Articles by "Hayvanlar Alemi"
Hayvanlar Alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Birçok hayvan, ölümünün yaklaştığını hisseder. Kediler de doğal yaşam sürelerinin dolduğunu fark ediyor gibi görünüyor. Son günlerinde ve saatlerinde nasıl davrandıklarını ve kedi sahiplerinin ev kedilerine en iyi şekilde nasıl yardımcı olabileceğini buradan okuyabilirsiniz.

Kediler genellikle ölümlerinin yakın olduğunu hissederler. Bir kedi son günlerinde ve saatlerinde nasıl davranır? Peki kedi sahipleri bu süreçte nelere özellikle dikkat etmeli?

Her kedi benzersizdir ve bu nedenle bir kedinin ölmeden önce nasıl davrandığı sorusu kesin olarak cevaplanamaz. Bazı kediler ölmeden önce oldukça huzursuz olurlar. Gerçekten nereye yatacaklarını bilemezler, sürekli yer değiştirirler veya çok miyavlarlar. Ancak diğerleri çok sakin ve kendinden emin görünür. Birçok kedi zar zor hareket eder, kayıtsız görünür, yemeyi bırakır ve artık kendi inisiyatifiyle su kabına gitmez Ayrıca genellikle aşağıdaki iki davranıştan birini sergiler.

1. Kedi insanların dikkatini çekmek ister

Ölmeden önce ve hatta ölürken yalnız kalmak istemeyen kediler vardır. Daha sonra genellikle sahibine yakınlık ararlar ve yanında olmadığında miyavlarlar. Bazı kedi sahipleri de kedilerinin ölmeden önce kendilerine veda ettiğini söyler. Kedi, uyku yerinde uzun süredir kayıtsız bir şekilde yatmasına rağmen, insanlarla tekrar temas arıyor gibi görünebilir.

2. Kedi kendini geri çeker

Birçok kedi, son gün ve saatlerinde yalnız kalmak ister ve bu nedenle kendilerini geri çekerler. Bu davranış birçok vahşi hayvanda da gözlemlenebilir: Ölümlerinin yakın olduğunu hissettiklerinde sürülerinden çekilirler ve yalnız ölürler. Evcil kedilerde bu davranış, örneğin dış mekan kedilerinin dışarı çıkmak istemesi veya ev kedilerinin insanlar için ulaşılması zor bir yerde saklanmaları ile ifade edilir. Kediler genellikle daha önce hiç gitmedikleri bir yere giderler. Bu davranış genellikle kedinin ölüme yaklaştığının ilk göstergesidir. Önemli: Kedinizin son saatlerindeki davranışları sizi ne kadar sevdiği hakkında hiçbir şey anlatmaz. Sana “elveda demiyor” diye seni sevmediği anlamına gelmez! Kediler davranışlarıyla doğal yaşam sürelerinin dolmak üzere olduğunu gösterdiğinde, birçok kedi sahibi bunalır ve nasıl davranacağını bilemez. Genel olarak sakin olun ve bu duruma alışmaya çalışın. İnsan davranışı hayvanlara aktarılabilir, bu nedenle stres, endişe ve telaş yaymak ve kediye "bulaştırmak" ters tepebilir. İlk başta ona ilgi ve şefkat gösterin ama geri çekildiğinde de ona saygı gösterin. Onları bir şey yapmaya zorlamayın. Ek olarak, örneğin onunla yüksek sesle konuşmak gibi kedi için stres oluşturacak şeylerden kaçının. Ayrıca, ölmek üzere olduğunu fark ederseniz, kedinizi uzun süre yalnız bırakmayın. Birincisi, bu durumda yalnız kalmak istemeyen ve insanlarının varlığının çok yardımcı olduğu kediler vardır. İkincisi, kedinin huzursuz olması, tekrar kötüleşmesi veya kedinin aniden ağrılarının tutması durumunda birinin kediye göz kulak olması önemlidir. Son günlerinde kediyi kendi haline bırakmak sorumsuzluk olur.

Kediye Ötenaziye Evet Mi Hayır Mı ?

Kedinizin davranışının doğası ne olursa olsun, er ya da geç son günlerinin başladığını fark edeceksiniz. Pek çok kedi sahibi kendilerine kedilerini kurtarıp ötenazi yaptırmaları gerekip gerekmediğini veya doğal ölümü beklemenin daha iyi olup olmadığını sorar. Bu sorunun cevabını kediniz için ayrı ayrı bulmalısınız. Prensip olarak, kedi zaten zayıf olsa bile, hiçbir şey doğal ölümü beklemek kadar doğru olamaz. Ancak kedi son günlerinde acı çekiyorsa ötenazi onun için bir rahatlama olabilir ve daha fazla acı çekmesini önleyebilirsiniz. Bunu veterinerinizle netleştirmek ve ötenazinin kedi için bir rahatlama olup olmayacağını tartmak en iyisidir. Ötenazi yapmaya karar verirseniz, veterinerinizin evinize gelmesin, sormanız en iyisidir. Bu, kedinizi son saatlerinde taşıma stresinden kurtaracak ve evinde huzur içinde uyumuş olacaktır. Kedi ötenazi söz konusu olduğunda, hayvanın çıkarları için kendi kararlarınızı vermeniz ve isteklerinizi bir kenara bırakmanız önemlidir: Kedinin acı çekmesine izin vermek doğru değildir. Kediyi erken uyutmak da aynı derecede sorumsuzluktur çünkü artık hasta ya da zayıf hayvana bakma isteğiniz ya da enerjiniz kalmamıştır. Bu, bir kedi satın almadan önce her kedi sahibi için netleştirmesi gereken bir durumdur.

Kuzey Atlantik sağ balina, Amerika'nın doğu kıyısında, aynı zamanda Fransa ve İngiltere kıyılarında da görülen, 18 metreye kadar ulaşan bir balinadır. Dünyanın en kritik tehlike altındaki türlerinden biridir. Şimdi yeni bir teknoloji balinanın kaybolmasını önlemeye yardımcı olacak. Diğer balina türleri de bundan yararlanabilecektir. 16. yüzyılın başında, dünya çapında muhtemelen 100.000'e kadar kuzey Atlantik sağ balina vardı. Özellikle Kuzey Atlantik'in kıyı bölgelerinde yaygındı. Batı Akdeniz'de bile görüldükleri söyleniyordu. Genellikle birkaç yüz hayvan, yerleşim alanları arasında yavaş göç etmek için toplandı. Kuzey Atlantik sağ balinasının maksimum hızı yalnızca yaklaşık 8 km / s'dir. Mavi balina 44 km / s'ye kadar yüzebilir, yüzgeçli balina 47 km / s'ye kadar bile yüzebilir. Atlantik North Cape'in özelliklerinden biri, %40 civarında çok yüksek bir baloncuk oranına sahip olmasıdır. Bu, balina türleri arasında bir rekordur. Tüm bu özellikler, kuzey Atlantik sağ balinasını balina avcıları için son derece popüler hale getiriyordu. 17. ve 18. yüzyıllarda tükenmek üzereydi. Balinalar neredeyse tamamen yok edildi, ardından kuzey Pasifik sağ balina avlanmaya başlandı. Birçok ülkede balina avcılığının yasaklandığı 19. yüzyılın ortalarına kadar balina popülasyonlarının çoğu toparlanamadı. Ancak kuzey Atlantik sağ balinası yüksek derecede tehlike altında kaldı.

Aşırı Avlanma Ve Nakliye Stokları Tehdit Ediyor

Dünya çapında neredeyse hiç yasal balina avcılığı olmamasına rağmen, okyanusun geri kalanı gibi balinalar da ciddi şekilde tehdit altındadır. Aşırı avlanma ve çevre kirliliği, aynı zamanda ticari nakliye ve hammaddelerin çıkarılması, tüm su yaşamı için bir tehdit oluşturuyor. Kuzey sağ balina kıyı bölgelerinde yaşadığından, plaj turizmi ve sondaj platformları aracılığıyla petrol çıkarma tehdidi altındadır. Aynı şey balinanın ana besini olan kopepodlar için de geçerli olduğundan, yiyecek bulmak için giderek artan bir şekilde nesli tükenmekte olan sularda gezinmek zorunda kalıyor. Toplam popülasyon şu anda yaklaşık 350 hayvandır, ancak türün varlığının devamını garanti eden çocuk doğurma potansiyeline sahip sadece yaklaşık 100 dişi kalmıştır. 

Erken Uyarı Sistemi Olarak Yapay Zeka

Balinaları daha iyi korumak ve popülasyona göz kulak olmak için artık makine öğrenimi ve yapay zeka yardımıyla Kuzey Pasifik Sağ balinaları tespit edebilen bir teknoloji geliştirildi. Bunu yapmak için gemilerdeki veya okyanus tabanındaki çok hassas mikrofonlar aldıkları tüm sesleri kayıt ediyor. Bu ses daha sonra yapay zeka tarafından gerçek zamanlı olarak analiz edilebiliyor. Bu, balinanın çağrılarını gemi veya sondaj gibi diğer seslerden ayırt etmek için özel olarak eğitilmiştir. Bu sayede, balinaların daha iyi konumlandırılmasını ve izlenmesini sağlanıyor. 

Balina İzlemede Eski Teknoloji

Birçok modern teknolojiye rağmen, balina popülasyonlarını saymanın ve izlemenin en ucuz yöntemi, onları bir sürüyle karşılaşma umuduyla genellikle günlerce okyanusta seyahat eden araştırma gemileri tarafından bulmaktır. Sadece birkaç balina bulmak için yapılan bir tekne gezisi etkisiz ve uygun maliyetli olmadığından, bu yeni teknolojinin yakında geleneksel yöntemin yerini alacağını umuyoruz.Bu yapay zeka, Norwich'teki East Anglia Üniversitesi tarafından İskoç Deniz Bilimleri Derneği ile ortaklaşa geliştirilmiştir. Birlikte ortak çalışmalarını The Journal of the Acoustical Society of America'da yayınladılar. Kuzey Atlantik sağ balinalarının  tespiti için yeni yöntem, teorik olarak, benzer programlar için bir temel olarak da hizmet verebilir. Ancak, gürültülü şehirlerdeki özel kuş türleri gibi tamamen farklı hayvan türlerinin izlenmesi teorik olarak mümkün olabilir. 

 

Kedilerde deri mantarları kedilerde yaygındır. Bir kedinin enfekte olup olmadığını hemen anlamayabilirsiniz. Ancak bir kedi hastalanırsa, evdeki başka hayvanlara, bazen insanlara da bulaştırabilir. Bu durum hemen sürekli bir tedaviye başlanmalıdır. Kedilerde deri mantarı hakkında her şeyi buradan okuyabilirsiniz. Kedilerde deri mantarı olağandır. Mantarı olan bir kediye bakarak anlayamazsınız. Bununla birlikte, diğer evcil hayvanlara ve insanlara bulaşma olasılığı da yüksektir.

Kedilerde Deri Mantarının Nedenleri

Kedilerde deri mantarını nedenleri çeşitlidir. Kural olarak, kedide bir deri mantarı geliştiğinde semptomlar göstermeye başlar. Kedinin bağışıklık sistemi zayıflar ve kilo verir. Deri mantarları azgın maddelerle beslenir. Derinin üst katmanları ile kıllar arasına yerleşirler Bunu yaparken cildin ve saçın yapısını bozarlar.Hayvanlar ve insanlar, enfekte köpeklerin veya kedilerin kullandığı  fırça ve tarak gibi bakım gereçleri yoluyla enfekte olabilirler. 

Kedilerde Deri Mantarının Nasıl Tanırsınız 

kedilerde deri mantarını çok kolay tanırız. Kedinin deri mantarı hastalığı varsa saç donuklaşır ve kırılır. Deride dar, kırmızı bir iltihap sınırıyla çevrili yuvarlak, kel noktalar oluşur. Cilt pul pul ve kaşıntılı hale gelebilir.

Genellikle bu alanlar önce yüz ve kulaklarda görülür. Aslında, mantar enfeksiyonları vücudun herhangi bir yerinde ve diğer herhangi bir hayvanda ve ayrıca insanlarda da ortaya çıkabilir. Mantarların saldırısına uğrayanlar çoğunlukla bağışıklık sistemi zayıf olan hayvanlar olduğundan, vücudun kendi savunmasını güçlendirmek önemlidir.

Tüylerinde değişiklik olması ve sürekli kaşıntı olması durumunda kediyi mutlaka bir veterinere göstermelisiniz.

Kedilerde Deri Mantarı Nasıl Önlenir? 

Kedilerde deri mantarını önlemenin çeşitli yolları vardır. Kural olarak, hayvan dostu yetiştirme ve besleme, düzenli aşılar ve pire, kene ve solucan gibi parazitlere karşı sürekli koruma yeterlidir. Bakım cilt mantarına karşı önleyici tedbirlerden biridir. Kürkteki gevşek saç bölgeleri mantarların üreme alanlarıdır. Özellikle kedinin kürkü uygun şekilde kurutulmazsa.

Kedilerde Deri Mantarının Tedavisi

Kedilerde deri mantarının tedavisi kolay değildir. Kusursuz bakıma ve mükemmel temizliğe rağmen, kedi bir deri mantarı yoluyla enfekte olabilir. Hayvanlarınızdan biri mantar saldırısına uğrarsa, uzun bir tedavi sürecine hazırlıklı olmalısınız. Veterinere gitmek zorunludur. Tedavi genellikle altı ila sekiz hafta sürer. Vakanın ciddiyetine bağlı olarak, ilaçlı banyolar, merhemler ve tabletler şeklinde birkaç ilaç kullanılacaktır. Ayrıca mantar saldırısına karşı bir aşı da vardır, önleyici ve destekleyici bir önlem olarak kullanılabilir. Ancak tek tedavi yöntemi olarak yeterli olmayıp sadece diğer ilaçlar ve önlemlerle ve kombinasyon halinde. Evdeki tüm hayvanlar herhangi bir belirti göstermeseler bile veterinere götürülmelidir.

Bakım gereçleri, kafesler ve aksesuarlar özellikle iyice temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Kendinizde dairesel, pul pul ve kaşıntılı alanlar fark ederseniz, hemen bir dermatoloğa başvurun, çünkü mantarların sizi de bulaşması olası. 

Mantar Deri Hastalığı Ne Kadar Sürer?

Mantar deri hastalığının tedavisi uzun sürebilir. Kedilerdeki basit, hafif cilt mantarı vakalarında, tutarlı tedavi ile mantardan kurtulmak üç hafta sürebilir. Bununla birlikte, kural olarak, altı ila sekiz hafta arasında ve evcil hayvanınızın pençelerine bir yıla kadar bile olsa mantar bulaşıp bulaşmadığını hesaba katmalısınız.


Keneler tehlikelidir ve köpeklerinize çeşitli hastalıklar bulaştırabilir. Bu yazıda bu hastalıkların neler olduğunu, enfeksiyonu zamanında nasıl tanıyabileceğinizi bulacaksınız.

Aslında keneler zararsız parazitlerdir, onları bu kadar tehlikeli yapan şey ise sokmalarıdır. Bu nedenle köpeğinizi kenelerden etkin bir şekilde nasıl koruyabileceğinizi öğrenmelisiniz. Kenelerin hangi hastalıkları köpeklere bulaştırdığına yakından bakalım.

1. Babesiosis Anemiye Neden Olur
Bu hastalık kenelerin köpeklere bulaştırabileceği en tehlikeli hastalıklardan biridir. Bir araştırmaya göre bu hastalığa yakalanan köpeklerin %20'si hayatını kaybediyor. Eğer bir şüpheniz varsa çok hızlı hareket ederek, köpeğinizi veterinere götürmelisiniz.
Babesiosisin Bulaşması
Alüvyal orman kenesi (renkli kene olarak da bilinir) babesia adı verilen tek hücreli parazitleri köpeğinize bulaştırır. Paraziti bulaştırması, ısırmasından yaklaşık 24-48 saat arasında olur. Köpek babesiosisi insanlara bulaşmaz.
Babesiosisin Belirtileri
Babesiosis ile enfekte olmuş köpekler semptom göstermez. Çok şiddetli ilerleyen bu hastalık, aşırı durumlarda köpekler bir kaç saat içinde ölebilir. Alüvyal orman kenesinin köpeğe bulaştırdığı babesia, kırmızı kan hücrelerini yok eder. Köpek yüksek ateş geliştirir, zayıf ve kayıtsızdır. Daha sonra mukoza zarları soluklaşır ve sarılık oluşabilir. Babesiosisli köpeklerin idrarında kan ve sarılıktan dolayı koyu sarı idrar oluşur. Vücutta sıvı birikmesi ve asit oluşabilir. Akut böbrek yetmezliği, kanlı ishal ve kan pıhtılaşma bozuklukları da köpeklerde babesiosisin sonucudur. Nadir durumlarda beyin de etkilenir. Bu, motor bozukluklar, felç veya epileptik nöbetler yoluyla fark edilebilir.
Babesiosisin Tedavisi
Veterineriniz köpeğe özel ilaçlar verecektir. Alüvyon orman kenesinin köpeğe bulaştırdığı yavruları öldürmeye yardımcı olacaktır. Ancak bu özel ilaçlar bazı ülkelerde onaylanmamıştır, dolayısıyla veterineriniz bu özel ilaçları dışardan temin yoluna gidecektir. Hastalık ilerlemiş ise köpeğe infüzyon ve kan nakli yapılır. 
2. Tehlikeli Lyme Hastalığı
Keneler tehlikeli Lyme hastalığını da köpeklere bulaştırabilirler. Hastalık genelde hafif seyretse de, hastalığın şiddetli seyri ciddi sonuçlara yol açabilir. 
Lyme Hastalığının Bulaşması
Lyme, borrelia adı verilen bakteriden kaynaklanır. Borrelia'yı köpeğe sadece keneler bulaştırabilir. Başka bir köpeği enfekte etmesi neredeyse imkansızdır. Borrelia, köpeğe en erken 16, çoğu durumda ise 24 saat sonra bulaşır. 
Lyme hastalığının Belirtileri
Lyme hastalığı genellikle köpeklerde insana nazaran daha az şiddetlidir. Bir kene ısırmasından Lyme hastalığına yakalanan köpekler hiç bir belirti göstermezler. Bununla beraber bazı köpekler çok ciddi derecede hastalanır. Yaklaşık dört hafta sonra eklem rahatsızlıkları gelişir ve köpek topallamaya başlar. Ayrıca bu hastalık köpeğin böbreklerine de zarar verir.
Lyme Hastalığı Tedavisi
Eğer şüpheniz varsa derhal veterinerinize gitmelisiniz. Köpeğe bir kan testi uygulanır. Bu kene hastalığı antibiyotiklerle tedavi edilir.
Lyme Hastalığına Karşı Aşı Var Mı ?
Köpeğinize bu hastalığa karşı aşı yaptırabilirisiniz. Veterineriniz, köpeğinizi aşılamanın gerçekten mantıklı olup olmadığını size söyleyecektir. Ancak unutmayın; aşıya rağmen köpeğinizi kenelerden korumanız gerekir.
3. Ağrılı Anaplazmos 
Anaplazmos köpeklerde genellikle zararsızdır. Ancak belirtileri ortaya çıkarsa, kene ısırığı çok uzun zaman önce oluştuğu anlamına gelir. 
Anaplazmosun Bulaşması
Anaplazmos, en yaygın kene türü olan tahta kene ile bulaşır. Bir köpeğin kendi türünün bir üyesinden anaplazmos kapması pek olası değildir. Bu kene hastalığı ısırmadan 48 saat sonrasına kadar bulaşır. 
Anaplazmos Belirtileri
Anaplazmos köpeklerde genellikle semptom göstermez. Ancak hastalık kene ısırmasından yaklaşık bir ila iki hafta sonra fark edilebilir hale gelebilir. Etkilenen köpeklerin ateşi yükselir ve daha az yemek yer, hatta hiç yemez. Dalak şişer ve köpeğin karnı gerginleşir, eklem ağrısı ortay çıkar, bu nedenle hasta köpek topallar. İshal ve şiddetli susuzluk ortay çıkar.
Anaplazmosun Tedavisi
Köpeğinizin anaplazmosu olduğundan şüpheleniyorsanız,veterineriniz bunu bir kan testi ile doğrulayabilir veya çürütebilir. Bir kaç hafta sonra muayenenin doğru olup olmadığını test etmek için tekrar bir kan testi uygulanabilir. Anaplazmos genellikle antibiyotiklerle başarılı bir şekilde tedavi edilir. Bu kene hastalığının aşısı yoktur. Köpeğinizi bu kenelerden korumanız gerekecektir.
4.Tatildeki Kene Hastalıkları
Özellikle güneydeki tatil ülkelerine has kene hastalıkları vardır. Bunlar Ehrlichiosis ve Hepatozoonosis içerir. Ehrlichiosis sadece kene ısırığı ile bulaşır, Hepatozoanlar sadece enfekte kene yiyen köpekleri etkiler.
Ehrlichiosis Ve Hepatozoonosis'in Belirtileri
Ehrlichiosis, bulaşmadan 8 ila 20 gün sonra belirti gösterir, köpeğin ateşi çıkar ve kilo kaybetmeye başlar. Sonuç olarak mukoza zarlarında kanama, burun kanaması ve kan pıhtılaşması görülür. Sonunda anemi, bağışıklık yetmezliği ve kusma oluşur. Hepatozoonos, özellikle genç ve bağışıklık sistemi zayıf köpeklerde tehlikelidir. Köpek az yemek ver ve kilo kaybına uğrar. Lenf düğümleri şişer, ishalden muzdariptir, topallar, ateşi yükselir ve düşer. Ayrıca burun ve gözlerde akıntı olur. 
Ehrlchiosis Ve Hepatozoonisisin Tedavisi
Antibiyotiklerle iyi bir şekilde tedavi edilir. Tatilden döndüğünüzde köpeğinizi en geç üç hafta içinde kan testi uygulanması veterinerler tarafından önerilir. Tabii semptomlar baş gösterirse derhal veterinere gitmeniz önerilir.
Kene Hastalıkları Hakkında Şehir Efsaneleri
Bir çok köpek sahibi, köpekleri için hangi hastalıkların gerçekten tehlikeli olduğunu bilmiyor. Kenelerin hastalıkları nasıl ilettiği ve köpeklerini keneden nasıl koruyacaklarına dair fikirleri yok maalesef. Ortada dolaşan bu kene hastalıkları ile ilgili şehir efsanelerinden uzak durmak gerekir.
Kene Köpeği Isırır
Yanlış. Aslında kenenin ağzında  köpeğe batırdığı bir hortum vardır. dolasıyla burada kene ısırmasından söz edemeyiz. Kene sokar,ısırmaz.
Şehirdeki Köpeklerin Keneden Korunmaya İhtiyacı Yoktur
Yanlış.Keneler sadece şehirden uzakta ormanlarda ve çayırlarda yaşamazlar. Şehir içindeki parklarda ve bahçelerde de yaşarlar. Dolayısıyla şehirdeki köpeklerinde keneden korunmaya ihtiyaçları vardır.
Köpeklerin Keneden Korunmaya İhtiyaç Yok
Yanlış. Elbette önlem olarak her yürüyüşten sonra köpeğinize kene kontrolü yapmalısınız, ama bu tek başına yeterli değil, keneler çok küçük olduğundan dolayı 3 gün sonra fark edilir. Bu demek oluyor ki, tehlikeli hastalıkların patojenleri uzun zamandır köpeğinizde mevcut olabilir.
Aşılar Köpeğimi Keneden Korur
Yanlış. Hiç bir aşı köpeğinizi keneye karşı tam koruma sağlamaz. Sadece bulaşıcı hastalıklara karşı aşı yapılır. Köpeğinizi keneye karşı korumak istiyorsanız veterinerinizden tavsiye almalısınız.
Bazı kene hastalıkları köpeğiniz için gerçekten çok tehlikeli olabilir. Enfeksiyon riskini minimuma düşürmek sizin elinizde. Kapsamlı kene koruması ve veterinerinizden alacağınız tavsiyeler çok işinize yarayacaktır.

Köpekler, korona ile enfekte olmuş kişileri yüksek derecede doğrulukla tanıyor.

Köpekler, korona ile enfekte olmuş kişileri, hayvanların eğitilmediği virüsün bir mutasyonu ile enfekte olsalar bile, yüksek doğrulukla tanıyorlar.

London School of Hygiene and Tropical Medicine (LSHTM) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, eğitimli köpekler, korona ile enfekte olmuş kişileri kokularıyla yüksek doğrulukla tanıyorlar. Araştırmaya Medical Detection Dogs hayır kurumundan altı köpek ve 400 denek katıldı. Bunlardan 200'ü SARS-CoV-2 ile enfekte oldu, ancak hiç semptom göstermedi veya çok az belirti gösterdi, 200'ü enfekte değildi ve kontrol grubunu oluşturdu. Enfekte kişilerin fark edildiği doğruluk  köpeğe bağlı olarak yüzde 82 ile 94 arasındaydı. Sağlıklı insanlar, köpeğe bağlı olarak yüzde 76 ile 92 arasında doğru bir şekilde tanımlandı. Henüz bilimsel bir dergide yayınlanmayan çalışmanın ön baskısına göre, numunelerin hangisinin enfekte kişilerden, hangilerinin sağlıklı insanlardan geldiğini ne bilim adamları ne de hayvanlar biliyordu.

Mutasyonlar da Kabul Edildi

Köpekler yalnızca orijinal koronavirüs ile eğitilmiş olsalar da hayvanlar, ilk olarak güneydoğu İngiltere'de ortaya çıkan virüs mutasyonuyla enfekte olmuş insanları da güvenilir bir şekilde keşfettiler. Araştırma lideri James Logan, "Bu bize gerçekten umut veriyor ve köpeklerin farklı korona türlerini algılayabildiklerini gösteriyor" diye açıklıyor.

Kalabalıklarda Kullanılacak

Şimdi araştırmacılar, köpeklerin havalimanları veya tren istasyonları gibi büyük kalabalıklardaki enfekte insanları tanıyıp tanıyamadığını kontrol etmek istiyor. Hayvanlar burada da yüksek bir doğruluk seviyesine ulaşırsa, enfekte olduğu belirlenen kişiler daha sonra bir PCR testi ile kontrol edilebilir. Korona tespit köpekleri, Helsinki ve Dubai dahil olmak üzere bazı havaalanlarında halihazırda kullanılıyor.Bilim adamlarının yaptığı bir model hesaplamasına göre, daha önce olduğundan iki kattan fazla pozitif vakanın izini sürmek mümkün olacak. Medical Detection Dogs'tan Claire Guest, "Bu harika sonuçlar, köpeklerin insan hastalıklarının kokusunu tespit etmede en güvenilir biyosensörlerden biri olduğunun bir başka kanıtıdır" diye açıklıyor.

Kürklerinde üç renk bulunan kediler, birçok kültürde uğurlu tılsımlar olarak kabul edilir. Peki üç renkli kedileri bu kadar özel yapan 10 neden nedir?

1.Şans Kediler Oldukça Nadirdir

Şanslı kediler çok özeldir. Bu üç renkli kedilerin bazıları yerlerde kırmızı kürk  genleri, bazıları ise siyah kürk genleri taşırlar. Bu kaplumbağa kabuğu desenine beyaz kürk eklenirse, kedi üç renkli olur. Bu gen mutasyonu nadiren meydana geldiğinden, üç renkli kediler insanlarda hayranlık uyandırır.

2.Şans Kedileri Çoğunlukla Dişidir

3000 üç renkli kediden 2999'u dişi ve sadece biri erkektir. Bunun nedeni, kaplama renginin X kromozomu yoluyla miras alınmasıdır. Dişi kedilerin iki X kromozomu varken, erkek kedilerin yalnızca bir X kromozomu vardır. Bu tek kromozomda ya siyah ya da kırmızı renk vardır.Peki erkek kediler nasıl üç renkli olabiliyorlar? Çok basit: Tıpkı dişi kediler gibi, bu kedilerde Y kromozomlarına ek olarak iki X kromozomu vardır. Ancak, bu genetik anormallik onları kısırlaştırır ve çoğalamaz hale getirir.

3. Üç Renkli Kedilerin İyi Şans Statüsü Vardır.

Nadir olmaları nedeniyle, üç renkli kediler, dört yapraklı yoncalara benzer şekilde iyi şans tılsımı statüsüne kavuşmuştur. Bunun ilgili kültürden bağımsız olarak gerçekleşmesi heyecan verici. İşte iki örnek:

. Japonya'da, fırtına ve hastalık gibi kazaları önlemek için genellikle üç renkli kediler gemilere götürülürdü.

. İrlanda'da, siğil tedavisi uygulaması, Mayıs ayında etkilenen bölgeyi üç renkli bir kedinin kürküne sürülürdü.

4.Şans Kedileri Neredeyse Tüm Cinslerde Görülür

Bir kedide üç kat renginin tetikleyebileceği gen mutasyonu, kedi ırkına bağlı değildir. Persian, Maine Coon gibi soyağacı olan bir kedinin üç renkli yavrusu da görünebilir.

5. Şanslı Kediler Yetiştirilemez

Bir kedinin kürkündeki üç renk gerçek bir doğa harikasıdır. Kasıtlı olarak yetiştirilemezler. Üç renkli erkekler her zaman kısırdır, bu nedenle iki şanslı kedinin çiftleşmesi mümkün ancak üç renkli yavru elde etdilemez.

6.Şans Kedileri Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Maryland Eyaletini Temsil Eder.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı eyaletler, 1985'ten beri resmi olarak bir kedi ırkını eyalet kedisi olarak belirlemiştir. Doğu kıyısındaki Maryland eyaletinin temsilcisi her zaman üç renkli kedilerdir ("Calico Cats"). Baltimore trupial olan Maryland'deki eyalet kuşunun da üç renkli tüyleri vardır.

7.İnstagram Yıldızı Şanslı Kedi

Üç renkli kedi Pudge (@Pudgethecat),  bir Instagram yıldızıdır. Minnesota'dan gelen bu şanslı kedinin resmi hesabının şu anda 673 binin üzerinde abonesi var.

8.Şanslı Kedilerin Birçok Adı Vardır

Üç renkli kediler dünya çapında bilinir, ancak tamamen farklı isimleri vardır. Ondan "şanslı kedi" veya kısaca üç renkli kedi olarak söz ederken, aynı zamanda şöyle de adlandırılır:

Brindle

Calico  (G.Amerika)

Tortoisesshell

Tobi Mi-ke (Japan)

Lapjeskat (Holland)

9.Şans Kedileri Klonlanamaz

Araştırmacılar, bir kedinin genetik materyalini kullanarak en azından dışa doğru benzer olan bir kediyi klonlamayı başardılar, ancak bu (henüz) üç renkli kedilerde mümkün değil. Genomdaki genetik mutasyon, kasıtlı olarak üç renkli bir kedi ortaya çıkacak şekilde değiştirilemez. Bazı şeylerin doğaya bırakılması daha iyidir. 

10.Şans Kedileri Sanatçılar Arasında Çok Popüler

Üç renkli kedilerin kürkleri büyük çeşitlilikler ve bir renk oyunu sunduğundan, şanslı kediler de popüler bir sanat nesnesidir. Fransız ressam Jean Sieméon Chardin'in 18. yüzyıldan kalma resimlerinde çok sayıda şanslı kedi bulunabilir. Şanslı kediler ayrıca Japon sanatçı Utagawa Kuniyoshi'nin gravürlerinde de görülür.

Dört ayaklı sadık dostlarımız köpekler.Koşulsuz şartsız sahiplerine sevgi ile bağlı canlılardır.Bakımları kolay olmasa da onları rahat ettirebilmek için her türlü fedakarlığı yaparız.Bakımlarına itina gösterir,ailenin bir üyesi olduğunu,ona her daim hissettiririz.Dört ayaklı dostlarımızın(ırka göre değişebilir) ortalama ömrü 10-13 yıldır.Bu zaman zarfında köpeklerimizin sağlıklı ve zinde kalmaları için neler yapılmalı ve yaşlı köpeklerin bakımında nelere dikkat etmemiz gerektiğini yazımızda 7 başlık altında topladık.Ayrıca günlük yaşamda bazı şeyleri değiştirerek köpeklerimizin yaşlılık dönemlerini daha rahat geçirmelerini sağlayabilirsiniz.Cins, boyut ve vücut ağırlığına bağlı olarak, köpeklerde yaşlanma süreci daha hızlı veya daha yavaştır. Ortalama olarak, beş ila sekiz yaş arasındaki köpeklerin, üst düzey yaşamlarının başlangıcı olduğu söylenir. Köpeğinizi mümkün olduğu kadar uzun süre sağlıklı ve zinde tutmak için aşağıdaki 7 tavsiyeyi takip etmelisiniz.

1.Yılda İki Kez Veterinere Gidilmeli

Yılda iki kez hayvan kliniğine giderek farkedilmeyen olası hastalıkların önceden ortaya çıkarılmasını sağlayabilirisinz. Çünkü köpeğinizin yaşlılıktan kaynaklanan birçok hastalığı çok erken farkedilebilir ve ilerlemeden durdurulabilir veya yavaşlatılabilir. Yaşlı köpeklerin ilerleyen zamanlarda karşılaşacakları organ rahatsızlıkları şunlardır.

.Böbrek Yetmezliği

.Kalp Rahatsızlıkları

.Eklem sorunları

.Diş Dökülmeleri

Köpeklerde diyabet, tümörler ve iltihaplanma süreçleri yılda iki kez götürdüğünüz veteriner tarafından, röntgenler ve küçük kan sayımları ile tespit edilebilir. Dışkı örneğiyle, bir kurtçuk tedavisinin gerekip gerekmediğini öğrenebilirsiniz.Bunun dışında gerekli olan aşılarını da yaptırmış olursunuz. Veteriner tüm bunların dışında köpeğinizin  kilosunu ölçüp, sağlığı için zayıflaması gerektiğini ya da bir diyet programı uygulanıp uygulanmayacağını söyleyecektir.

2.Yaşlı Köpeğinizi Merdivenlerden Atlatmaktan Ve Tırmandırmaktan Kaçının

Artık belirli yaşa gelmiş köpeğinizi arabaya binerken atlamasını söylemek yerine,kucaklayarak koymanız gerekir.Ev içerisinde koltuğa,yatağınıza atlamasını söylemekten artık vazgeçmelisiniz.Ev içerisindeki merdivenleri çıkmaya zorlamak yerine,onu kucağınızda taşımalısınız.Yani genç yaşlarda kolaylıkla yaptığı hareketlere artık bir kısıtlama getirmelisiniz .Bunların hepsi artık yaşlı bir köpek için zor hareketlerdir. Küçük köpekler için bu yardımlar nispeten daha kolay olsa da,aynısını büyük köpekler içinde uygulanmalıdır. Unutmayın 10 yaşını geçmiş köpekler artık yaşlı sınıfındadır.Ayrıca genç ve dinamik yaşlarda köpekler mutlaka yüzdürülmeli.Hidroterapi (su ile tedavi)  sayesinde köpeğinizin hem kasları güçlenecek hem de eklemlerdeki stresi azalacaktır.

3.Köpeğinizin İşitme Ve Görme Yeteneğini Düzenli Olarak Kontrol Edin

Yaşlılıkta çok az köpek, çoğu zaman fark edilmeyen katarakt sorunuyla karşılaşır. Yaşlı köpeklerde de işitme kayıpları başlar,hatta bazıları tamamen sağır olur. Köpeğinize seslendiğinizde geri dönüş alamazsınız. Bu gibi durumlarda köpeğinizi lütfen azarlamayın, önce işitme duyusunu kendiniz kontrol edin.İşitme duyusunu kontrol etmek amaçlı,uyuyan köpeğinize çok sessizce yaklaşın ve ödülünü vermeden önce köpeğin adını hafifçe ve baştan çıkarıcı bir şekilde söyleyin.Bu, işiten her köpeği uyandıracaktır.Bir veya iki gözde perde varsa veteriner mutlaka ziyaret edilmelidir.

4.Yürüme Adaptasyonu

Yaşlı köpeklerin bile koşmak istedikleri sağlık durumuna bağlı olarak egzersize ihtiyacı vardır. Yürüyüş esnasında sahibine ayak uydurma ihtiyacı çoğu zaman acı içinde olduklarını veya kalplerinin yarışmakta olduğu gerçeğini gizlemelerine neden olur. Bu durumda yürüyüş ağırdan alınmalıdır.Köpeğin özgürce koşabildiği yerlerde, hızı ve molaları sahibi mutlaka belirleyebilmelidir.Ev dışında diğer köpeklerle oynadığında dikkatli olun ve hoşnutsuzluk gösterirse onu eylemden çıkarın. Birçok yaşlı köpek hareketleri yavaşlaması sebebiyle artık oynamak istemez.

5.Köpeğinize Daha Küçük, Daha Sık Porsiyonlarla Besleyin

Köpeklerde metabolizma yaşla birlikte yavaşladığından ve sindirim çok fazla enerji kullandığından, yaşlı köpeklere vücutta serbest radikalleri hapseden ve böylece hücreleri koruyan ek antioksidanlarla protein açısından zengin küçük porsiyonlar verilmeli.Günde iki ila üç kez yaşlılar için hazır mama kullanabilirsiniz. Veya kümes hayvanlarını hatta tatlı su balıklarını (pişirilmiş) yüksek kaliteli bitkisel yağlarla, tatlı patateslerle köpeğinizi beslemelisiniz (haşlanmış).Bu konuda bir beslenme uzmanından tavsiye aldığınızdan emin olun.

6.Zihin Çalışması Ve Zeka Oyunları Köpeğinizi Canlandırır

Köpeğinize zihin çalışması ve beyin egzersizleri yaptırmak erken yaşlanmayı etkili bir şekilde önler. Zihin çalışması ile ilgili yapmanız gerekenler aşağıdaki gibidir.

.Köpeğinizin oyuncağını saklayıp bulmasına teşvik edin.

.Yemek kabını saklayın.

.Köpeğinize yeni görevler verin.

.Eski görevleri farklı bir sırayla tekrarlayın.

Konsantre olan köpekte beyin daha iyi kan dolaşımına sahip olur ve her başarı duygusu, mutluluk hormonları yağmuruna neden olur.

7.Köpeğinize destek verin

Köpekler yaşlandıkça korku ve güvensizlik duygusu gelişir.Sahiplerine gittikçe daha yakın olmaya bırakırlar ve artık yalnız kalmaktan hoşlanırlar. Dört ayaklı dostlarımıza ve partnerinize şimdi en çok ihtiyaç duydukları şeyi verin.Yakınlığınız, güvenliğiniz, korumanız ve sevginiz. Yanınızda veya ayaklarınızın yakınında dinlenmesine izin verin. İstediğinde onu okşayın. Bu köpeğinizdeki stresi azaltır ve vücutları bu şekilde rahatlar.

Yukarıda yazımızda yaşlı köpeklerle yaşamanın 7 ipucunu sizlerle paylaşmaya çalıştık.Dört ayaklı dostlarımızın aslında bizlerden  hiçbir farkı yoktur.Bizler gibi doğar yaşar.yaşlanırlar ve hayata gözlerini yumarlar.Bu süre zarfında onları mutlu etmek için başını okşamak yetmez.Onların her türlü sağlık sorunlarıyla ilgilenip,yaşlandıklarında ve bakıma muhtaç durumda olduklarında,aynı insanlarda olduğu gibi çok daha fazla özveride bulunmak gerekir.Her şartta koşulsuz şartsız sevgilerini bizlerden eksik etmeyen dostlarımız,bunu fazlasıyla hak ediyor. 

Kediler insanlarla miyavlayarak iletişim kurar bazıları bunu biraz daha sık yapmayı sever. Bu yazıda  sürekli miyavlamanın yedi nedenini ve kedinizin sürekli miyavlamasını nasıl durdurabileceğinizi okuyabilirsiniz.

1.Miyavlamaya Doğal Yatkınlık

Doğal olarak konuşkan olan kedi türleri vardır. Bunlara Siyam, Asya ırkları ve yakın akrabaları dahildir. Genellikle bir ebeveynin bu ırklardan birine ait olması yeterlidir.Bu kediler sahipleri ile gerçek diyaloglar kurar, onlara evin her yerinde eşlik eder ve neredeyse her zaman uyku hariç, konuşacak bir şeyleri vardır. Sizin bakış açınıza göre alışılmadık derecede sık miyavlama, bu nedenle basitçe kedinin soyundan kaynaklanıyor olabilir.Cinsin yanı sıra, kedinin diğerlerinden daha fazla miyavladığı bireysel kişiliğinden de kaynaklanıyor olabilir. Ancak doğru "kalıcı miyav" ın genellikle başka nedenleri vardır.

2.Hormonların Neden Olduğu Kalıcı Miyavlama

Kediniz kısırlaştırılmadıysa ve aniden çok fazla miyavlarsa, kızgın olabilir. Eğer bu, kısırlaştırılmamış bir erkek kediyse, yakınlarda sıcakta kokusu olan bir kedi fark etmiş olabilir. Ona ulaşmak için mümkün olan her şeyi yapacak: kapıyı tırmalamak, huzursuzca aşağı yukarı yürümek, miyavlamak ve bağırmak.Dişiler genellikle altı ila on aylıkken ilk kez kızışır. Her zaman olduğu gibi, kuralın istisnaları vardır. Siyam kedileri ve akrabaları genellikle erken olgunlaşır ve dört aylıkken cinsel olarak olgunlaşırken, diğerleri geç çiçek açarlar ve sekiz ay veya bir yıla kadar kızışmazlar.Kedilerde ve erkek kedilerde kısırlaştırma, cinsel motivasyonlu miyavlamayı sona erdirebilir. Cinsel olgunluk oluşmadan önce hadım etmek en iyisidir. Kedinizi kısırlaştırmak için en iyi zamanı veterinerinizle konuştuğunuzdan emin olun. Kısırlaştırmadan sonra, kedinizin cinsel motivasyonlu davranışının azalması birkaç hafta daha sürebilir.

3. Bir Amaca Ulaşmak İçin Sürekli Miyavlama

Kediler genellikle insanların dikkatini çekmek için sürekli miyavlamayı benimserler. Hatta birçok kedi sahibi bunu istemeden de olsa kedilere öğretirler. 

Kedi Sıkılmıştır

Kalıcı miyavlar, genellikle hücre hapsinde yaşayan, iç mekan kedileridir. Yaşam alanlarını apartman dairesi ile sınırlayarak, birçok kediye meydan okunursa kedi sıkılır. "Miyavlarsan, tek sosyal partnerin olan insanın dikkatini çekeceksin" 

Kedi Aç

Kedi, yemeğinin bulunduğu dolaba sessizce bakarsa, insanlar için sinyali görmezden gelmek kolaydır. Miyavladığında ise başarı daha çabuk elde edilir: Kişi endişesini anlar, gelir ve onu besler. Kedi başarıdan öğrenir ve bir şeyler yemek istediğinde tekrar miyavlar. 

Çalar Saat Olarak Kedi

Kediler genellikle sahiplerini geceleri veya sabahları sürekli miyavlayarak uyandırmak isterler. İster ilgi ister yemek olsun istediklerini elde etmek için insanları yatak odalarından çıkarmak isterler. Sürekli miyavlama, bunu yapmanın umut verici bir yoludur, belki tutamağa zıplayarak veya kapıyı çizerek. 

İstemeden Sürekli Miyavlamak 

Birçok kedi, istemeden miyavlamak için “eğitilir”: miyavlamanın faydalı olduğunu öğrenirler. Seslerini kullanarak, insanların istediklerini yapmalarını sağlayabilirler: yatak odası kapısını yeterince uzun süre terörize ederler ve kişi ayağa kalkıp onları besler. 

Sürekli Miyavlama Nasıl Sona Erdirilir 

Kediniz, bir amaç için sürekli miyavlamaya alışmış ev kedilerinden biriyse, bunu tekrar yapmaması için aşağıdaki şekilde eğitebilirsiniz:

a.Bir yandan, kediye daha çeşitli bir ortam sağlayın, örneğin apartmanda yeni tırmanma fırsatları, yemek ve zeka oyunları, güvenli balkona erişim ve günlük grup oyunları. Belki bir arkadaş da işe yarar?

b.Sürekli miyavlamayı görmezden gelin! Bu şekilde kedi miyavlayarak istediği her şeyi elde edemediğini öğrenir. Örneğin, yatak odasından sadece kedi sakin olduğunda çıkarılır ve sadece miyavlamayı bıraktıklarında onları beslemelisiniz. Bunu yapmak için tutarlı ve ısrarcı olmalısınız, çünkü başlangıçta kedi sizin tarafınızdan fark edilmek için daha sık ve ısrarla miyavlayacaktır eğer sebat ederseniz, etkisini yitirecektir.

4. Kalıcı Miyavlar Olarak Yetimler

Tamamen insanlara odaklanmış annesiz yetiştirilen yavru kediler, "normal" kedi davranışını öğrenemedikleri için, özellikle kalıcı miyavlarlar. Bu tür kedilere makul derecede normal bir gelişim fırsatı vermek için, onlara kedilerin gerçekte nasıl davrandığını öğrenebilecekleri gerçekten iyi sosyalleşmiş bir arkadaş kedi sağlamak yardımcı olabilir.

5. Sağır Kediler

Sağır kedilerin özel bir konumu vardır. Kendi sesini algılayamadıkları için, özellikle yüksek sesle kendilerine ve ihtiyaçlarına dikkat çekme eğilimindedirler. Burada yardımcı olan tek şey, çok fazla anlayış ve özen göstermektir. 

6. Özgürlüğü Seven Kediler

Geçmişini bilmediğiniz ikinci veya üçüncü defa sahip değiştirmiş bir kediyi evlat edindiniz mi? Özgür ve bağımsız bir yaşam sürmüş olan kedilerin saf barınağa yerleştirilmesi daha iyi olur. Bu işe yarayabilir, ancak genellikle apartmandaki kedinin mutsuz olması ve alışık olduğu özgürlüğün yasını tuttuğu için protesto sırasında çok fazla miyavlamasıyla biter.

Güvenli bir teras veya balkon, burada dikkat çekici olduğu kadar harikalar yaratabilir. Bununla birlikte, bazı durumlarda, yardımcı olan tek şey, kedinin tekrar dışarı çıkabileceği bir yer bulmaktır özellikle de sürekli miyavlamaya diğer anormallikler eşlik ediyorsa.

7. Ağrı Nedeniyle Miyavlama

Miyavlama aniden ve yoğun bir şekilde meydana gelirse, ağrı da neden olabilir. Örneğin, kedi idrar taşlarından muzdaripse, tuvalete gitmek şiddetli ağrıya neden olur. Diş ağrısı da genellikle davranışta olağandışı değişiklikleri tetikler. Kedinizin acı çektiğinden ve bu nedenle miyavladığından şüpheleniyorsanız, lütfen hemen bir veteriner hekime görünün.

 

Hayvanlar alemindeki dostlarımız hayatımızın bir parçasıdır ve yüzyıllardır beraber yaşadık, yaşamaktayız ve yaşayacağız.Hayatımızın her alanında olduğu gibi televizyon ve sinema dünyasında da hayvan dostlarımızla beraberiz.Daha çok çocuklarımıza hitap etse de biz yetişkinler aşağıda sıralayacağım yapımları zevkle izleyerek eğlendik bazen de hüzünlendik.Hayvanları konu alan dizi ve filmleri aşağıda toparlamaya çalıştım.Küçükken kahramanımız olan bu hayvanlara ait dizi ve filmler şimdi olsa yine izlerim diyen izleyicilere gelsin.

1.Flipper 1964-1967 Macera,Aile İmdb: 6.3

Dile kolay tam 58 sene önce ilk yayınını yaptı.Bir İngiliz NBC prodüksiyonu.Başrolde sevimli mi sevimli,akıllı mı akıllı bir yunus var.Porter Ricks,Florida sahilindeki "Coral Key Parks" gözetmeni olarak çalışmaktadır.Karısı yıllar önce ölmüştür ve bu yüzden iki oğlunu Sandy (15) ve Bud'ı (10) tek başına büyütmektedir.Çocuklar zamanların çoğunu su kenarında geçirmektedirler.Özellikle Flipper adlı yunus onların en büyük eğlence kaynağıdır.Hatta Flipper ile maceradan maceraya koşarlar.Flipper olarak 5 farklı dişi yunus dizide oynamıştır.Bunlardan birisi (Caty) çekimlerden sonra daha fazla strese dayanamayarak bir havuz şovunda kendi solunumunu durdurup intihar etmiştir.Yunuslar bilinçli nefes alırlar.Kendi nefeslerini kontrol ederler.Böylece yaşayıp yaşamayacaklarına kendileri karar verebilirler.

2.Lassie 1954-1974 Macera,Dram,Aile İmdb: 6.6 

En başarılı hayvan başrollerindeki dizilerden birisidir.Lassie ilk defa 1954 yılında Amerikan ekranlarında gösterime girdi.Yaklaşık 20 yıl ve 556 bölüm.İzleyiciler küçük Jeff Miller'ın (daha sonra Timmy Martin) ve onun sadık rough collie cinsi dişi köpeği Lassie'nin maceralarını izlediler.Geçen sene " Lassie Com Home" adlı sinema filmi vizyona girdi.

3.Hachiko:A Dog's Tale Biyografi,Dram,Aile İmdb: 8.1

Bir filmle devam edelim.Dostluğun,sadakatin başrolü Akita cinsi köpek Hachiko.Gerçek bir hikayeden senaryolaştırılan filmin en büyük özelliği izleyiciyi hüzne boğmasıdır.Sahibi öldükten sonra bile ona sadakatten vazgeçmeyen heykeli dikilmiş bir köpek.Her gün işe gitmek için metro istasyonuna kadar sahibine eşlik eden Hachiko,günün birinde bir tren kazası sonucu sahibinin ölmesine rağmen tren istasyonundan ayrılmaz ve her gün onun gelmesini bekler.Ölene kadar. 

4.Daktari 1966-1969 Macera,Aile İmdb: 7.1

Daktari 1966 yılında yayınlanan bir Amerikan CBS televizyon dizisidir.Afrika'da bir hayvan araştırma merkezinde görev yapan veteriner Marsh Tracey ve kızı Paula'nın hayvanlarla iç içe olan maceralarını anlatır.Yan rollerde ise hayvanlarımız şaşı aslan Clarence ve şempanze Judy vardır.Özellikle şaşı aslanın gözünden görünen çekimler hayli eğlencelidir.

5.Free Willy 1993 Macera,Dram,Aile İmdb: 6.0

Free Willy,Lori Petty,Michael Madsen ve Mykelti Williamson'un rol aldığı Simon Wincer tarafından yönetilen 1993 yapımı bir dram filmidir.Küçük Jesse bir su parkında kendisine verilen cezayı çekmek durumundadır.Orada katil balina Willy ile tanışır ve ona çeşitli oyunlar öğretir.Ancak hayvanın seyirci önünde gösteri yapma arzusu yoktur.Aslında Orca cinsi bu balinalar saldırgan ve vahşi kimlikleri ile tanınırlar.Bu filmde özgürlüğünü tekrar kazanmak isteyen bir karakter görüyoruz.Devam filmleri mevcut.

6.Old Yeller 1957 Macera,Dram,Aile İmdb: 7,3

Bir Walt Disney yapımı tam bir klasik.Bir çiftlikte bir kadın ve iki oğluyla birlikte yaşayan başıboş köpek Jello'nun hikayesi.Jello,Travis ve Arliss'i bir çok kez ölümden kurtarır.Bu filmin en önemli özelliği melankoli ve unutulmaz sonuyla dikkat çekiyor.

7.Fury 1955-1960 Aile,Western İmdb: 7.4

Sıra simsiyah bir at olan Fury'de.Fury,Peter Graves ve Bobby Diamond'ın başrollerini paylaştığı 1955 tarihli macera türünde bir dizidir.5 sezon yayında kaldı.Yetim çocuk Joey,velayet mahkemesi tarafından Jim Newton'un Broken Wheel Ranch çiftliğine gönderilir.Vahşi aygır Fury'ye binebilen ve hayvanı anlayabilen tek kişi odur.O andan itibaren Fury ile bir çok macera yaşarlar.1955'den 1960'a kadar 114 bölüm çekildi.Dizi,Albert G.Miller'in yazdığı bir gençlik kitabına dayanıyor.

8.Unser Charly 1995-2012 Komedi,Dram,Aile İmdb: 4.6

Charly,1995 yılında Leon Benice Bessler ve Martin Semmelrogge ile birlikte oynadığı bir aile komedisidir.1998 yılında bizde de yayına giren ve 2 sezon devam eden Çarli dizisinin Alman versiyonudur.Dr Matin,karısı ve çocuklarıyla beraber Berlin'de yaşamaktadır ve orada bir veteriner kliniği işletmektedir.Bir gün hayvan kaçakçılarından kaçan bir şempanze birdenbire ortaya çıktığında Dr.Martin o andan itibaren Charly adını taşıyan çaresiz hayvana sahip çıkar

 

Köpeğinizi ne zaman ve ne sıklıkla yıkamanız gerektiğini ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini buradan öğrenebilirsiniz.

Temel kural şudur mümkün olduğu kadar sık,mümkün olduğu kadar nadir.Bu nedenle,bir köpek yalnızca çok kirliyse yıkanmalıdır.Köpek çok sık yıkanırsa,köpeğin cildine zarar verir.Koruyucu deri tabakaları henüz tam olarak gelişmediği için yavrular kesinlikle yıkanmamalıdır.Kürkteki kiri fırçalamak mantıklı bir alternatifdir.Köpeğinizin yıkanması gerekiyorsa nelere dikkat etmeniz gerektiğini buradan öğrenebilirsiniz.

Köpeklerin Yıkanma Şekli

Köpeği duş aldırmanın en iyi yolu küvettir.Köpeğin kaymasını önlemek için zemine önceden bir kauçuk paspas koymalı.Dört ayaklı arkadaşınızı onunla yıkanmadan önce suyu rahat bir sıcaklığa ayarlayın.Özellikle göz ve burun çevresine dikkat edilmesi gerekiyor.Cilde zarar vermemek için en iyisi soft bir köpek şampuanı kullanmaktır.Asla kendi şampuanınızı kullanmayın.Köpeğinizin derisini tahriş edebileceğinden bu şampuanlardan kaçınmalısınızdır.Ayrıca şampuan burun,kulak ve gözlere girmemesine dikkat edilmelidir.Ardından,tüylerde şampuan kalmaması için uzun süre su ile durulamalısınız.Kurumuş şampuan kalıntısı cildi kurutur ve kaşınmaya neden olur.

Kürk En İyi Nasıl Kurutulur

Köpeğinizi bir havlu yardımıyla kurulayabilirsiniz.Yaz aylarında güneş altında ya da bir fön makinesiyle köpeğin kürkü kurutabilir.Makinenin sıcak ayarına çok dikkat edilmelidir.Kışın köpeğinizi ancak istisnai durumlarda yıkamalısınız.Kaniş veya dalmaçyalı gibi köpek ırklarının derileri soğuk havalardan dolayı hassastır.Köpeğinizin kış aylarında çamura bulanmışsa önce bir havlu yardımıyla çamuru temizlemeli,ardından banyo yaptırmalısınız.Uzun tüylü ırkların kışın bile yıkanmaya ihtiyacı vardır.Köpeğin gece boyunca kurumasını sağlamak için akşamları yıkanmalıdır.

 Bu Norveç adalarında kediler yasak.

Norveç'in Svalbard adalarında kediler yasaktır.Ancak bir istisna var: kırmızı kedi Kesha.Peki,Svalbard'da kediler neden yasaklandı ve Kesha'nın oraya nasıl kabul edildi.

Norveç'in Svalbard takımadaları 400'den fazla adadan oluşur ve Kuzey Kutbu'nda yüksek bir yerde bulunur.Adalarda 2.400'den biraz daha fazla insan yaşıyor ve bu da Svalbard'ı dünyanın en kuzeyde insan yerleşim yerlerinden biri yapıyor.

Turistler oradaki vahşi yaşamı gözlemlemek için Svalbard'a gelirler: orada kutup ayıları,kutup tilkileri,ren geyiği ve diğer birçok hayvan bulunabilir.Ancak Svalbard'da tatilcilerin göremeyeceği bir hayvan var: kediler.

Tatilde nereye giderseniz gidin,neredeyse her zaman bir kediyle karşılaşacaksınız  ama Svalbard'da değil. 1992'den beri, "istilacı bir tür" olarak adaların hassas ekosistemini tehlikeye atacakları için,kedilerin içeri sokulması veya orada tutulması yasaklanmıştır.Ancak bir istisna var: kırmızı kedi Kesha.İddiaya göre, Svalbard'ın en büyük ikinci kasabası olan Barentsburg'a,ülkeye girebilmek için resmen kutup tilkisi olarak kaydettirdiği bir Rus ailesiyle birlikte geldi.Kesha,Barentsburg sakinleri arasında çok popülerdir ve aynı zamanda bir "turistik cazibe merkezi" haline gelmiştir.Uzun bir süre Kesha,Svalbard'daki tek kedi olarak kabul edildi,ancak görünüşe göre adalarda yaşayan başka dört kedi daha var. Tolere edilse de,daha fazlası olmamalıdır.


Biz insanlar için lezzetli olan şey,köpeğiniz için zehirli ve hatta ölümcül olabilir.Şimdi köpeğinizin hiçbir koşulda yememesi gereken yiyecekleri sıralayalım.

Birçok köpek sahibi,yemeklerini köpekleriyle paylaşmayı sever.Bununla birlikte,dikkatli olunması tavsiye edilir:köpek,yediğimiz her yiyeceği sorunsuz bir şekilde sindiremez.Hiçbir koşulda köpeğin midesine girmemesi gereken pek çok yiyecek vardır.Aşağıdaki yiyecekler zehirli ve hatta köpekler için ölümcül olabilir.

Köpeklerin Kahve İçmesine Asla İzin Verilmez 

Kahve köpekler için zehirlidir.Kafeinde bulunan metilksantin köpeğin sinir sistemini etkiler ve hatta ölüme bile yol açabilir.Nöbetler,titreme,huzursuzluk ve aşırı ısınmanın yanı sıra ishal,kusma ve kardiyak aritmilerin tümü köpeğin kahve ile zehirlendiğini gösterebilir.

Çikolata Köpekler İçin Zehirlidir

Bizim tarafımızdan çok sevilen çikolata ,köpekler için kesinlikle bir tabudur! Kakaonun içerdiği teobromin,dört ayaklı dostlarımız için zehirlidir.Çikolata yemiş bir köpek genellikle huzursuzluk,ishal, kusma ve yüksek kalp atış hızı yaşayacaktır.Acil bir durumda nöbetler ve hatta solunum yetmezliği meydana gelebilir.Özellikle yavru köpeklerde ve küçük köpek ırklarında,küçük miktarlar bile hayati tehlike oluşturabilir.

Köpeğinize Asla Çiğ Fasulye Vermeyin

Pişirildiğinde,fasulye köpeğiniz için güvenlidir. Bununla birlikte,çiğ olarak tüketilmemelidirler:fazin toksini,ham haliyle oldukça toksiktir.Phasin,köpeğin kanındaki kırmızı kan hücrelerinin birbirine yapışmasını sağlar.Sonuç: Etkilenen köpeklerde karaciğer şişmesi,ateş ve karın krampları görülür.

Sarımsak,Yabani Sarımsak Ve Frenk Soğanı Köpekler İçin Tehlikelidir

Soğanda bulunan sülfürik asit,köpeğin vücudundaki kırmızı kan hücrelerini yok eder.Bir köpek soğan yerse tehlikeli olabilir: ishal,kanlı idrar,kusma ve hızlanan kalp ve solunum hızı belirtileri gösterir. Soğanlar,vücut ağırlığının kilogramı başına beş ila on gram arası köpekler için zehirlidir.

Kümes Hayvanlarının Kemiklerini Köpekler İçin Bu Kadar Tehlikeli Yapan Şeyler 

Köpeğinize kümes hayvanı kemiklerini vermemeniz daha iyidir,çünkü bunlar iki kat tehlikelidir: Kümes hayvanı kemikleri kolayca bölünür,bu yüzden köpeğin ağzına,boğazına veya midesine zarar verebilirler.Ayrıca,sürekli kemik beslenmesi köpeğinizde kabızlığa neden olabilir.

Alkol Kesinlikle Köpekler İçin Tehlikelidir

Alkol bir hücre zehiridir ve bu nedenle köpekler için oldukça tehlikelidir.Kusma,nöbetler ve nefes darlığı köpeklerde alkol zehirlenmesinin tipik belirtileridir.Alkolle temas eden köpeklerde kronik karaciğer ve böbrek hasarı görülebilir.

Üzüm Ve Kuru ÜzümKköpekler İçin Zehirlidir

Kuru üzüm ve üzüm oksalik asit içerir köpeklerde akut böbrek yetmezliğine neden olabilir ve bu da ölümcül olabilir.Üzüm veya kuru üzüm tüketen köpekler genellikle uyuşuk görünürler.

Avokado Bir Köpek Maması Değildir

Avocadolar,köpeklerde ishal ve kusmaya neden olabilen persin içerir.Ek olarak,büyük avokado çekirdeğini bir köpek oyuncağı olarak sunmaktan kesinlikle kaçınmalısınız:köpeğiniz boğulabilir!

Bu nedenle,köpeğinizi gerçekten güvenle bırakabileceğiniz yiyecek artıklarını dikkatlice düşünün. Önemli: Zinde ve sağlıklı kalması için dört ayaklı arkadaşınıza türe uygun yeterli köpek maması sağlayın.

Şeker Alternatifi Ksilitol,Köpekler İçin Oldukça Zehirlidir

Pek çok köpek sahibi,şeker alternatifi ksilitol veya ksilitolün köpekler için oldukça toksik olduğunu bilmiyor.Köpek maddeyi yedikten yaklaşık 10 ila 30 dakika sonra,aşırı bir insülin salınımı ve yaşamı tehdit eden kan şekeri seviyelerinde bir düşüş olacaktır.En küçük miktardaki ksilitol bile (köpeğin vücut ağırlığının kilogramı başına 0.1 g), köpekte zehirlenme belirtilerine neden olmaSI için yeterlidir.Bu nedenle, köpeğin ksilitol içeren yiyeceklere ulaşamayacağından kesinlikle emin olun.Bu sakız olabileceği gibi kekler, kurabiyeler vb. de olabilir.



Labrador Retriever'ın ismi duyulduğunda çoğu zaman övgüyle bahsedilir.Yetenekli,iyi bir ruh haline sahip bir köpektir.Tüm bunların doğru olup olmadığını merak ediyor musunuz? Bu yazıda Labrador Retriever köpek ırkı hakkında her şeyi öğreneceksiniz.Labrador Retrieverlar,köpek severler arasında son derece popüler soy köpekleridir.İşte Labrador Retriever'lar hakkında önemli bilgiler.

Tipik Özellikler

Boyut: Omuzlarda 54 ila 57 cm

Ağırlık: erkek 34 kg, dişi 25 kg

Kürk uzunluğu: kısa

Kaban renkleri: siyah, sarı, kahverengi

Menşe ülke: İngiltere / Kanada

Labrador Retriever'in Kökeni

Cinsin geçmişine bir bakacak olursak Labrador Retriever'in bugün hala onu ayırt eden niteliklere puanını diğer cinslere oranla yüksek olduğu söylenebilir.Kariyeri,Kanada kıyılarında balıkçıların bir arkadaşı olarak başladı ve gayreti,sadakati ile kısa sürede bir efsane oldu.Her zaman orada olmak ve ağlardan kaçan balıkları yakalamaya veya su kuşlarını geri almaya yardım etmek çabasında olmuştur. Adını Kuzey Amerika kıyılarından akan soğuk Labrador nehrinden alan Labrador'un ataları buzlu sularda yıkanmaya alışmıştı.

Labrador Retriever'in Görünüşü

Tipik bir Labrador,geniş omuzlu ve yuvarlak pençeleri olan orta büyüklükte,kompakt ve çok güçlü bir köpektir.Güçlü, fıçı biçimli bir göğüs kafesi ile karakterize edilir.Bu görünüşü rağmen yüksek bir kiloya sahip değildir.Kuyruk da Labrador Retriever'in karakteristik özelliklerinden biridir:Kuyruk çıkış noktası çok kalın, kuyruğun ucuna doğru yavaş yavaş sivrilen,orta uzunlukta,etrafı kısa,kalın ve yoğun kürkle kaplı dolayısıyla "yuvarlak" görünümde.Su samuru kuyruğu" olarak ifade edilir.

2 türü bulunur.

1.Daha güçlü ve daha büyük olan Showdog. 

2.Çalışan Köpek olarak bilinen daha küçük olan tür.

Aradaki fark sadece ince uzuvlarda değil,aynı zamanda yetişkin hayvanların ağırlıklarında da belirgindir.

Labrador Retriever'in Renkleri

Yoğun,hava koşullarına dayanıklı bir astara sahip yapışkan tüylü bir deriye sahiptir,Labrador Retriever'de farklı renklerde olabilir.Aşağıdaki renklerle tanınır:

1.Koyu siyah

2.Koyu sarı (sarı, açık kremden tilki kırmızısına kadar değişir)

3.Tek renkli çikolata kahvesi

Göğüste küçük beyaz bir işaret sahip olabilir Yeni renkler ise "gümüş" ve "antrasit" henüz Alman dernekleri tarafından kabul edilmiyor.

Aşağıdaki özellikler Labrador Retriever'e atfedilmiştir:

Labrador Retriever'in Karakteri Ve Yetiştirilmesi

. Her zaman mutlu

. Dengeli

. Oyuncu

. Arkadaş canlısı

. Her zaman sahibini memnun etmeye çalışır.

Dost canlısı ve dayanıklı yapısı ile işbirliği yapma isteği ve çocuklar için özverili coşkusuyla Labrador Retriever,mükemmel bir aile köpeğidir.

Dışarıda oynamayı sevse bile,kendi dört duvarı arasında son derece sakindirler.Bununla birlikte, Labrador'un bir zayıf noktası vardır: Bu köpek her zaman açtır ve bu nedenle aşırı kilolu olma eğilimindedir.

Yetiştirme söz konusu olduğunda, Labrador Retriever çok zeki ve öğrenmeye isteklidir.

Karakter olarak,hakimiyet kurulmasından hoşlanmaz.Sahibini memnun etmek için çok isteklidir.Bu köpek,davranışına nasıl tepki verdiğinize sürekli olarak dikkat eder,bu nedenle en iyi eğitim sonuçları, istenen davranışın olumlu pekiştirilmesiyle elde edilir.Labrador'un büyük oyun içgüdüsü ve ikramlara duyduğu coşku da eğitimi kolaylaştırır.

Labrador Retriever'in Bakımı

Labrador,sportif insanlar için ideal bir arkadaştır çünkü her gün birkaç kilometre egzersize ihtiyaç duyar.Yaşlılıkta yanınızda yavaşça yürümekten memnun olabilir,ancak genç bir Labrador kesinlikle hareketli bir köpektir.Labrador ayrıca saatlerce yüzmeye çok heveslidir.Labradorlar tüm köpek sporları için veya bir kurtarma köpeği hatta rehber köpek olma eğitimi için uygundur.Bir Labrador Retriever için bakım çabası nispeten düşüktür.Tüylerinin bakımı için düzenli fırçalama yeterlidir.

Labrador Retriever'deki Tipik Hastalıklar

Yavru ve genç bir köpek olarak Labrador'un çok fazla merdiven çıkmaması gerekir,aksi takdirde kalça problemleri riski vardır.Hastalıklardan korunmak için obezite eğilimi de kontrol altında tutulmalıdır.

Aşağıdaki iki hastalığın tipik olduğu biliniyor,ancak neyse ki Labradorlarda çok nadir görülen hastalıklardır:

. fibrinoid lökodistrofi (yaşamın ilk yılında gelişen ve hareket bozuklukları ve felce neden olan omuriliğin şiddetli hastalığı)

. aksonopati (aşırı hareket ve düşme ile kendini gösterir.) 

Her iki hastalık da tedavi edilemez.


 

Kusma kedilerde vücudun doğal koruyucu reaksiyonlarından biridir.Kediler kustuğunda,kusmanın hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve ne zaman veterinere gitmemiz gerektiğini nasıl anlayacağınızı buradan okuyabilirsiniz.

Kedi sahipleri için can sıkıcı olabilecek şey,kediler için aslımnda bir nimettir.Çünkü kusma,öksürme ve hapşırma ile birlikte,organizmanın kendini zararlı maddelere veya patojenlere karşı,tabiri caizse "dışarı atarak" savunduğu koruyucu tepkilerden biridir.Bir kaç istisna dışında,bu koruyucu refleks bu nedenle ilaçlarla bastırılmamalıdır.

Aşağıdaki Durumlarda Kedilerde Kusma Zararsızdır

Özellikle kürk değiştirirken kediler düzenli olarak yutulan tüyleri kusarlar.Belki biraz fazla yenilen bir yemekten sonra bir kez kusmak bile ciddi bir semptom değildir.Ancak yaygın bir solucan istilası genellikle rahatsızlığın belirtisi olabilir.Veterinerde yaptıracağınız solucan tedavisi ile kedinizin kusma sorununa son verebilirsiniz.

Kediler Aşağıda Yazılanlar Gibi Kusarsa Hemen Veterinere Gidilmesi Gerekir

Kedinizin kusması ciddi bir hastalığın belirtisi,hatta yaşamını tehdit eden bir acil durum olabilir.Kusmuk eğer koyu renkliyse veya dışkı kokuyorsa,kedi derhal veterinere götürülmelidir.Hatta mümkün olan en kısa sürede ameliyat edilmesi gereken bir bağırsak tıkanıklığı olabilir.Arka arkaya bir kaç kez kusarsa,hemen veteriner hekime danışılmalıdır.Çünkü zehirlenme ya da ciddi bir enfeksiyon nedeniyle kusmuş olabilir.

Kusmanın Uyarı İşaretlerini Doğru Şekilde Değerlendirilmeli

Eşlik eden semptomlar,kusma vakasının ciddiyeti için belirleyicidir.Aşağıdaki belirtiler derhal veterinere gitmeyi gerekli kılar.

1. Ateş

2. Dehidrasyon (iki parmağınızla çektiğiniz deri kıvrımımın hemen tekrar kaybolmaması ile tanımlanabilir)

3. Ağrı (kediyi havaya kaldırdığınızda)

4.Artan yorgunluk

5. Sulu gözler

6. Apati veya bilinç bulanıklığı 

Bu dramatik vakalarda,mümkünse yanınızda kusmuğun bir kısmını veterinere götürün.Numunenin hızlı analizi ve teşhis hızlandırılabilir ve böylece muhtemelen kedinin hayatı kurtarılabilir.Bir çok kronik hastalık durumunda semptomlar genellikle daha az belirgindir veya bu hastalıkların gelişimi o kadar yavaştır ki zayıf sinyaller taşır,ancak kedinizin durumu gitgide kötüleşebilir.

Mide Her Zaman Kusmanın Nedeni Değildir

Pek çok sinsi hastalıkta kediler sürekli kusmazlar,ama arada sırada düzenli,ama aynı zamanda düzensiz aralıklarla kusarlar.

1.Her zamankinden fazla mı uyuyor?

2. Çok su içiyor mu?

3. Bağırsak hareketliliği ne durumda?

4. Gergin mi yoksa alışılmadık derecede sakin mi?

5. Güvenli ve zarif bir şekilde mi hareket ediyor yoksa yürüyüşü değişti mi?

Veterinerle paylaşacağınız her ayrıntı,kedinizin rahatsızlığının nedenini belirlemeye yardımcı olacaktır.Çünkü kusma,metabolik bozukluklar,böbrek sorunları,beyin hastalıklarının habercisi olabilir.Ya da kusmanın arkasında ateş,enfeksiyonlar ve sayısız diğer ciddi ve daha az ciddi hastalıklar olabilir.Tedaviden önce neden kesin olarak ortaya çıkarıldıysa tedavi uzun vadede yardımcı olur.

Sağlıklı Kedilerde Komplike Olmayan Kusma Tedavisi

Çoğu zaman kediler yutulan kıl nedeniyle kusamazsa,midesi kötüleşir,ancak "mide yükünden" kurtulduktan yarım saat sonra ise uykuya dalar.Uyanır uyanmaz ise tekrar acıkır.Yetişkin ya da zayıf bir kediye yaklaşık 24 saat boyunca herhangi bir mama veya ödül verilmemelidir.Çünkü tahriş olmuş mide zarının tekrar yiyecekle yüklenmeden önce iyileşmesi gerekir.24 saat bunun için yeterli bir süredir.Ancak tahriş olmuş mide zarının iyileştirmeden önce kediyi beslerseniz mide ciddi bir soruna dönüşebilir.Hassaslaşmış bir mide,belirli gıda proteinlerine karşı kolayca bir yem alerjisi geliştirebilir,genellikle ömür boyu süren ve ancak düşük alerjenli diyetle çözülebilen bir hastalığa dönüşme olasılığı bulunmaktadır.Veya kedi,her zamanki yemeğine veya diyet mamasına karşı aşılmaz bir tiksinti geliştirir,çünkü halsizliğini tam olarak yiyeceğe bağlar.

Aşağıdaki Durumlarda Kedilere Diyet Uygulanmamalıdır

Genç kediler,kronik hasta veya aşırı kilolu kediler bu kadar uzun süre aç kalmamalıdır.Birincisi,enerji rezervleri yiyeceksiz yapamayacak kadar küçüktür ve ikincisi ise,yağ metabolizmasının yaşamı tehdit eden bir bozukluğu olan hepatik lipidoz riski vardır.Veteriner hekime danıştıktan sonra bu kedilere mide dostu bir diyet önerilebilir.Hafif tuzlu et suyunda tavuk fileto ile pişmiş pilavın yanı sıra,veterinerde kazır mide dostu mamalar mevcuttur.Ağır vakalarda ise veteriner kedilere tüm önemli besinleri bir infüzyon (damardan sıvı aktarımı) yoluyla sağlayabilir.


Şimdiye kadar bazı araştırmalar,sıcak kıyı sularında yaşayan köpekbalıklarının soğuk mevsimde kış uykusuna yatmak için daha derin sularda açık denizlere göç ettiklerini varsaydı.Ancak güncel bir çalışma,durumun böyle olmadığını gösteriyor.

Mevcut bilgilere göre,büyük köpekbalığı, maksimum vücut uzunluğu on metre olan,dünyadaki en büyük ikinci balıktır.Sadece balina köpekbalığı 14,5 metreye ulaşan uzunluğuyla daha büyüktür ve bu nedenle,maksimum 20 metre uzunluğunda okyanuslarda yüzen en büyük balık olan soyu tükenmiş megalodonun vücut boyutlarına yaklaşır.Tüm köpek balığı türleri gibi,büyük köpekbalığı da daha sıcak ve kıyı sularını tercih eder.Bununla birlikte,büyük köpekbalığı türünün görülmesi soğuk aylarda önemli ölçüde azaldığından,bazı bilim adamları,büyük köpekbalığının okyanus tabanında kış uykusuna yatabileceğinden şüpheleniyorlardı.

Uydular,Uzaydan Gelen Köpekbalıklarını Takip Ediyor

Marine Conversation Society'den (MCS) araştırmacılar,köpekbalıklarının kış uykusuna yatıp yatmadığı sorusunu nihayet açıklığa kavuşturmak için,Britanya Adaları ve İrlanda çevresindeki sularda köpekbalıklarını 15 yıl boyunca yakından gözlemlediler.

Çok sayıda uydu görüntüsünün de yardımıyla derlenen tüm veriler,artık büyük köpekbalıklarının kıyı sularında kaldığını açıkça göstermektedir. 

Beş köpekbalığı üzerinde yapılan gözlemlerde 4.000 kilometreden fazla süren dolaşımlarında 230 metre derinliğe indikleri kaydedilsi,ancak balıkların kıyıya yakın kaldığı gözlemlendi. 

Yaz Aylarında Büyük Köpekbalıklarını Gözlemlendi

Araştırmacılar,sıcak yaz aylarında büyük köpekbalıklarının nerede toplandığını bulmak için bölge halkıyla görüşmeler yaptılar.15 yıllık gözlem süresi boyunca,bilim adamları,söz konusu yerlerde çok sayıda büyük köpekbalığı gözlemleyebildiler.Cornwall,Devon ve Channel Adaları açıklarında toplam 11.675 büyük köpekbalığı görüldü.Man Adası açıklarında 2.977 büyük köpekbalığı,İskoçya açıklarında 1.426,Kuzey İrlanda açıklarında 61 ve Galler açıklarında 27 büyük köpekbalığı görüldü. Ek olarak,İrlanda çevresinde yaklaşık 200 başka türde köpekbalıkları görüldü.Gözlemlerin çoğunda,köpekbalıklarının boyunun iki ila altı metre uzunluğunda olduğuydu.Bazıları ise sekiz metreye kadar ulaşıyordu.Ayrıca İngiltere'nin güneybatı kıyısında 500 hayvandan oluşan bir grup gözlemlendi.

Büyük Köpekbalıklarının Korunması İçin Değerli Veriler

Araştırmacılar ve sorumlu yöneticiler,çalışmanın sonuçlarından memnun.Büyük köpekbalıkları hakkında hala cevaplanmamış birçok soru var,ancak en azından İngiltere ve çevresindeki hayvanların kış uykusuna yatmadığını,aksine göç ettiklerini biliyoruz.Buna ek olarak,artık büyük köpekbalıklarının Britanya Adaları'nda saat kaçta hatta nerede olduğunu biliyoruz.Araştırmacılar, birçok köpekbalığının düzenli olarak toplandığı yerlerin hayvanlar için çok önemli olduğunu ve bu nedenle bu alanların koruma altına alınılması gerektiğini düşünüyorlar. 

 

Hastalığın türüne bağlı olarak balıklarınız tek tek ya da toplu olarak hastalıktan etkilenebilirler.Aşağıda genelde akvaryumdaki karşılaşılan hastalıkları okuyacaksınız.  

Stres akvaryumdaki balıklarınızın bağışıklık sistemini zayıflatır ve hastalıklara zemin hazırlar.Hayvanın doğal ihtiyaçlarından ve davranışlarından sapan her şey stres sebebidir.Bu nedenle hastalıklardan kaçınmak,bir akvaryumun planlanması,kurulması ve balıkların stressiz bir şekilde akvaryuma dahil edilmesiyle başlar.Bu nedenle yeni akvaryum sahipleri için yaşam standartları kolaylıkla sağlanabilen balıklar tercih edilmesi önemlidir.

Yanlış Veya Değişken Su Derecelerinden Kaynaklanan Hastalıklar 

Akvaryumdaki su sıcaklığının metabolizmanın işlevselliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.Çünkü balıklar vücut ısılarını kendileri düzenleyemezler.Oksijenin varlığı sıcaklığa bağlıdır.Su ne kadar sıcaksa,oksijen o kadar az çözülür.Sıcaklık 24 derecenin altında olmamalıdır.

Asit Ve Alkali Hastalığı

PH değeri dalgalanmaları ve su sıcaklığının tolerans sınırında olmaması kalıcı stres ve hastalıklara davetiye çıkarır.PH değeri Co2 ile düzenlenebilir.Bu anlamda akvaryumunuzda bitkilere ihtiyaç olacaktır.Suda yeterince bitki barındırmazsanız PH değeri yükselir ve toksik olmayan amonyum amonyağa dönüşür.Ortaya çıkan amonyak balıklarınızın hastalanmasına sebep olacaktır.Çözümü ise hemen su değişimi,filtrenin temizlenmesi ve PH değeri kontrolüdür.


Balıkların Zehirlenmesi 

Zehirlenme Örn (ağır metaller veya nitrojenden) başlarda oksijen eksikliği olarak görülebilir (balığın soluması şiddetlidir.) Ancak toksin saldırısı balıkların mukoza zarlarına ve solungaçlarına saldırı halindedir.Ayrıca solungaçlarda renk değişimi gözlenir.Bu durumda yapılacak ilk şey balıkları makul dereceye sahip temiz bir suya almak.Ardından ise test yapılmak üzere sudan numune alınmalıdır.

Balıklarda Dış Yaralanmalar

Zayıf olan balıklar haricinde çizikler ve hafif yaralanmalar balıklara çok az zarar verir.Zayıflamış balıklarda ise bu bir mantar enfeksiyonu sebebidir.Açık cilt bölgeleri,yaralar,kırmızı noktalar ve yüzgeçlerin çürümesi enfeksiyon belirtileri olabilir.Enfeksiyonları suya koyacağınız kızılağaç kozalağı ve deniz badem ağacı yapraklarıyla mantar enfeksiyonlarını önleyebilirsiniz.Enfekte olan balıklar akvaryum dışına alınır ve orada tedavi edilir.Çünkü enfeksiyona karşı kullanacağınız ilaçlar akvaryumunuzdaki filtrelere zarar verir.

Akvaryumdaki Mantar Sorunu (Mikozlar)

Mantar saldırılarına akvaryumdaki sağlıksız koşullar neden olur ve tipik bir ikincil hastalık olarak kabul edilir.Mantar saldırısı Örn: Saprolegnia balık üzerinde beyaz pamukların ortaya çıkmasıyla kendini gösterir.Ayrıca küçük yaralanmalar da söz konusudur.Çok tehlikeli olmasa da bu duruma müdahale edilmelidir.Bu durumda akvaryum suyu kontrol edilmelidir.Balıklar akvaryum dışında uygun ilaçlarla tedaviye alınır.Sağlıklı balıklara ise ek vitamin ve kaliteli yem verilir.

Beyaz Benek Hastalığı 

Beyaz benek hastalığı akvaryumlarda en sık görülen hastalıktır ve bir patojen tarafından tetiklenir.Küçük beyaz noktalar genellikle yüzgeçlerden tüm vücuda yayılır.Sağlıklı ve güçlü balıklar bu enfeksiyondan kurtulur ve zamanla belirli bir bağışıklık geliştirir.Beyaz benek hastalığına karşı alacağınız ilaç,patojenin yaşam döngüsü nedeniyle bir kaç gün boyunca suya uygulanır.


Balıklarda Viral Hastalıklar

Karışık enfeksiyonlara bakterilerde dahil olur ve bu durumda balıklarınızın hem kendisi hem de gözleri şişer.Bu durumda hastalıklı balıklar sağlıklı balıkları da enfekte etmemesi için hemen akvaryumdan çıkarılmalı.Viral hastalık sahibi balıkların kurtulma şansları olmadığından hemen öldürülmeli.Sağlıklı kalan balıklar ise bağışıklık kazanabilirler.

Lenfokistis Nodüler Hastalıklar

Lenfokist,derideki bir virüs enfeksiyonundan kaynaklanır ve tatlı-tuzlu suda bulunur.İstila,genellikle yüzgeçlerde başlayan küçük sert nodüller (doku büyümesi) ya da nodül dizileri ile başlar.Nodüller virüsün çoğaldığı dejenere hücrelerdir.Balıklarda nodüler hastalık tedavi edilemez.

Balıklarda Neon Hastalıklar 

Bu hastalıkta önce kaslar hasar görür.Cilt beyazımsı parlar.Renk solar,tetralarda renk bandı kaybolur.Neon balıklar tipik uyku pozisyonunu almazlar.Balıklar sendeler,sarsıntılı hareketler sergilerler.Tedavi seçenekleri bilinmemektedir.

 

Bir sabah kalktınız kafesteki kuşunuzun örtüsünü açtıktan sonra kuşunuzda bir sessizlik hakim,ayrıca gün içinde hapşırdığına ve öksürdüğüne şahit olursunuz.Bunlar veteriner tarafından acil tedavi gerektiren bir parazit istilasının belirtileri olabilir.

Kümes hayvanı akarları genelde hayvanın tüylerinde görülür.Bunun bir istisnası muhabbet kuşu,kanarya ve ispinoz kuşlarının solunum yollarına yerleşebilen hava kesesi akarlarıdır.

Tipik Semptomlar

Başlarda hava kesesi akarları hayvanınızı etkilemez.Bir kaç hafta sonra ise belli başlı semptomlar baş gösterir.Kuşunuz sessizliğe gömülür,hapşırmaya,öksürmeye başlar.Başını sağa solla sallar.Daha sonraları ise nefes alış verişlerinde hırıltı duyabilirsiniz.Bunun sonucunda soluk borusu ve akciğerlerde bakteriyel enfeksiyon görülür ve hastalığı ilerlemeye başlar.


Parazit İstilası Tedavisi

Parazit istilası şiddetliyse kuşlar zayıflar hatta ölebilir.Erken tanı burada hayat kurtarır.Semptomlar başladığında hayvanınızı hemen veterinere götürmelisiniz.Veteriner bu aşamada parazitleri burun boşluğunda ve mukusta tespit edecektir.Kuşun boynuna güçlü bir ışıkla bakıldığında dışarıdan nefes borusunda koyu lekeler görülecektir.İstila çok fazla ilerlemediyse cilde damlatılan antiparazitik ilaçlar akarları öldürecektir.Bu tedavi parazit tedavisine bağlı olarak bir kaç kez tekrarlanmalıdır.Tedaviye zamanında başlanması ve veteriner hekimin diğer solunum yolu hastalıklarını (bakteri,mantar) tedavi etmiş olması önemlidir.Ek olarak yiyecek yoluyla tekrar enfekte olmamalarına dikkat edilmelidir.

 

Her köpek benzersiz ve eşsizdir ve karakterleri bir çok sebepden dolayı farklıdır.İnsanlarda olduğu gibi köpeklerde de göz rengi ile karakteri arasında bağlantı olabileceği ile ilgili çalışmalar bulunmakta.Sonuçlar şaşırtıcı ve bir o kadar da doğruluk payı olduğu görülmekte.

Köpekler karşınızda başını eğer ve masum bir şekilde gözleriyle ne kadar aç olduğunu anlattığında çoğu İnsan buna karşı koyamaz.

Köpeklerde Göz Renkleri Nelerdir

Hemen hemen tüm yavru köpekler mavi gözle doğarlar.Ancak 5 ila 6 hafta sonra nihai olarak köpeğin hangi göz rengine sahip olacağı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar.Bir kaç ay sonra ise göz rengi tamamen ortaya çıkmıştır artık.Çoğu köpeğin kahverengi gözleri vardır.Kahverengi ton açıktan koyuya kadar değişebilir.Mavi gözlü köpekler ise nadir değildir.Yeşil gözlü köpekler ise çok sık görünmez.Hatta bir çok İnsan yeşil gözlü köpeklerin olmadığına bile inanır,ancak bu bir hatadır.Köpeklerde İnsan'lardan farklı olarak bir başka fenomen ise iki farklı renkli göze sahip olmalarıdır.Bu iris heterokromisine tek göz adı verilir.Genellikle bir göz mavi diğeri ise kahverengidir.

Göz Rengi Köpeklerin Karakterleri Hakkında Bizlere Hangi İpuçları Verir

Köpeğin sahip olduğu göz rengi genlerinde yatmaktadır.Bu nedenle,belirli bir göz rengine olan eğilim köpeğin cinsine de bağlanabilir.Bununla birlikte,bir köpeğin karakterinin nasıl gelişeceği yalnızca genetik gereksinimlerine bağlı değildir.Karakter gelişimi aşaması öncelikle köpeğin hayatının ilk haftalarında şekillenmeye başlar.Sonrasında yaşadığı deneyimler karakterinin oturmasını sağlar.Köpeğin göz renginin karakteriyle net bir şekilde ilişkili olmasa da,çeşitli araştırmalar,bir çok köpekte sıklıkla ortaya çıkan karakter özelliklerinin göz renginden okunabildiği gözlemlenmiştir.

1.Kahverengi Göz 

Kahverengi gözlü köpeklerin özellikle güçlü bir karaktere sahip olduğu söylenir.Tam olarak ne istediklerini ve hedeflerine nasıl ulaşacaklarını bilirler.Kahverengi gözler bir sadakat göstergesidir.Bu köpekler kendilerini sahiplerine çok yakın hissederler.Naziktirler ama körü körüne itaatkar değildirler.Bu köpeklerde tutarlı ve sevgi dolu bir yetiştirme durumu önemlidir.

2.Kehribar Göz

Kehribar gözlü köpeklerin özellikle bağımsızklıklarına çok düşkün olduğu söylenir.Sadık yoldaşlardır ancak sadece emrin arkasındaki anlamı anlarlarsa emirleri güvenilir bir şekilde uygularlar.Kehribar rengi gözlü köpeklerin kendilerine çok güvenmeleri her zaman öyle oldukları anlamına gelmez.Geri çekilmeleri için bir tavşan pençesi bile yeterli olabilir.

3.Mavi Göz

Mavi gözlü köpekler çok dikkat çekerler.Büyük bir manevi güce sahipdirler.Bu yüzden mavi gözlü köpeklerin özellikle güvenilir ve sadık arkadaş olarak görülmeleri şaşırtıcı değildir.Verilen görevleri büyük bir inançla yerine getirirler.Hep bir meşkale içinde olmayı severler.Eğer bir meşkale verilmezse kendileri arar ve bulurlar.

4.Yeşil Göz

Yeşil gözlü köpekler çok özeldir.Bunun başlıca nedeni bu rengin köpeklerde çok az bulunmasıdır.Yeşil gözler köpeğe gizemli bir görünüm verir.İçe dönüktürler.Yabancılara karşı çekingen ve temkinlidirler.Saldırgan değilidirler sadece güvenlerini kazanmak biraz zaman alır.

5.İki Farklı Renk

Farlı renkli göze sahip köpekler ürkütücü görünseler de sahiplerini güldüren ve eğlendiren bir yapıya sahiptirler.Öğrendikleri şeyleri sahnelemeyi çok severler ve tabii ki her zaman bir ödül beklerler.


 

Kedinizle konuşabilmeyi,onun miyavlamasından ne dediğini,şikayetini,isteklerini anlayabilmeyi hayal ettiniz mi? Çoğu kedi sahibinin bunu hayal ettiğini düşünebiliriz.Aslında yakın zamanda bu hayal gerçeğe dönüştü bile.Teknoloji devi Amazon'nun yazılım mühendisleri " Meow Talk" adında kedi dilini tercüme edecek bir uygulama geliştirdi.

Kedilerin miyavlaması çok çeşitlidir.Kedi sahipleri çoğu zaman kedilerinin ne istediğine dair ipuçları yakalasa da,bazen tıkandıkları yerler de olabiliyor.Bu uygulamayla kedi sahipleri kedilerinin ne demek istediğini tam olarak anlayacaklar.Akıllı Amazon ses sistemi "Alexa" nın geliştirilmesinde de yer alan Javier Sanchez bu uygulamanın mimarlarından.Artık kedi dilini çevirebilen bir uygulamaya sahibiz.

"Meow Talk" Uygulaması Nasıl Çalışıyor

"Meow Talk" uygulamasının geliştiricileri her kedinin ayrı ayrı miyavladığını varsayarlar.O yüzden kedi miyavlamasına ait bir veri tabanı yoktur.Bu iş kedi sahiplerine kalıyor.Kedi sahipleri kedilerinin miyavlamalarını ayrı ayrı kayıt altına almalılar.

Uygulamanın temel prensibi şu şekildedir:

1.Uygulamayı Google App veya Playstore'dan indirip ücretsiz kayıt oluyorsunuz.

2.Daha sonra kediniz için bir profil oluşturuyorsunuz.Birden fazla kediniz varsa her biri için ayrı profil oluşturabilirisniz.

3.Kayıt tuşuna basıp kedinizin çıkardığı farklı sesleri kaydediyorsunuz.

Artık kendi kedinizin bir ses veri tabanına sahipsiniz.Veri tabanındaki seçenekler şu şekildedir.

1.Beni besle !

2.Beni içeri al !

3.Beni dışarı çıkar !

4.Beni yalnız bırak !

5.Sana saldırmak üzereyim !

6. Merhaba !

7. Avdayım !

8. Aşığım !

9. Anne !

10. Ağrım var !

11. Bilmiyorum !

"Meow Talk" akıllı bir uygulamadır ve buradaki amaç düzenli bir şekilde kayıt altına aldığınız sesler, yapılan ayarlamalarla kedinizin seslerini hatırlayabilmesidr.Kullanıldıkça çeviriler daha hassas hale gelecek,her kediye özel bir çeviri görevi görecektir.