Bugünlerde Augsburg Üniversitesi hastahanesinde test edilmekte olan bir uygulama,Covid-19 enfeksiyonlarını yüksek doğrulukla tespit ediyor.

Augsburg Üniversitesinden Björn Schuller liderliğindeki bir ekip,Mart 2020'den beri Covid 19 enfeksiyonu olup olmadığını tespit etmek adına,akıllı telefon yardımıyla kişinin konuşmasından tespit edecek bir uygulama üzerinde çalışıyor.Schuller'e göre,uygulama korona ile enfekte olmuş kişilerin hareketleri ve yayılma kalıpları hakkındaki verieleri gerçek zamanlı olarak gösterebilir.Bilim adamları başlangıçta veritabanı olarak Wuhan'dan gelen ses kayıtlarını kullandılar.

Nöron Ağı Dili Karşılaştırması

Bir nöron ağı,konuşma kalıplarını Covid 19 olmuş ve olmamış olan İnsan'ların ses kayıtlarını karşılaştırır.Schuller'e göre buradaki dil,analiz için kullanılan yeni bir kan grubu gibidir.Karşılaştırmalardan daha verimli bir sonuç almak için ise çok daha fazla ses kaydına ihtiyaç duyulmaktadır.Yani kan bağışlar gibi ses kaydı bağışlamanın araştırmanın daha iyi sonuç vermesi adına çok önemlidir. 

Yüzde %80 İsabet Oranı

Üniversite ve Üniversite kliniğine göre,uygulamanın isabet oranı şimdilik %80 oranında.Ancak uygulama piyasaya çıkmadan önce Schuller ve ekibi doğruluk yüzdesini daha fazla yukarıya çekmek için ek veriler toplamak istiyor.Bilim adamlarının nihai amacı uygulamanın herkese ulaştırabilmek.Tabii uygulama kullanıcılarının gizliliği bu aşamada çok önemli.Başka bir sorun ise Google Play'de ülke başına sadece bir "Corona uygulamasına" izin verildiğidir.Schuller'e göre uygulama genel bir sağlık analizi uygulaması olarak tanıtılmalıdır.

Laboratuvarların Rahatlaması

Üniversite kliniği doktorlarından Dr.Markus Wehler'e göre uygulama laboratuvarların aşırı test yükünü bir nebze olsun ortadan kaldıracağını söylüyor.Ayrıca ses örneklerinden Covid 19'a yakalanma riski olan kişilerin tercihli olarak muayene edilmeleri sağlanabilir.

 

Hastalığın türüne bağlı olarak balıklarınız tek tek ya da toplu olarak hastalıktan etkilenebilirler.Aşağıda genelde akvaryumdaki karşılaşılan hastalıkları okuyacaksınız.  

Stres akvaryumdaki balıklarınızın bağışıklık sistemini zayıflatır ve hastalıklara zemin hazırlar.Hayvanın doğal ihtiyaçlarından ve davranışlarından sapan her şey stres sebebidir.Bu nedenle hastalıklardan kaçınmak,bir akvaryumun planlanması,kurulması ve balıkların stressiz bir şekilde akvaryuma dahil edilmesiyle başlar.Bu nedenle yeni akvaryum sahipleri için yaşam standartları kolaylıkla sağlanabilen balıklar tercih edilmesi önemlidir.

Yanlış Veya Değişken Su Derecelerinden Kaynaklanan Hastalıklar 

Akvaryumdaki su sıcaklığının metabolizmanın işlevselliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.Çünkü balıklar vücut ısılarını kendileri düzenleyemezler.Oksijenin varlığı sıcaklığa bağlıdır.Su ne kadar sıcaksa,oksijen o kadar az çözülür.Sıcaklık 24 derecenin altında olmamalıdır.

Asit Ve Alkali Hastalığı

PH değeri dalgalanmaları ve su sıcaklığının tolerans sınırında olmaması kalıcı stres ve hastalıklara davetiye çıkarır.PH değeri Co2 ile düzenlenebilir.Bu anlamda akvaryumunuzda bitkilere ihtiyaç olacaktır.Suda yeterince bitki barındırmazsanız PH değeri yükselir ve toksik olmayan amonyum amonyağa dönüşür.Ortaya çıkan amonyak balıklarınızın hastalanmasına sebep olacaktır.Çözümü ise hemen su değişimi,filtrenin temizlenmesi ve PH değeri kontrolüdür.


Balıkların Zehirlenmesi 

Zehirlenme Örn (ağır metaller veya nitrojenden) başlarda oksijen eksikliği olarak görülebilir (balığın soluması şiddetlidir.) Ancak toksin saldırısı balıkların mukoza zarlarına ve solungaçlarına saldırı halindedir.Ayrıca solungaçlarda renk değişimi gözlenir.Bu durumda yapılacak ilk şey balıkları makul dereceye sahip temiz bir suya almak.Ardından ise test yapılmak üzere sudan numune alınmalıdır.

Balıklarda Dış Yaralanmalar

Zayıf olan balıklar haricinde çizikler ve hafif yaralanmalar balıklara çok az zarar verir.Zayıflamış balıklarda ise bu bir mantar enfeksiyonu sebebidir.Açık cilt bölgeleri,yaralar,kırmızı noktalar ve yüzgeçlerin çürümesi enfeksiyon belirtileri olabilir.Enfeksiyonları suya koyacağınız kızılağaç kozalağı ve deniz badem ağacı yapraklarıyla mantar enfeksiyonlarını önleyebilirsiniz.Enfekte olan balıklar akvaryum dışına alınır ve orada tedavi edilir.Çünkü enfeksiyona karşı kullanacağınız ilaçlar akvaryumunuzdaki filtrelere zarar verir.

Akvaryumdaki Mantar Sorunu (Mikozlar)

Mantar saldırılarına akvaryumdaki sağlıksız koşullar neden olur ve tipik bir ikincil hastalık olarak kabul edilir.Mantar saldırısı Örn: Saprolegnia balık üzerinde beyaz pamukların ortaya çıkmasıyla kendini gösterir.Ayrıca küçük yaralanmalar da söz konusudur.Çok tehlikeli olmasa da bu duruma müdahale edilmelidir.Bu durumda akvaryum suyu kontrol edilmelidir.Balıklar akvaryum dışında uygun ilaçlarla tedaviye alınır.Sağlıklı balıklara ise ek vitamin ve kaliteli yem verilir.

Beyaz Benek Hastalığı 

Beyaz benek hastalığı akvaryumlarda en sık görülen hastalıktır ve bir patojen tarafından tetiklenir.Küçük beyaz noktalar genellikle yüzgeçlerden tüm vücuda yayılır.Sağlıklı ve güçlü balıklar bu enfeksiyondan kurtulur ve zamanla belirli bir bağışıklık geliştirir.Beyaz benek hastalığına karşı alacağınız ilaç,patojenin yaşam döngüsü nedeniyle bir kaç gün boyunca suya uygulanır.


Balıklarda Viral Hastalıklar

Karışık enfeksiyonlara bakterilerde dahil olur ve bu durumda balıklarınızın hem kendisi hem de gözleri şişer.Bu durumda hastalıklı balıklar sağlıklı balıkları da enfekte etmemesi için hemen akvaryumdan çıkarılmalı.Viral hastalık sahibi balıkların kurtulma şansları olmadığından hemen öldürülmeli.Sağlıklı kalan balıklar ise bağışıklık kazanabilirler.

Lenfokistis Nodüler Hastalıklar

Lenfokist,derideki bir virüs enfeksiyonundan kaynaklanır ve tatlı-tuzlu suda bulunur.İstila,genellikle yüzgeçlerde başlayan küçük sert nodüller (doku büyümesi) ya da nodül dizileri ile başlar.Nodüller virüsün çoğaldığı dejenere hücrelerdir.Balıklarda nodüler hastalık tedavi edilemez.

Balıklarda Neon Hastalıklar 

Bu hastalıkta önce kaslar hasar görür.Cilt beyazımsı parlar.Renk solar,tetralarda renk bandı kaybolur.Neon balıklar tipik uyku pozisyonunu almazlar.Balıklar sendeler,sarsıntılı hareketler sergilerler.Tedavi seçenekleri bilinmemektedir.

 

Bir sabah kalktınız kafesteki kuşunuzun örtüsünü açtıktan sonra kuşunuzda bir sessizlik hakim,ayrıca gün içinde hapşırdığına ve öksürdüğüne şahit olursunuz.Bunlar veteriner tarafından acil tedavi gerektiren bir parazit istilasının belirtileri olabilir.

Kümes hayvanı akarları genelde hayvanın tüylerinde görülür.Bunun bir istisnası muhabbet kuşu,kanarya ve ispinoz kuşlarının solunum yollarına yerleşebilen hava kesesi akarlarıdır.

Tipik Semptomlar

Başlarda hava kesesi akarları hayvanınızı etkilemez.Bir kaç hafta sonra ise belli başlı semptomlar baş gösterir.Kuşunuz sessizliğe gömülür,hapşırmaya,öksürmeye başlar.Başını sağa solla sallar.Daha sonraları ise nefes alış verişlerinde hırıltı duyabilirsiniz.Bunun sonucunda soluk borusu ve akciğerlerde bakteriyel enfeksiyon görülür ve hastalığı ilerlemeye başlar.


Parazit İstilası Tedavisi

Parazit istilası şiddetliyse kuşlar zayıflar hatta ölebilir.Erken tanı burada hayat kurtarır.Semptomlar başladığında hayvanınızı hemen veterinere götürmelisiniz.Veteriner bu aşamada parazitleri burun boşluğunda ve mukusta tespit edecektir.Kuşun boynuna güçlü bir ışıkla bakıldığında dışarıdan nefes borusunda koyu lekeler görülecektir.İstila çok fazla ilerlemediyse cilde damlatılan antiparazitik ilaçlar akarları öldürecektir.Bu tedavi parazit tedavisine bağlı olarak bir kaç kez tekrarlanmalıdır.Tedaviye zamanında başlanması ve veteriner hekimin diğer solunum yolu hastalıklarını (bakteri,mantar) tedavi etmiş olması önemlidir.Ek olarak yiyecek yoluyla tekrar enfekte olmamalarına dikkat edilmelidir.

 

Her köpek benzersiz ve eşsizdir ve karakterleri bir çok sebepden dolayı farklıdır.İnsanlarda olduğu gibi köpeklerde de göz rengi ile karakteri arasında bağlantı olabileceği ile ilgili çalışmalar bulunmakta.Sonuçlar şaşırtıcı ve bir o kadar da doğruluk payı olduğu görülmekte.

Köpekler karşınızda başını eğer ve masum bir şekilde gözleriyle ne kadar aç olduğunu anlattığında çoğu İnsan buna karşı koyamaz.

Köpeklerde Göz Renkleri Nelerdir

Hemen hemen tüm yavru köpekler mavi gözle doğarlar.Ancak 5 ila 6 hafta sonra nihai olarak köpeğin hangi göz rengine sahip olacağı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar.Bir kaç ay sonra ise göz rengi tamamen ortaya çıkmıştır artık.Çoğu köpeğin kahverengi gözleri vardır.Kahverengi ton açıktan koyuya kadar değişebilir.Mavi gözlü köpekler ise nadir değildir.Yeşil gözlü köpekler ise çok sık görünmez.Hatta bir çok İnsan yeşil gözlü köpeklerin olmadığına bile inanır,ancak bu bir hatadır.Köpeklerde İnsan'lardan farklı olarak bir başka fenomen ise iki farklı renkli göze sahip olmalarıdır.Bu iris heterokromisine tek göz adı verilir.Genellikle bir göz mavi diğeri ise kahverengidir.

Göz Rengi Köpeklerin Karakterleri Hakkında Bizlere Hangi İpuçları Verir

Köpeğin sahip olduğu göz rengi genlerinde yatmaktadır.Bu nedenle,belirli bir göz rengine olan eğilim köpeğin cinsine de bağlanabilir.Bununla birlikte,bir köpeğin karakterinin nasıl gelişeceği yalnızca genetik gereksinimlerine bağlı değildir.Karakter gelişimi aşaması öncelikle köpeğin hayatının ilk haftalarında şekillenmeye başlar.Sonrasında yaşadığı deneyimler karakterinin oturmasını sağlar.Köpeğin göz renginin karakteriyle net bir şekilde ilişkili olmasa da,çeşitli araştırmalar,bir çok köpekte sıklıkla ortaya çıkan karakter özelliklerinin göz renginden okunabildiği gözlemlenmiştir.

1.Kahverengi Göz 

Kahverengi gözlü köpeklerin özellikle güçlü bir karaktere sahip olduğu söylenir.Tam olarak ne istediklerini ve hedeflerine nasıl ulaşacaklarını bilirler.Kahverengi gözler bir sadakat göstergesidir.Bu köpekler kendilerini sahiplerine çok yakın hissederler.Naziktirler ama körü körüne itaatkar değildirler.Bu köpeklerde tutarlı ve sevgi dolu bir yetiştirme durumu önemlidir.

2.Kehribar Göz

Kehribar gözlü köpeklerin özellikle bağımsızklıklarına çok düşkün olduğu söylenir.Sadık yoldaşlardır ancak sadece emrin arkasındaki anlamı anlarlarsa emirleri güvenilir bir şekilde uygularlar.Kehribar rengi gözlü köpeklerin kendilerine çok güvenmeleri her zaman öyle oldukları anlamına gelmez.Geri çekilmeleri için bir tavşan pençesi bile yeterli olabilir.

3.Mavi Göz

Mavi gözlü köpekler çok dikkat çekerler.Büyük bir manevi güce sahipdirler.Bu yüzden mavi gözlü köpeklerin özellikle güvenilir ve sadık arkadaş olarak görülmeleri şaşırtıcı değildir.Verilen görevleri büyük bir inançla yerine getirirler.Hep bir meşkale içinde olmayı severler.Eğer bir meşkale verilmezse kendileri arar ve bulurlar.

4.Yeşil Göz

Yeşil gözlü köpekler çok özeldir.Bunun başlıca nedeni bu rengin köpeklerde çok az bulunmasıdır.Yeşil gözler köpeğe gizemli bir görünüm verir.İçe dönüktürler.Yabancılara karşı çekingen ve temkinlidirler.Saldırgan değilidirler sadece güvenlerini kazanmak biraz zaman alır.

5.İki Farklı Renk

Farlı renkli göze sahip köpekler ürkütücü görünseler de sahiplerini güldüren ve eğlendiren bir yapıya sahiptirler.Öğrendikleri şeyleri sahnelemeyi çok severler ve tabii ki her zaman bir ödül beklerler.


 

Kedinizle konuşabilmeyi,onun miyavlamasından ne dediğini,şikayetini,isteklerini anlayabilmeyi hayal ettiniz mi? Çoğu kedi sahibinin bunu hayal ettiğini düşünebiliriz.Aslında yakın zamanda bu hayal gerçeğe dönüştü bile.Teknoloji devi Amazon'nun yazılım mühendisleri " Meow Talk" adında kedi dilini tercüme edecek bir uygulama geliştirdi.

Kedilerin miyavlaması çok çeşitlidir.Kedi sahipleri çoğu zaman kedilerinin ne istediğine dair ipuçları yakalasa da,bazen tıkandıkları yerler de olabiliyor.Bu uygulamayla kedi sahipleri kedilerinin ne demek istediğini tam olarak anlayacaklar.Akıllı Amazon ses sistemi "Alexa" nın geliştirilmesinde de yer alan Javier Sanchez bu uygulamanın mimarlarından.Artık kedi dilini çevirebilen bir uygulamaya sahibiz.

"Meow Talk" Uygulaması Nasıl Çalışıyor

"Meow Talk" uygulamasının geliştiricileri her kedinin ayrı ayrı miyavladığını varsayarlar.O yüzden kedi miyavlamasına ait bir veri tabanı yoktur.Bu iş kedi sahiplerine kalıyor.Kedi sahipleri kedilerinin miyavlamalarını ayrı ayrı kayıt altına almalılar.

Uygulamanın temel prensibi şu şekildedir:

1.Uygulamayı Google App veya Playstore'dan indirip ücretsiz kayıt oluyorsunuz.

2.Daha sonra kediniz için bir profil oluşturuyorsunuz.Birden fazla kediniz varsa her biri için ayrı profil oluşturabilirisniz.

3.Kayıt tuşuna basıp kedinizin çıkardığı farklı sesleri kaydediyorsunuz.

Artık kendi kedinizin bir ses veri tabanına sahipsiniz.Veri tabanındaki seçenekler şu şekildedir.

1.Beni besle !

2.Beni içeri al !

3.Beni dışarı çıkar !

4.Beni yalnız bırak !

5.Sana saldırmak üzereyim !

6. Merhaba !

7. Avdayım !

8. Aşığım !

9. Anne !

10. Ağrım var !

11. Bilmiyorum !

"Meow Talk" akıllı bir uygulamadır ve buradaki amaç düzenli bir şekilde kayıt altına aldığınız sesler, yapılan ayarlamalarla kedinizin seslerini hatırlayabilmesidr.Kullanıldıkça çeviriler daha hassas hale gelecek,her kediye özel bir çeviri görevi görecektir.

 

Dört ayaklı dostlarımız zaman zaman oyuncaklarını en kısa zamanda parçalama yoluna giderler.Sizin de köpeğiniz oyuncağını çiğneyip parçalıyor mu? Bu sizin için çekilmez bir durum olabilir,ancak bu köpeğiniz için çok basit içgüdüsel bir davranıştır.

Öylesine çabuk parçalarlar ki yenisini yetiştiremezsiniz ve artık sinir bozucu bir durum haline gelir.Köpek sahiplerinin en büyük sorun Dünya'sına hoşgeldiniz.Oturma odanıza girdiğinizde her taraf pamuklu tüylerle kaplanmıştır.Çekilir bir durum değildir açıkçası.Veteriner hekimler öncelikle ses çıkaran oyuncaklardan uzak durulmasını belirtiyorlar.Köpekler mükemmel bir av dürtüsüne sahiplerdir ve oyuncağından çıkan ses bu dürtüyü tetiklemektedir.

Köpeğiniz İçin Oyuncak Onun Avıdır.

Av köpeği olmayan bir ırka sahip olsanız bile bu dürtüsünü başka bir köpekten almış olabilir.Bu davranışın en büyük sebebi ise tabii ki kurttan evrilmiş olmaları ve davranışları ise tamamen normaldir.Bazı köpek oyuncağı üreticileri ısırmalara dayanıklı oyuncaklar ürettiler ise de bunların çok fazla dayanmadığı ise bir gerçek.

Doğru Oyuncak Tercihi İçin İp Uçları

Bununla birlikte veteriner hekimlerin bu soruna çare niteliğinde bir takım ipuçları var.Bir kere kesinlikle sert çiğneme oyuncaklarından uzak durun.Parçalanmayacak ve çok yumuşak materyallerden üretilmiş oyuncakları tercih etmelisiniz.Parçalamış olsa bile köpeği takip edip parçaları yutmasını engellemelisiniz.

Kızak köpekleri ile yapılan turlar,Norveç'teki turistler için en önemli aktivitelerden biridir.Ancak Korona salgınından etkilen Norveç turizmi çökmek üzere ve söz konusu ise artık köpeklere ihtiyaç kalmadığı.Yerel medyaya göre bu durum devam ederse köpek sahipleri artık köpeklere bakamayacakları için bir çok köpeği öldürmek zorunda kalacaklar.

Kızk köpekleri ile yapılan turlar Norveç'in en büyük turizm gelir kalemlerinden biri.Bu imkanı sağlayan köpek sahipleri genelde büyük aile işletmeleri.Geçimini tamamen bu turlardan kazanan bu işletmeler şimdilerde ise çok zor durumda.Sebebi ise pandemi.Pandemiden beri neredeyse hiç iş yapmayan işletmeler,başka çareler aramaya başladılar ki köpeklerin öldürülmesi bile şu sıralar söz konusu.Norveç yerel gazetelerinin bildirdiğine göre şirketler artık çok sayıda köpeğe bakamayacaklarından bir çok köpeği öldürmek zorunda kalacaklar.

Çoğu İşletme Köpeklerini Öldürmeye Başladı

Kızak köpeği turları "Kvaloya Husky" adlı şirketin sahibi Tommy Theodorsen,Norveç gazetelerine bir çok köpek sahibinin köpeklerini vurmaya başladığını bildirdi.Tommy Theodorsen'in yaklaşık 40 kızak köpeği mevcut ve Mart ayından beri tek bir turistin gelmediğinden,bununla beraber köpeklerin beslenme ve bakım ihtiyaçları çok fazla para tuttuğundan şikayetçi.Tommy köpek sahiplerinin çaresizlikten köpeklerini vurma yoluna gittiğini belirtiyor.


Galapagos Milli Parkı'ında tamamen beyaz bir penguen keşfedildi.Hayvanın genetik bir kusuru olma ihtimali üzerinde duruluyor.Albinizm ve lösemi olan bir kaç hayvan zaten adalarda yaşamaktadır.

Galapagos adalarında nadir görülen tamamen beyaz bir penguen keşfedildi.Galapagos Ulusal Parkı perşembe günü yaptığı açıklamada,hayvanın genetik bir kusuru olabileceği duyurdu.Lösizm olarak bilinen söz konusu genetik kusur,albinoların aksine göz rengi normal kalırken tüylerde kısmi pigmentasyon kaybına neden olur.Galapagos pengueni bir hafta önce İsabela adasında görüldü.Milli parka göre Galapagos adalarındaki köpekbalıklarında,kertenkelelerde,ıstakozlarda ve ispinozlarda albiniz ve lösizm vakaları kaydedilmiş olsa da penguenlerde ilk defa görüldüğü ortaya çıktı.

Galapagos Penguenleri 

Galapagos penguenleri sadece 35 santimetreye kadar büyürler ve türlerinin en küçük temsilcileri arasındadırlar,aynı zamanda ekvatorda yaşayan tek penguen türüdürler.

Galapagos adaları 1979'dan beri Dünya mirası listesindedir.Takımadaların eşsizflora ve faunası,İngiliz araştırmacı Charles Darwin'e evrim teorisini geliştirmesi için ilham vermiştir.Korunan takımadalar,Ekvador kıyılarının yaklaşık bin kilometre açığındadır.Adını Galapagos'un yerli dev kaplumbağalarına borçludur.