Articles by "Hayvanlar Alemi"
Hayvanlar Alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

 

Hayvanlar alemindeki dostlarımız hayatımızın bir parçasıdır ve yüzyıllardır beraber yaşadık, yaşamaktayız ve yaşayacağız.Hayatımızın her alanında olduğu gibi televizyon ve sinema dünyasında da hayvan dostlarımızla beraberiz.Daha çok çocuklarımıza hitap etse de biz yetişkinler aşağıda sıralayacağım yapımları zevkle izleyerek eğlendik bazen de hüzünlendik.Hayvanları konu alan dizi ve filmleri aşağıda toparlamaya çalıştım.Küçükken kahramanımız olan bu hayvanlara ait dizi ve filmler şimdi olsa yine izlerim diyen izleyicilere gelsin.

1.Flipper 1964-1967 Macera,Aile İmdb: 6.3

Dile kolay tam 58 sene önce ilk yayınını yaptı.Bir İngiliz NBC prodüksiyonu.Başrolde sevimli mi sevimli,akıllı mı akıllı bir yunus var.Porter Ricks,Florida sahilindeki "Coral Key Parks" gözetmeni olarak çalışmaktadır.Karısı yıllar önce ölmüştür ve bu yüzden iki oğlunu Sandy (15) ve Bud'ı (10) tek başına büyütmektedir.Çocuklar zamanların çoğunu su kenarında geçirmektedirler.Özellikle Flipper adlı yunus onların en büyük eğlence kaynağıdır.Hatta Flipper ile maceradan maceraya koşarlar.Flipper olarak 5 farklı dişi yunus dizide oynamıştır.Bunlardan birisi (Caty) çekimlerden sonra daha fazla strese dayanamayarak bir havuz şovunda kendi solunumunu durdurup intihar etmiştir.Yunuslar bilinçli nefes alırlar.Kendi nefeslerini kontrol ederler.Böylece yaşayıp yaşamayacaklarına kendileri karar verebilirler.

2.Lassie 1954-1974 Macera,Dram,Aile İmdb: 6.6 

En başarılı hayvan başrollerindeki dizilerden birisidir.Lassie ilk defa 1954 yılında Amerikan ekranlarında gösterime girdi.Yaklaşık 20 yıl ve 556 bölüm.İzleyiciler küçük Jeff Miller'ın (daha sonra Timmy Martin) ve onun sadık rough collie cinsi dişi köpeği Lassie'nin maceralarını izlediler.Geçen sene " Lassie Com Home" adlı sinema filmi vizyona girdi.

3.Hachiko:A Dog's Tale Biyografi,Dram,Aile İmdb: 8.1

Bir filmle devam edelim.Dostluğun,sadakatin başrolü Akita cinsi köpek Hachiko.Gerçek bir hikayeden senaryolaştırılan filmin en büyük özelliği izleyiciyi hüzne boğmasıdır.Sahibi öldükten sonra bile ona sadakatten vazgeçmeyen heykeli dikilmiş bir köpek.Her gün işe gitmek için metro istasyonuna kadar sahibine eşlik eden Hachiko,günün birinde bir tren kazası sonucu sahibinin ölmesine rağmen tren istasyonundan ayrılmaz ve her gün onun gelmesini bekler.Ölene kadar. 

4.Daktari 1966-1969 Macera,Aile İmdb: 7.1

Daktari 1966 yılında yayınlanan bir Amerikan CBS televizyon dizisidir.Afrika'da bir hayvan araştırma merkezinde görev yapan veteriner Marsh Tracey ve kızı Paula'nın hayvanlarla iç içe olan maceralarını anlatır.Yan rollerde ise hayvanlarımız şaşı aslan Clarence ve şempanze Judy vardır.Özellikle şaşı aslanın gözünden görünen çekimler hayli eğlencelidir.

5.Free Willy 1993 Macera,Dram,Aile İmdb: 6.0

Free Willy,Lori Petty,Michael Madsen ve Mykelti Williamson'un rol aldığı Simon Wincer tarafından yönetilen 1993 yapımı bir dram filmidir.Küçük Jesse bir su parkında kendisine verilen cezayı çekmek durumundadır.Orada katil balina Willy ile tanışır ve ona çeşitli oyunlar öğretir.Ancak hayvanın seyirci önünde gösteri yapma arzusu yoktur.Aslında Orca cinsi bu balinalar saldırgan ve vahşi kimlikleri ile tanınırlar.Bu filmde özgürlüğünü tekrar kazanmak isteyen bir karakter görüyoruz.Devam filmleri mevcut.

6.Old Yeller 1957 Macera,Dram,Aile İmdb: 7,3

Bir Walt Disney yapımı tam bir klasik.Bir çiftlikte bir kadın ve iki oğluyla birlikte yaşayan başıboş köpek Jello'nun hikayesi.Jello,Travis ve Arliss'i bir çok kez ölümden kurtarır.Bu filmin en önemli özelliği melankoli ve unutulmaz sonuyla dikkat çekiyor.

7.Fury 1955-1960 Aile,Western İmdb: 7.4

Sıra simsiyah bir at olan Fury'de.Fury,Peter Graves ve Bobby Diamond'ın başrollerini paylaştığı 1955 tarihli macera türünde bir dizidir.5 sezon yayında kaldı.Yetim çocuk Joey,velayet mahkemesi tarafından Jim Newton'un Broken Wheel Ranch çiftliğine gönderilir.Vahşi aygır Fury'ye binebilen ve hayvanı anlayabilen tek kişi odur.O andan itibaren Fury ile bir çok macera yaşarlar.1955'den 1960'a kadar 114 bölüm çekildi.Dizi,Albert G.Miller'in yazdığı bir gençlik kitabına dayanıyor.

8.Unser Charly 1995-2012 Komedi,Dram,Aile İmdb: 4.6

Charly,1995 yılında Leon Benice Bessler ve Martin Semmelrogge ile birlikte oynadığı bir aile komedisidir.1998 yılında bizde de yayına giren ve 2 sezon devam eden Çarli dizisinin Alman versiyonudur.Dr Matin,karısı ve çocuklarıyla beraber Berlin'de yaşamaktadır ve orada bir veteriner kliniği işletmektedir.Bir gün hayvan kaçakçılarından kaçan bir şempanze birdenbire ortaya çıktığında Dr.Martin o andan itibaren Charly adını taşıyan çaresiz hayvana sahip çıkar

 

Köpeğinizi ne zaman ve ne sıklıkla yıkamanız gerektiğini ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini buradan öğrenebilirsiniz.

Temel kural şudur mümkün olduğu kadar sık,mümkün olduğu kadar nadir.Bu nedenle,bir köpek yalnızca çok kirliyse yıkanmalıdır.Köpek çok sık yıkanırsa,köpeğin cildine zarar verir.Koruyucu deri tabakaları henüz tam olarak gelişmediği için yavrular kesinlikle yıkanmamalıdır.Kürkteki kiri fırçalamak mantıklı bir alternatifdir.Köpeğinizin yıkanması gerekiyorsa nelere dikkat etmeniz gerektiğini buradan öğrenebilirsiniz.

Köpeklerin Yıkanma Şekli

Köpeği duş aldırmanın en iyi yolu küvettir.Köpeğin kaymasını önlemek için zemine önceden bir kauçuk paspas koymalı.Dört ayaklı arkadaşınızı onunla yıkanmadan önce suyu rahat bir sıcaklığa ayarlayın.Özellikle göz ve burun çevresine dikkat edilmesi gerekiyor.Cilde zarar vermemek için en iyisi soft bir köpek şampuanı kullanmaktır.Asla kendi şampuanınızı kullanmayın.Köpeğinizin derisini tahriş edebileceğinden bu şampuanlardan kaçınmalısınızdır.Ayrıca şampuan burun,kulak ve gözlere girmemesine dikkat edilmelidir.Ardından,tüylerde şampuan kalmaması için uzun süre su ile durulamalısınız.Kurumuş şampuan kalıntısı cildi kurutur ve kaşınmaya neden olur.

Kürk En İyi Nasıl Kurutulur

Köpeğinizi bir havlu yardımıyla kurulayabilirsiniz.Yaz aylarında güneş altında ya da bir fön makinesiyle köpeğin kürkü kurutabilir.Makinenin sıcak ayarına çok dikkat edilmelidir.Kışın köpeğinizi ancak istisnai durumlarda yıkamalısınız.Kaniş veya dalmaçyalı gibi köpek ırklarının derileri soğuk havalardan dolayı hassastır.Köpeğinizin kış aylarında çamura bulanmışsa önce bir havlu yardımıyla çamuru temizlemeli,ardından banyo yaptırmalısınız.Uzun tüylü ırkların kışın bile yıkanmaya ihtiyacı vardır.Köpeğin gece boyunca kurumasını sağlamak için akşamları yıkanmalıdır.

 Bu Norveç adalarında kediler yasak.

Norveç'in Svalbard adalarında kediler yasaktır.Ancak bir istisna var: kırmızı kedi Kesha.Peki,Svalbard'da kediler neden yasaklandı ve Kesha'nın oraya nasıl kabul edildi.

Norveç'in Svalbard takımadaları 400'den fazla adadan oluşur ve Kuzey Kutbu'nda yüksek bir yerde bulunur.Adalarda 2.400'den biraz daha fazla insan yaşıyor ve bu da Svalbard'ı dünyanın en kuzeyde insan yerleşim yerlerinden biri yapıyor.

Turistler oradaki vahşi yaşamı gözlemlemek için Svalbard'a gelirler: orada kutup ayıları,kutup tilkileri,ren geyiği ve diğer birçok hayvan bulunabilir.Ancak Svalbard'da tatilcilerin göremeyeceği bir hayvan var: kediler.

Tatilde nereye giderseniz gidin,neredeyse her zaman bir kediyle karşılaşacaksınız  ama Svalbard'da değil. 1992'den beri, "istilacı bir tür" olarak adaların hassas ekosistemini tehlikeye atacakları için,kedilerin içeri sokulması veya orada tutulması yasaklanmıştır.Ancak bir istisna var: kırmızı kedi Kesha.İddiaya göre, Svalbard'ın en büyük ikinci kasabası olan Barentsburg'a,ülkeye girebilmek için resmen kutup tilkisi olarak kaydettirdiği bir Rus ailesiyle birlikte geldi.Kesha,Barentsburg sakinleri arasında çok popülerdir ve aynı zamanda bir "turistik cazibe merkezi" haline gelmiştir.Uzun bir süre Kesha,Svalbard'daki tek kedi olarak kabul edildi,ancak görünüşe göre adalarda yaşayan başka dört kedi daha var. Tolere edilse de,daha fazlası olmamalıdır.


Biz insanlar için lezzetli olan şey,köpeğiniz için zehirli ve hatta ölümcül olabilir.Şimdi köpeğinizin hiçbir koşulda yememesi gereken yiyecekleri sıralayalım.

Birçok köpek sahibi,yemeklerini köpekleriyle paylaşmayı sever.Bununla birlikte,dikkatli olunması tavsiye edilir:köpek,yediğimiz her yiyeceği sorunsuz bir şekilde sindiremez.Hiçbir koşulda köpeğin midesine girmemesi gereken pek çok yiyecek vardır.Aşağıdaki yiyecekler zehirli ve hatta köpekler için ölümcül olabilir.

Köpeklerin Kahve İçmesine Asla İzin Verilmez 

Kahve köpekler için zehirlidir.Kafeinde bulunan metilksantin köpeğin sinir sistemini etkiler ve hatta ölüme bile yol açabilir.Nöbetler,titreme,huzursuzluk ve aşırı ısınmanın yanı sıra ishal,kusma ve kardiyak aritmilerin tümü köpeğin kahve ile zehirlendiğini gösterebilir.

Çikolata Köpekler İçin Zehirlidir

Bizim tarafımızdan çok sevilen çikolata ,köpekler için kesinlikle bir tabudur! Kakaonun içerdiği teobromin,dört ayaklı dostlarımız için zehirlidir.Çikolata yemiş bir köpek genellikle huzursuzluk,ishal, kusma ve yüksek kalp atış hızı yaşayacaktır.Acil bir durumda nöbetler ve hatta solunum yetmezliği meydana gelebilir.Özellikle yavru köpeklerde ve küçük köpek ırklarında,küçük miktarlar bile hayati tehlike oluşturabilir.

Köpeğinize Asla Çiğ Fasulye Vermeyin

Pişirildiğinde,fasulye köpeğiniz için güvenlidir. Bununla birlikte,çiğ olarak tüketilmemelidirler:fazin toksini,ham haliyle oldukça toksiktir.Phasin,köpeğin kanındaki kırmızı kan hücrelerinin birbirine yapışmasını sağlar.Sonuç: Etkilenen köpeklerde karaciğer şişmesi,ateş ve karın krampları görülür.

Sarımsak,Yabani Sarımsak Ve Frenk Soğanı Köpekler İçin Tehlikelidir

Soğanda bulunan sülfürik asit,köpeğin vücudundaki kırmızı kan hücrelerini yok eder.Bir köpek soğan yerse tehlikeli olabilir: ishal,kanlı idrar,kusma ve hızlanan kalp ve solunum hızı belirtileri gösterir. Soğanlar,vücut ağırlığının kilogramı başına beş ila on gram arası köpekler için zehirlidir.

Kümes Hayvanlarının Kemiklerini Köpekler İçin Bu Kadar Tehlikeli Yapan Şeyler 

Köpeğinize kümes hayvanı kemiklerini vermemeniz daha iyidir,çünkü bunlar iki kat tehlikelidir: Kümes hayvanı kemikleri kolayca bölünür,bu yüzden köpeğin ağzına,boğazına veya midesine zarar verebilirler.Ayrıca,sürekli kemik beslenmesi köpeğinizde kabızlığa neden olabilir.

Alkol Kesinlikle Köpekler İçin Tehlikelidir

Alkol bir hücre zehiridir ve bu nedenle köpekler için oldukça tehlikelidir.Kusma,nöbetler ve nefes darlığı köpeklerde alkol zehirlenmesinin tipik belirtileridir.Alkolle temas eden köpeklerde kronik karaciğer ve böbrek hasarı görülebilir.

Üzüm Ve Kuru ÜzümKköpekler İçin Zehirlidir

Kuru üzüm ve üzüm oksalik asit içerir köpeklerde akut böbrek yetmezliğine neden olabilir ve bu da ölümcül olabilir.Üzüm veya kuru üzüm tüketen köpekler genellikle uyuşuk görünürler.

Avokado Bir Köpek Maması Değildir

Avocadolar,köpeklerde ishal ve kusmaya neden olabilen persin içerir.Ek olarak,büyük avokado çekirdeğini bir köpek oyuncağı olarak sunmaktan kesinlikle kaçınmalısınız:köpeğiniz boğulabilir!

Bu nedenle,köpeğinizi gerçekten güvenle bırakabileceğiniz yiyecek artıklarını dikkatlice düşünün. Önemli: Zinde ve sağlıklı kalması için dört ayaklı arkadaşınıza türe uygun yeterli köpek maması sağlayın.

Şeker Alternatifi Ksilitol,Köpekler İçin Oldukça Zehirlidir

Pek çok köpek sahibi,şeker alternatifi ksilitol veya ksilitolün köpekler için oldukça toksik olduğunu bilmiyor.Köpek maddeyi yedikten yaklaşık 10 ila 30 dakika sonra,aşırı bir insülin salınımı ve yaşamı tehdit eden kan şekeri seviyelerinde bir düşüş olacaktır.En küçük miktardaki ksilitol bile (köpeğin vücut ağırlığının kilogramı başına 0.1 g), köpekte zehirlenme belirtilerine neden olmaSI için yeterlidir.Bu nedenle, köpeğin ksilitol içeren yiyeceklere ulaşamayacağından kesinlikle emin olun.Bu sakız olabileceği gibi kekler, kurabiyeler vb. de olabilir.



Labrador Retriever'ın ismi duyulduğunda çoğu zaman övgüyle bahsedilir.Yetenekli,iyi bir ruh haline sahip bir köpektir.Tüm bunların doğru olup olmadığını merak ediyor musunuz? Bu yazıda Labrador Retriever köpek ırkı hakkında her şeyi öğreneceksiniz.Labrador Retrieverlar,köpek severler arasında son derece popüler soy köpekleridir.İşte Labrador Retriever'lar hakkında önemli bilgiler.

Tipik Özellikler

Boyut: Omuzlarda 54 ila 57 cm

Ağırlık: erkek 34 kg, dişi 25 kg

Kürk uzunluğu: kısa

Kaban renkleri: siyah, sarı, kahverengi

Menşe ülke: İngiltere / Kanada

Labrador Retriever'in Kökeni

Cinsin geçmişine bir bakacak olursak Labrador Retriever'in bugün hala onu ayırt eden niteliklere puanını diğer cinslere oranla yüksek olduğu söylenebilir.Kariyeri,Kanada kıyılarında balıkçıların bir arkadaşı olarak başladı ve gayreti,sadakati ile kısa sürede bir efsane oldu.Her zaman orada olmak ve ağlardan kaçan balıkları yakalamaya veya su kuşlarını geri almaya yardım etmek çabasında olmuştur. Adını Kuzey Amerika kıyılarından akan soğuk Labrador nehrinden alan Labrador'un ataları buzlu sularda yıkanmaya alışmıştı.

Labrador Retriever'in Görünüşü

Tipik bir Labrador,geniş omuzlu ve yuvarlak pençeleri olan orta büyüklükte,kompakt ve çok güçlü bir köpektir.Güçlü, fıçı biçimli bir göğüs kafesi ile karakterize edilir.Bu görünüşü rağmen yüksek bir kiloya sahip değildir.Kuyruk da Labrador Retriever'in karakteristik özelliklerinden biridir:Kuyruk çıkış noktası çok kalın, kuyruğun ucuna doğru yavaş yavaş sivrilen,orta uzunlukta,etrafı kısa,kalın ve yoğun kürkle kaplı dolayısıyla "yuvarlak" görünümde.Su samuru kuyruğu" olarak ifade edilir.

2 türü bulunur.

1.Daha güçlü ve daha büyük olan Showdog. 

2.Çalışan Köpek olarak bilinen daha küçük olan tür.

Aradaki fark sadece ince uzuvlarda değil,aynı zamanda yetişkin hayvanların ağırlıklarında da belirgindir.

Labrador Retriever'in Renkleri

Yoğun,hava koşullarına dayanıklı bir astara sahip yapışkan tüylü bir deriye sahiptir,Labrador Retriever'de farklı renklerde olabilir.Aşağıdaki renklerle tanınır:

1.Koyu siyah

2.Koyu sarı (sarı, açık kremden tilki kırmızısına kadar değişir)

3.Tek renkli çikolata kahvesi

Göğüste küçük beyaz bir işaret sahip olabilir Yeni renkler ise "gümüş" ve "antrasit" henüz Alman dernekleri tarafından kabul edilmiyor.

Aşağıdaki özellikler Labrador Retriever'e atfedilmiştir:

Labrador Retriever'in Karakteri Ve Yetiştirilmesi

. Her zaman mutlu

. Dengeli

. Oyuncu

. Arkadaş canlısı

. Her zaman sahibini memnun etmeye çalışır.

Dost canlısı ve dayanıklı yapısı ile işbirliği yapma isteği ve çocuklar için özverili coşkusuyla Labrador Retriever,mükemmel bir aile köpeğidir.

Dışarıda oynamayı sevse bile,kendi dört duvarı arasında son derece sakindirler.Bununla birlikte, Labrador'un bir zayıf noktası vardır: Bu köpek her zaman açtır ve bu nedenle aşırı kilolu olma eğilimindedir.

Yetiştirme söz konusu olduğunda, Labrador Retriever çok zeki ve öğrenmeye isteklidir.

Karakter olarak,hakimiyet kurulmasından hoşlanmaz.Sahibini memnun etmek için çok isteklidir.Bu köpek,davranışına nasıl tepki verdiğinize sürekli olarak dikkat eder,bu nedenle en iyi eğitim sonuçları, istenen davranışın olumlu pekiştirilmesiyle elde edilir.Labrador'un büyük oyun içgüdüsü ve ikramlara duyduğu coşku da eğitimi kolaylaştırır.

Labrador Retriever'in Bakımı

Labrador,sportif insanlar için ideal bir arkadaştır çünkü her gün birkaç kilometre egzersize ihtiyaç duyar.Yaşlılıkta yanınızda yavaşça yürümekten memnun olabilir,ancak genç bir Labrador kesinlikle hareketli bir köpektir.Labrador ayrıca saatlerce yüzmeye çok heveslidir.Labradorlar tüm köpek sporları için veya bir kurtarma köpeği hatta rehber köpek olma eğitimi için uygundur.Bir Labrador Retriever için bakım çabası nispeten düşüktür.Tüylerinin bakımı için düzenli fırçalama yeterlidir.

Labrador Retriever'deki Tipik Hastalıklar

Yavru ve genç bir köpek olarak Labrador'un çok fazla merdiven çıkmaması gerekir,aksi takdirde kalça problemleri riski vardır.Hastalıklardan korunmak için obezite eğilimi de kontrol altında tutulmalıdır.

Aşağıdaki iki hastalığın tipik olduğu biliniyor,ancak neyse ki Labradorlarda çok nadir görülen hastalıklardır:

. fibrinoid lökodistrofi (yaşamın ilk yılında gelişen ve hareket bozuklukları ve felce neden olan omuriliğin şiddetli hastalığı)

. aksonopati (aşırı hareket ve düşme ile kendini gösterir.) 

Her iki hastalık da tedavi edilemez.


 

Kusma kedilerde vücudun doğal koruyucu reaksiyonlarından biridir.Kediler kustuğunda,kusmanın hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve ne zaman veterinere gitmemiz gerektiğini nasıl anlayacağınızı buradan okuyabilirsiniz.

Kedi sahipleri için can sıkıcı olabilecek şey,kediler için aslımnda bir nimettir.Çünkü kusma,öksürme ve hapşırma ile birlikte,organizmanın kendini zararlı maddelere veya patojenlere karşı,tabiri caizse "dışarı atarak" savunduğu koruyucu tepkilerden biridir.Bir kaç istisna dışında,bu koruyucu refleks bu nedenle ilaçlarla bastırılmamalıdır.

Aşağıdaki Durumlarda Kedilerde Kusma Zararsızdır

Özellikle kürk değiştirirken kediler düzenli olarak yutulan tüyleri kusarlar.Belki biraz fazla yenilen bir yemekten sonra bir kez kusmak bile ciddi bir semptom değildir.Ancak yaygın bir solucan istilası genellikle rahatsızlığın belirtisi olabilir.Veterinerde yaptıracağınız solucan tedavisi ile kedinizin kusma sorununa son verebilirsiniz.

Kediler Aşağıda Yazılanlar Gibi Kusarsa Hemen Veterinere Gidilmesi Gerekir

Kedinizin kusması ciddi bir hastalığın belirtisi,hatta yaşamını tehdit eden bir acil durum olabilir.Kusmuk eğer koyu renkliyse veya dışkı kokuyorsa,kedi derhal veterinere götürülmelidir.Hatta mümkün olan en kısa sürede ameliyat edilmesi gereken bir bağırsak tıkanıklığı olabilir.Arka arkaya bir kaç kez kusarsa,hemen veteriner hekime danışılmalıdır.Çünkü zehirlenme ya da ciddi bir enfeksiyon nedeniyle kusmuş olabilir.

Kusmanın Uyarı İşaretlerini Doğru Şekilde Değerlendirilmeli

Eşlik eden semptomlar,kusma vakasının ciddiyeti için belirleyicidir.Aşağıdaki belirtiler derhal veterinere gitmeyi gerekli kılar.

1. Ateş

2. Dehidrasyon (iki parmağınızla çektiğiniz deri kıvrımımın hemen tekrar kaybolmaması ile tanımlanabilir)

3. Ağrı (kediyi havaya kaldırdığınızda)

4.Artan yorgunluk

5. Sulu gözler

6. Apati veya bilinç bulanıklığı 

Bu dramatik vakalarda,mümkünse yanınızda kusmuğun bir kısmını veterinere götürün.Numunenin hızlı analizi ve teşhis hızlandırılabilir ve böylece muhtemelen kedinin hayatı kurtarılabilir.Bir çok kronik hastalık durumunda semptomlar genellikle daha az belirgindir veya bu hastalıkların gelişimi o kadar yavaştır ki zayıf sinyaller taşır,ancak kedinizin durumu gitgide kötüleşebilir.

Mide Her Zaman Kusmanın Nedeni Değildir

Pek çok sinsi hastalıkta kediler sürekli kusmazlar,ama arada sırada düzenli,ama aynı zamanda düzensiz aralıklarla kusarlar.

1.Her zamankinden fazla mı uyuyor?

2. Çok su içiyor mu?

3. Bağırsak hareketliliği ne durumda?

4. Gergin mi yoksa alışılmadık derecede sakin mi?

5. Güvenli ve zarif bir şekilde mi hareket ediyor yoksa yürüyüşü değişti mi?

Veterinerle paylaşacağınız her ayrıntı,kedinizin rahatsızlığının nedenini belirlemeye yardımcı olacaktır.Çünkü kusma,metabolik bozukluklar,böbrek sorunları,beyin hastalıklarının habercisi olabilir.Ya da kusmanın arkasında ateş,enfeksiyonlar ve sayısız diğer ciddi ve daha az ciddi hastalıklar olabilir.Tedaviden önce neden kesin olarak ortaya çıkarıldıysa tedavi uzun vadede yardımcı olur.

Sağlıklı Kedilerde Komplike Olmayan Kusma Tedavisi

Çoğu zaman kediler yutulan kıl nedeniyle kusamazsa,midesi kötüleşir,ancak "mide yükünden" kurtulduktan yarım saat sonra ise uykuya dalar.Uyanır uyanmaz ise tekrar acıkır.Yetişkin ya da zayıf bir kediye yaklaşık 24 saat boyunca herhangi bir mama veya ödül verilmemelidir.Çünkü tahriş olmuş mide zarının tekrar yiyecekle yüklenmeden önce iyileşmesi gerekir.24 saat bunun için yeterli bir süredir.Ancak tahriş olmuş mide zarının iyileştirmeden önce kediyi beslerseniz mide ciddi bir soruna dönüşebilir.Hassaslaşmış bir mide,belirli gıda proteinlerine karşı kolayca bir yem alerjisi geliştirebilir,genellikle ömür boyu süren ve ancak düşük alerjenli diyetle çözülebilen bir hastalığa dönüşme olasılığı bulunmaktadır.Veya kedi,her zamanki yemeğine veya diyet mamasına karşı aşılmaz bir tiksinti geliştirir,çünkü halsizliğini tam olarak yiyeceğe bağlar.

Aşağıdaki Durumlarda Kedilere Diyet Uygulanmamalıdır

Genç kediler,kronik hasta veya aşırı kilolu kediler bu kadar uzun süre aç kalmamalıdır.Birincisi,enerji rezervleri yiyeceksiz yapamayacak kadar küçüktür ve ikincisi ise,yağ metabolizmasının yaşamı tehdit eden bir bozukluğu olan hepatik lipidoz riski vardır.Veteriner hekime danıştıktan sonra bu kedilere mide dostu bir diyet önerilebilir.Hafif tuzlu et suyunda tavuk fileto ile pişmiş pilavın yanı sıra,veterinerde kazır mide dostu mamalar mevcuttur.Ağır vakalarda ise veteriner kedilere tüm önemli besinleri bir infüzyon (damardan sıvı aktarımı) yoluyla sağlayabilir.


Şimdiye kadar bazı araştırmalar,sıcak kıyı sularında yaşayan köpekbalıklarının soğuk mevsimde kış uykusuna yatmak için daha derin sularda açık denizlere göç ettiklerini varsaydı.Ancak güncel bir çalışma,durumun böyle olmadığını gösteriyor.

Mevcut bilgilere göre,büyük köpekbalığı, maksimum vücut uzunluğu on metre olan,dünyadaki en büyük ikinci balıktır.Sadece balina köpekbalığı 14,5 metreye ulaşan uzunluğuyla daha büyüktür ve bu nedenle,maksimum 20 metre uzunluğunda okyanuslarda yüzen en büyük balık olan soyu tükenmiş megalodonun vücut boyutlarına yaklaşır.Tüm köpek balığı türleri gibi,büyük köpekbalığı da daha sıcak ve kıyı sularını tercih eder.Bununla birlikte,büyük köpekbalığı türünün görülmesi soğuk aylarda önemli ölçüde azaldığından,bazı bilim adamları,büyük köpekbalığının okyanus tabanında kış uykusuna yatabileceğinden şüpheleniyorlardı.

Uydular,Uzaydan Gelen Köpekbalıklarını Takip Ediyor

Marine Conversation Society'den (MCS) araştırmacılar,köpekbalıklarının kış uykusuna yatıp yatmadığı sorusunu nihayet açıklığa kavuşturmak için,Britanya Adaları ve İrlanda çevresindeki sularda köpekbalıklarını 15 yıl boyunca yakından gözlemlediler.

Çok sayıda uydu görüntüsünün de yardımıyla derlenen tüm veriler,artık büyük köpekbalıklarının kıyı sularında kaldığını açıkça göstermektedir. 

Beş köpekbalığı üzerinde yapılan gözlemlerde 4.000 kilometreden fazla süren dolaşımlarında 230 metre derinliğe indikleri kaydedilsi,ancak balıkların kıyıya yakın kaldığı gözlemlendi. 

Yaz Aylarında Büyük Köpekbalıklarını Gözlemlendi

Araştırmacılar,sıcak yaz aylarında büyük köpekbalıklarının nerede toplandığını bulmak için bölge halkıyla görüşmeler yaptılar.15 yıllık gözlem süresi boyunca,bilim adamları,söz konusu yerlerde çok sayıda büyük köpekbalığı gözlemleyebildiler.Cornwall,Devon ve Channel Adaları açıklarında toplam 11.675 büyük köpekbalığı görüldü.Man Adası açıklarında 2.977 büyük köpekbalığı,İskoçya açıklarında 1.426,Kuzey İrlanda açıklarında 61 ve Galler açıklarında 27 büyük köpekbalığı görüldü. Ek olarak,İrlanda çevresinde yaklaşık 200 başka türde köpekbalıkları görüldü.Gözlemlerin çoğunda,köpekbalıklarının boyunun iki ila altı metre uzunluğunda olduğuydu.Bazıları ise sekiz metreye kadar ulaşıyordu.Ayrıca İngiltere'nin güneybatı kıyısında 500 hayvandan oluşan bir grup gözlemlendi.

Büyük Köpekbalıklarının Korunması İçin Değerli Veriler

Araştırmacılar ve sorumlu yöneticiler,çalışmanın sonuçlarından memnun.Büyük köpekbalıkları hakkında hala cevaplanmamış birçok soru var,ancak en azından İngiltere ve çevresindeki hayvanların kış uykusuna yatmadığını,aksine göç ettiklerini biliyoruz.Buna ek olarak,artık büyük köpekbalıklarının Britanya Adaları'nda saat kaçta hatta nerede olduğunu biliyoruz.Araştırmacılar, birçok köpekbalığının düzenli olarak toplandığı yerlerin hayvanlar için çok önemli olduğunu ve bu nedenle bu alanların koruma altına alınılması gerektiğini düşünüyorlar. 

 

Hastalığın türüne bağlı olarak balıklarınız tek tek ya da toplu olarak hastalıktan etkilenebilirler.Aşağıda genelde akvaryumdaki karşılaşılan hastalıkları okuyacaksınız.  

Stres akvaryumdaki balıklarınızın bağışıklık sistemini zayıflatır ve hastalıklara zemin hazırlar.Hayvanın doğal ihtiyaçlarından ve davranışlarından sapan her şey stres sebebidir.Bu nedenle hastalıklardan kaçınmak,bir akvaryumun planlanması,kurulması ve balıkların stressiz bir şekilde akvaryuma dahil edilmesiyle başlar.Bu nedenle yeni akvaryum sahipleri için yaşam standartları kolaylıkla sağlanabilen balıklar tercih edilmesi önemlidir.

Yanlış Veya Değişken Su Derecelerinden Kaynaklanan Hastalıklar 

Akvaryumdaki su sıcaklığının metabolizmanın işlevselliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.Çünkü balıklar vücut ısılarını kendileri düzenleyemezler.Oksijenin varlığı sıcaklığa bağlıdır.Su ne kadar sıcaksa,oksijen o kadar az çözülür.Sıcaklık 24 derecenin altında olmamalıdır.

Asit Ve Alkali Hastalığı

PH değeri dalgalanmaları ve su sıcaklığının tolerans sınırında olmaması kalıcı stres ve hastalıklara davetiye çıkarır.PH değeri Co2 ile düzenlenebilir.Bu anlamda akvaryumunuzda bitkilere ihtiyaç olacaktır.Suda yeterince bitki barındırmazsanız PH değeri yükselir ve toksik olmayan amonyum amonyağa dönüşür.Ortaya çıkan amonyak balıklarınızın hastalanmasına sebep olacaktır.Çözümü ise hemen su değişimi,filtrenin temizlenmesi ve PH değeri kontrolüdür.


Balıkların Zehirlenmesi 

Zehirlenme Örn (ağır metaller veya nitrojenden) başlarda oksijen eksikliği olarak görülebilir (balığın soluması şiddetlidir.) Ancak toksin saldırısı balıkların mukoza zarlarına ve solungaçlarına saldırı halindedir.Ayrıca solungaçlarda renk değişimi gözlenir.Bu durumda yapılacak ilk şey balıkları makul dereceye sahip temiz bir suya almak.Ardından ise test yapılmak üzere sudan numune alınmalıdır.

Balıklarda Dış Yaralanmalar

Zayıf olan balıklar haricinde çizikler ve hafif yaralanmalar balıklara çok az zarar verir.Zayıflamış balıklarda ise bu bir mantar enfeksiyonu sebebidir.Açık cilt bölgeleri,yaralar,kırmızı noktalar ve yüzgeçlerin çürümesi enfeksiyon belirtileri olabilir.Enfeksiyonları suya koyacağınız kızılağaç kozalağı ve deniz badem ağacı yapraklarıyla mantar enfeksiyonlarını önleyebilirsiniz.Enfekte olan balıklar akvaryum dışına alınır ve orada tedavi edilir.Çünkü enfeksiyona karşı kullanacağınız ilaçlar akvaryumunuzdaki filtrelere zarar verir.

Akvaryumdaki Mantar Sorunu (Mikozlar)

Mantar saldırılarına akvaryumdaki sağlıksız koşullar neden olur ve tipik bir ikincil hastalık olarak kabul edilir.Mantar saldırısı Örn: Saprolegnia balık üzerinde beyaz pamukların ortaya çıkmasıyla kendini gösterir.Ayrıca küçük yaralanmalar da söz konusudur.Çok tehlikeli olmasa da bu duruma müdahale edilmelidir.Bu durumda akvaryum suyu kontrol edilmelidir.Balıklar akvaryum dışında uygun ilaçlarla tedaviye alınır.Sağlıklı balıklara ise ek vitamin ve kaliteli yem verilir.

Beyaz Benek Hastalığı 

Beyaz benek hastalığı akvaryumlarda en sık görülen hastalıktır ve bir patojen tarafından tetiklenir.Küçük beyaz noktalar genellikle yüzgeçlerden tüm vücuda yayılır.Sağlıklı ve güçlü balıklar bu enfeksiyondan kurtulur ve zamanla belirli bir bağışıklık geliştirir.Beyaz benek hastalığına karşı alacağınız ilaç,patojenin yaşam döngüsü nedeniyle bir kaç gün boyunca suya uygulanır.


Balıklarda Viral Hastalıklar

Karışık enfeksiyonlara bakterilerde dahil olur ve bu durumda balıklarınızın hem kendisi hem de gözleri şişer.Bu durumda hastalıklı balıklar sağlıklı balıkları da enfekte etmemesi için hemen akvaryumdan çıkarılmalı.Viral hastalık sahibi balıkların kurtulma şansları olmadığından hemen öldürülmeli.Sağlıklı kalan balıklar ise bağışıklık kazanabilirler.

Lenfokistis Nodüler Hastalıklar

Lenfokist,derideki bir virüs enfeksiyonundan kaynaklanır ve tatlı-tuzlu suda bulunur.İstila,genellikle yüzgeçlerde başlayan küçük sert nodüller (doku büyümesi) ya da nodül dizileri ile başlar.Nodüller virüsün çoğaldığı dejenere hücrelerdir.Balıklarda nodüler hastalık tedavi edilemez.

Balıklarda Neon Hastalıklar 

Bu hastalıkta önce kaslar hasar görür.Cilt beyazımsı parlar.Renk solar,tetralarda renk bandı kaybolur.Neon balıklar tipik uyku pozisyonunu almazlar.Balıklar sendeler,sarsıntılı hareketler sergilerler.Tedavi seçenekleri bilinmemektedir.

 

Bir sabah kalktınız kafesteki kuşunuzun örtüsünü açtıktan sonra kuşunuzda bir sessizlik hakim,ayrıca gün içinde hapşırdığına ve öksürdüğüne şahit olursunuz.Bunlar veteriner tarafından acil tedavi gerektiren bir parazit istilasının belirtileri olabilir.

Kümes hayvanı akarları genelde hayvanın tüylerinde görülür.Bunun bir istisnası muhabbet kuşu,kanarya ve ispinoz kuşlarının solunum yollarına yerleşebilen hava kesesi akarlarıdır.

Tipik Semptomlar

Başlarda hava kesesi akarları hayvanınızı etkilemez.Bir kaç hafta sonra ise belli başlı semptomlar baş gösterir.Kuşunuz sessizliğe gömülür,hapşırmaya,öksürmeye başlar.Başını sağa solla sallar.Daha sonraları ise nefes alış verişlerinde hırıltı duyabilirsiniz.Bunun sonucunda soluk borusu ve akciğerlerde bakteriyel enfeksiyon görülür ve hastalığı ilerlemeye başlar.


Parazit İstilası Tedavisi

Parazit istilası şiddetliyse kuşlar zayıflar hatta ölebilir.Erken tanı burada hayat kurtarır.Semptomlar başladığında hayvanınızı hemen veterinere götürmelisiniz.Veteriner bu aşamada parazitleri burun boşluğunda ve mukusta tespit edecektir.Kuşun boynuna güçlü bir ışıkla bakıldığında dışarıdan nefes borusunda koyu lekeler görülecektir.İstila çok fazla ilerlemediyse cilde damlatılan antiparazitik ilaçlar akarları öldürecektir.Bu tedavi parazit tedavisine bağlı olarak bir kaç kez tekrarlanmalıdır.Tedaviye zamanında başlanması ve veteriner hekimin diğer solunum yolu hastalıklarını (bakteri,mantar) tedavi etmiş olması önemlidir.Ek olarak yiyecek yoluyla tekrar enfekte olmamalarına dikkat edilmelidir.

 

Her köpek benzersiz ve eşsizdir ve karakterleri bir çok sebepden dolayı farklıdır.İnsanlarda olduğu gibi köpeklerde de göz rengi ile karakteri arasında bağlantı olabileceği ile ilgili çalışmalar bulunmakta.Sonuçlar şaşırtıcı ve bir o kadar da doğruluk payı olduğu görülmekte.

Köpekler karşınızda başını eğer ve masum bir şekilde gözleriyle ne kadar aç olduğunu anlattığında çoğu İnsan buna karşı koyamaz.

Köpeklerde Göz Renkleri Nelerdir

Hemen hemen tüm yavru köpekler mavi gözle doğarlar.Ancak 5 ila 6 hafta sonra nihai olarak köpeğin hangi göz rengine sahip olacağı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar.Bir kaç ay sonra ise göz rengi tamamen ortaya çıkmıştır artık.Çoğu köpeğin kahverengi gözleri vardır.Kahverengi ton açıktan koyuya kadar değişebilir.Mavi gözlü köpekler ise nadir değildir.Yeşil gözlü köpekler ise çok sık görünmez.Hatta bir çok İnsan yeşil gözlü köpeklerin olmadığına bile inanır,ancak bu bir hatadır.Köpeklerde İnsan'lardan farklı olarak bir başka fenomen ise iki farklı renkli göze sahip olmalarıdır.Bu iris heterokromisine tek göz adı verilir.Genellikle bir göz mavi diğeri ise kahverengidir.

Göz Rengi Köpeklerin Karakterleri Hakkında Bizlere Hangi İpuçları Verir

Köpeğin sahip olduğu göz rengi genlerinde yatmaktadır.Bu nedenle,belirli bir göz rengine olan eğilim köpeğin cinsine de bağlanabilir.Bununla birlikte,bir köpeğin karakterinin nasıl gelişeceği yalnızca genetik gereksinimlerine bağlı değildir.Karakter gelişimi aşaması öncelikle köpeğin hayatının ilk haftalarında şekillenmeye başlar.Sonrasında yaşadığı deneyimler karakterinin oturmasını sağlar.Köpeğin göz renginin karakteriyle net bir şekilde ilişkili olmasa da,çeşitli araştırmalar,bir çok köpekte sıklıkla ortaya çıkan karakter özelliklerinin göz renginden okunabildiği gözlemlenmiştir.

1.Kahverengi Göz 

Kahverengi gözlü köpeklerin özellikle güçlü bir karaktere sahip olduğu söylenir.Tam olarak ne istediklerini ve hedeflerine nasıl ulaşacaklarını bilirler.Kahverengi gözler bir sadakat göstergesidir.Bu köpekler kendilerini sahiplerine çok yakın hissederler.Naziktirler ama körü körüne itaatkar değildirler.Bu köpeklerde tutarlı ve sevgi dolu bir yetiştirme durumu önemlidir.

2.Kehribar Göz

Kehribar gözlü köpeklerin özellikle bağımsızklıklarına çok düşkün olduğu söylenir.Sadık yoldaşlardır ancak sadece emrin arkasındaki anlamı anlarlarsa emirleri güvenilir bir şekilde uygularlar.Kehribar rengi gözlü köpeklerin kendilerine çok güvenmeleri her zaman öyle oldukları anlamına gelmez.Geri çekilmeleri için bir tavşan pençesi bile yeterli olabilir.

3.Mavi Göz

Mavi gözlü köpekler çok dikkat çekerler.Büyük bir manevi güce sahipdirler.Bu yüzden mavi gözlü köpeklerin özellikle güvenilir ve sadık arkadaş olarak görülmeleri şaşırtıcı değildir.Verilen görevleri büyük bir inançla yerine getirirler.Hep bir meşkale içinde olmayı severler.Eğer bir meşkale verilmezse kendileri arar ve bulurlar.

4.Yeşil Göz

Yeşil gözlü köpekler çok özeldir.Bunun başlıca nedeni bu rengin köpeklerde çok az bulunmasıdır.Yeşil gözler köpeğe gizemli bir görünüm verir.İçe dönüktürler.Yabancılara karşı çekingen ve temkinlidirler.Saldırgan değilidirler sadece güvenlerini kazanmak biraz zaman alır.

5.İki Farklı Renk

Farlı renkli göze sahip köpekler ürkütücü görünseler de sahiplerini güldüren ve eğlendiren bir yapıya sahiptirler.Öğrendikleri şeyleri sahnelemeyi çok severler ve tabii ki her zaman bir ödül beklerler.


 

Kedinizle konuşabilmeyi,onun miyavlamasından ne dediğini,şikayetini,isteklerini anlayabilmeyi hayal ettiniz mi? Çoğu kedi sahibinin bunu hayal ettiğini düşünebiliriz.Aslında yakın zamanda bu hayal gerçeğe dönüştü bile.Teknoloji devi Amazon'nun yazılım mühendisleri " Meow Talk" adında kedi dilini tercüme edecek bir uygulama geliştirdi.

Kedilerin miyavlaması çok çeşitlidir.Kedi sahipleri çoğu zaman kedilerinin ne istediğine dair ipuçları yakalasa da,bazen tıkandıkları yerler de olabiliyor.Bu uygulamayla kedi sahipleri kedilerinin ne demek istediğini tam olarak anlayacaklar.Akıllı Amazon ses sistemi "Alexa" nın geliştirilmesinde de yer alan Javier Sanchez bu uygulamanın mimarlarından.Artık kedi dilini çevirebilen bir uygulamaya sahibiz.

"Meow Talk" Uygulaması Nasıl Çalışıyor

"Meow Talk" uygulamasının geliştiricileri her kedinin ayrı ayrı miyavladığını varsayarlar.O yüzden kedi miyavlamasına ait bir veri tabanı yoktur.Bu iş kedi sahiplerine kalıyor.Kedi sahipleri kedilerinin miyavlamalarını ayrı ayrı kayıt altına almalılar.

Uygulamanın temel prensibi şu şekildedir:

1.Uygulamayı Google App veya Playstore'dan indirip ücretsiz kayıt oluyorsunuz.

2.Daha sonra kediniz için bir profil oluşturuyorsunuz.Birden fazla kediniz varsa her biri için ayrı profil oluşturabilirisniz.

3.Kayıt tuşuna basıp kedinizin çıkardığı farklı sesleri kaydediyorsunuz.

Artık kendi kedinizin bir ses veri tabanına sahipsiniz.Veri tabanındaki seçenekler şu şekildedir.

1.Beni besle !

2.Beni içeri al !

3.Beni dışarı çıkar !

4.Beni yalnız bırak !

5.Sana saldırmak üzereyim !

6. Merhaba !

7. Avdayım !

8. Aşığım !

9. Anne !

10. Ağrım var !

11. Bilmiyorum !

"Meow Talk" akıllı bir uygulamadır ve buradaki amaç düzenli bir şekilde kayıt altına aldığınız sesler, yapılan ayarlamalarla kedinizin seslerini hatırlayabilmesidr.Kullanıldıkça çeviriler daha hassas hale gelecek,her kediye özel bir çeviri görevi görecektir.

 

Dört ayaklı dostlarımız zaman zaman oyuncaklarını en kısa zamanda parçalama yoluna giderler.Sizin de köpeğiniz oyuncağını çiğneyip parçalıyor mu? Bu sizin için çekilmez bir durum olabilir,ancak bu köpeğiniz için çok basit içgüdüsel bir davranıştır.

Öylesine çabuk parçalarlar ki yenisini yetiştiremezsiniz ve artık sinir bozucu bir durum haline gelir.Köpek sahiplerinin en büyük sorun Dünya'sına hoşgeldiniz.Oturma odanıza girdiğinizde her taraf pamuklu tüylerle kaplanmıştır.Çekilir bir durum değildir açıkçası.Veteriner hekimler öncelikle ses çıkaran oyuncaklardan uzak durulmasını belirtiyorlar.Köpekler mükemmel bir av dürtüsüne sahiplerdir ve oyuncağından çıkan ses bu dürtüyü tetiklemektedir.

Köpeğiniz İçin Oyuncak Onun Avıdır.

Av köpeği olmayan bir ırka sahip olsanız bile bu dürtüsünü başka bir köpekten almış olabilir.Bu davranışın en büyük sebebi ise tabii ki kurttan evrilmiş olmaları ve davranışları ise tamamen normaldir.Bazı köpek oyuncağı üreticileri ısırmalara dayanıklı oyuncaklar ürettiler ise de bunların çok fazla dayanmadığı ise bir gerçek.

Doğru Oyuncak Tercihi İçin İp Uçları

Bununla birlikte veteriner hekimlerin bu soruna çare niteliğinde bir takım ipuçları var.Bir kere kesinlikle sert çiğneme oyuncaklarından uzak durun.Parçalanmayacak ve çok yumuşak materyallerden üretilmiş oyuncakları tercih etmelisiniz.Parçalamış olsa bile köpeği takip edip parçaları yutmasını engellemelisiniz.

Kızak köpekleri ile yapılan turlar,Norveç'teki turistler için en önemli aktivitelerden biridir.Ancak Korona salgınından etkilen Norveç turizmi çökmek üzere ve söz konusu ise artık köpeklere ihtiyaç kalmadığı.Yerel medyaya göre bu durum devam ederse köpek sahipleri artık köpeklere bakamayacakları için bir çok köpeği öldürmek zorunda kalacaklar.

Kızk köpekleri ile yapılan turlar Norveç'in en büyük turizm gelir kalemlerinden biri.Bu imkanı sağlayan köpek sahipleri genelde büyük aile işletmeleri.Geçimini tamamen bu turlardan kazanan bu işletmeler şimdilerde ise çok zor durumda.Sebebi ise pandemi.Pandemiden beri neredeyse hiç iş yapmayan işletmeler,başka çareler aramaya başladılar ki köpeklerin öldürülmesi bile şu sıralar söz konusu.Norveç yerel gazetelerinin bildirdiğine göre şirketler artık çok sayıda köpeğe bakamayacaklarından bir çok köpeği öldürmek zorunda kalacaklar.

Çoğu İşletme Köpeklerini Öldürmeye Başladı

Kızak köpeği turları "Kvaloya Husky" adlı şirketin sahibi Tommy Theodorsen,Norveç gazetelerine bir çok köpek sahibinin köpeklerini vurmaya başladığını bildirdi.Tommy Theodorsen'in yaklaşık 40 kızak köpeği mevcut ve Mart ayından beri tek bir turistin gelmediğinden,bununla beraber köpeklerin beslenme ve bakım ihtiyaçları çok fazla para tuttuğundan şikayetçi.Tommy köpek sahiplerinin çaresizlikten köpeklerini vurma yoluna gittiğini belirtiyor.


Galapagos Milli Parkı'ında tamamen beyaz bir penguen keşfedildi.Hayvanın genetik bir kusuru olma ihtimali üzerinde duruluyor.Albinizm ve lösemi olan bir kaç hayvan zaten adalarda yaşamaktadır.

Galapagos adalarında nadir görülen tamamen beyaz bir penguen keşfedildi.Galapagos Ulusal Parkı perşembe günü yaptığı açıklamada,hayvanın genetik bir kusuru olabileceği duyurdu.Lösizm olarak bilinen söz konusu genetik kusur,albinoların aksine göz rengi normal kalırken tüylerde kısmi pigmentasyon kaybına neden olur.Galapagos pengueni bir hafta önce İsabela adasında görüldü.Milli parka göre Galapagos adalarındaki köpekbalıklarında,kertenkelelerde,ıstakozlarda ve ispinozlarda albiniz ve lösizm vakaları kaydedilmiş olsa da penguenlerde ilk defa görüldüğü ortaya çıktı.

Galapagos Penguenleri 

Galapagos penguenleri sadece 35 santimetreye kadar büyürler ve türlerinin en küçük temsilcileri arasındadırlar,aynı zamanda ekvatorda yaşayan tek penguen türüdürler.

Galapagos adaları 1979'dan beri Dünya mirası listesindedir.Takımadaların eşsizflora ve faunası,İngiliz araştırmacı Charles Darwin'e evrim teorisini geliştirmesi için ilham vermiştir.Korunan takımadalar,Ekvador kıyılarının yaklaşık bin kilometre açığındadır.Adını Galapagos'un yerli dev kaplumbağalarına borçludur.