu bilgi sayesinde hesaplanıyor.Yaralanmaları önüne geçmek adına,kateter ucunda ayrıca uygulanan basınç miktarını düzenleyen ve böylece damar duvarlarının delinmesini önleyen basınç sensörleri vardır.Ayrıca mevcut olan kamera sayesinde,operasyon sırasında normalde aktif olmaları gerekmese de doktorların yapılan işlemi izlemesine de olanak tanır.

Domuz'da Uygulanan Operasyon

Science Robotics'te yayınlanan araştırmaya göre,cerrahi robotla yapılan ilk hayvan deneyleri çok başarılıydı.Bunun için kalpleri insan organına çok benzeyen domuzlar kullanılmıştır.Testler sırasında,kateterin, kalbin tepesinden otonom bir şekilde sol ventrikül içinden kusurlu aort kapağına gitmesi ve oraya yapay bir kalp kapağı yerleştirmesi gerekiyordu.öyle bir operasyon seçilmesinin sebebi,insanda kusurlu aort kapağı sorunu yaygın olması nedeniyle seçilmiştir. Cerrahlar robotun sonuçlarını karşılaştırabilmek için aynı işlemleri tamamen manuel olarak ve joystick ile dışarıdan kontrol edilen kateter ile gerçekleştirdi.

90 İşlemden 89'u Başarılı

Robotik kateterin sonuçları büyük potansiyel göstermektedir. 90 ameliyattan 89'u başarıyla tamamlandı ve kateterini bir joystick ile kalp içinde dolaştıran cerrahlardan bile daha hızlıydı.Sadece operasyonu tamamen manuel olarak yapan cerrahlar çok daha hızlıydı. Harvard Tıp Fakültesi profesörü olan cerrah Pierre Dupont,deneylerin sonuçlarının "robotun kanla dolu, atan bir kalpte hareket ettiğini ve sadece milimetre daha küçük bir hücreye ulaşması gerektiğini düşündüğünüzde oldukça etkileyici olduğunu" açıklıyor.Çalışmayı yapan Bilim adamlarına göre "duvarı takip eden bu otonom navigasyon",diğer "minimal ölçekteki mğdahelerde,örneğin kan damarlarında, solunum yollarında,sindirim sisteminde veya beyinde" de kullanılabilir. Yapay zeka ürünü robotik kateter,uçaktaki otopilota benzer şekilde rutin görevleri otomatikleştirmeye yardımcı olmakta,böylece kişi müdahalenin gerçekten zor bölümleri için yeterli enerjiye sahip olacaktır.


 

Bugünlerde Augsburg Üniversitesi hastahanesinde test edilmekte olan bir uygulama,Covid-19 enfeksiyonlarını yüksek doğrulukla tespit ediyor.

Augsburg Üniversitesinden Björn Schuller liderliğindeki bir ekip,Mart 2020'den beri Covid 19 enfeksiyonu olup olmadığını tespit etmek adına,akıllı telefon yardımıyla kişinin konuşmasından tespit edecek bir uygulama üzerinde çalışıyor.Schuller'e göre,uygulama korona ile enfekte olmuş kişilerin hareketleri ve yayılma kalıpları hakkındaki verieleri gerçek zamanlı olarak gösterebilir.Bilim adamları başlangıçta veritabanı olarak Wuhan'dan gelen ses kayıtlarını kullandılar.

Nöron Ağı Dili Karşılaştırması

Bir nöron ağı,konuşma kalıplarını Covid 19 olmuş ve olmamış olan İnsan'ların ses kayıtlarını karşılaştırır.Schuller'e göre buradaki dil,analiz için kullanılan yeni bir kan grubu gibidir.Karşılaştırmalardan daha verimli bir sonuç almak için ise çok daha fazla ses kaydına ihtiyaç duyulmaktadır.Yani kan bağışlar gibi ses kaydı bağışlamanın araştırmanın daha iyi sonuç vermesi adına çok önemlidir. 

Yüzde %80 İsabet Oranı

Üniversite ve Üniversite kliniğine göre,uygulamanın isabet oranı şimdilik %80 oranında.Ancak uygulama piyasaya çıkmadan önce Schuller ve ekibi doğruluk yüzdesini daha fazla yukarıya çekmek için ek veriler toplamak istiyor.Bilim adamlarının nihai amacı uygulamanın herkese ulaştırabilmek.Tabii uygulama kullanıcılarının gizliliği bu aşamada çok önemli.Başka bir sorun ise Google Play'de ülke başına sadece bir "Corona uygulamasına" izin verildiğidir.Schuller'e göre uygulama genel bir sağlık analizi uygulaması olarak tanıtılmalıdır.

Laboratuvarların Rahatlaması

Üniversite kliniği doktorlarından Dr.Markus Wehler'e göre uygulama laboratuvarların aşırı test yükünü bir nebze olsun ortadan kaldıracağını söylüyor.Ayrıca ses örneklerinden Covid 19'a yakalanma riski olan kişilerin tercihli olarak muayene edilmeleri sağlanabilir.