Black Lives Matter hareketi son zamanlarda Dünya çapında çok ses getirdi.Georg Floyd adlı Amerikan vatandaşının polis şiddetine maruz kalması ve hayatını kaybetmesi ilk önce Amerika'da daha sonra Dünya'nın çeşitli ülkelerinde çok şiddetli protesto gösterilerine sahne oldu.Özellikle Amerika bu konu ile ilgili mimli.Uzun zamandır siyahi halkın ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmesi zaman zaman Holywood filmlerine yansıdığını gördük.İşte size polis şiddeti,ırkçılık ve İnsan hakları ihlali üzerine yapılmış en iyi 12 film.
1.Bülbülü Öldürmek (1962)
Usta Yönetmen Robert Mulligan'ın klasikler arasına giren bu filmi Harper Lee adlı yazarın romanından uyarlama.Gregory Peck Atticus Linch rolü ile Oscar'a aday gösterildi.Finch,beyaz bir kıza tecavüz etmekle suçlanan tarım işçisi siyahi Tom Robinson'un (Brock Peters) savunma avukatlığına atanır.Siyahi birini savunduğu için şiddetli tepkilerle karşılaşan avukat ailesiyle beraber tehdit edilir.Ancak bu tehditler onu yıldırmaz.Avukat Linch çocukları için ırkçılık karşıtı bir rol model olma istemesinin yanında,müvekkiline inancıyla beraber onu en iyi şekilde savunmaya çalışır.
2.Just Mercy (2019)
Bir başka mahkeme konulu dramada.Michael.B.Jordan genç avukat Bryon Stevenson rolünde.Kendisi Henüz Harvard Üniversitesinde okurken Amerikan adalet sisteminde haksız yargılanan İnsan'ların haklarını korumak adına "Eşit Adalet" adlı bir girişimi kurmuştur.Mezun olduktan sonra iş konusunda kendisine tüm kapılar açık olsa da o Alabama'ya gitmeye karar verir.Orada eksik tanık ve delillerdeki tutarsızlıklara rağmen cinayetten ölüm cezasına çarptırılan Eva Anslay'i (Brie Larson) Walter Mc Millian'ın  (Jamie Fox) avukatlığında destekleyecektir.
3.Özgürlük Yürüyüşü Selma (2014) 
Bir mahkeme draması olmasına rağmen aynı zamanda Martin Luther King Jr'un biyografisiyle beraber tarihi olaylara dayanan bir film.1960'larda geçen film bir Özgürlük yürüyüşü hikayesi.Siyahilere oy hakkı tanınması için yapılan yürüyüşlere ve bu yürüyüşlerde verilen kayıpların hikayesine odaklanılıyor.Siyahi halkın kendilerine seçme ve seçilme hakkı tanınması için başlattıkları bu mücadele Başkan Johnson'un geri adım atmasıyla sonuçlanır.Verileni kabul etme,diren ve kendi tarihini yaz.Yönetmen Ava Du Vernay bu filmi 2015 yılında en iyi film dalında Oscar'a aday gösterildi.En iyi şarkı dalında ( Glory) Oscar aldı.
4. Malcolm X (1992)
Yönetmen Spike Lee Amerikan zenci hakları aktivisti Malcolm X'in (Denzel Washington) biyografisini gözler önüne sermiş.Biyografi filmde sahneler,1991 yılında Rodney King'e karşı yapılan polis şiddetiyle desteklenmiş.
5.The Help (2011)
Emma Stone 1962 yılında Amerika sivil haklar hareketinin etkin olduğu dönemde atılgan ve hevesli Skeeter Phelan'ı canlandırıyor.Skeeter eğitimini tamamlar ve güneye memleketine döner.Eski arkadaşları evlerinde Afro-Amerikalı hizmetçiler çalıştıran ev hanımlarıdır.Adalet duygusu gelişmiş olan Skeeter bir gün arkadaşlarından birinin siyahilerin ayrı tuvalet kullanması gerektiğini belirten bir dilekçe hazırlaması kendisini derinden etkiler ve bu siyahi hizmetçi kadınların gözünden bir kitap yazmaya başlar.
6.Loving (2016)
Film ABD yüksek mahkemesinin Loving vs Virginia adlı davanın ardındaki gerçekleri anlatıyor.Beyaz Richard Loving (Joel Edgerton) siyahi Mildred (Ruth Negga) ile evlenmek istemektedir.Ancak Virginia eyaletinde 1960'larda karma evlilik yasaktır.Çift bir yol bulurlar ve karma evliliğin yasal olduğu başkent Washington'a gidip evlenirler.Üstelik Mildred bebek beklemektedir.Virginia'ya geri döndüklerinde ise Sheriff her ikisini de tutuklar.
7.Unutulmaz Titanar (2000)
1971 yılında Virgina'da Hermann Boone (Denzel Washşington) bir futbol koçudur.Kendisine karşı yapılan ırkçı saldırılarla boğuşmak zorundadır.İki lise takımı birleştirilmiştir.Boone sadece okulun ilk siyah koçu olarak zorluklarla karşılaşmaz.Takımın siyah oyuncularıyla beyaz oyunculardan kurulu tek bir takım yaratmak zorundadır.
8.The Butler (2013) 

Başkanların hizmetkarı Cecil Gaines'in (Forest Whitaker) hikayesi.Cecil 1920'lerden beri beyazlara hizmet eden bir ailenin oğludur.Cecil zamanla ailesinin parçalanışına tanık olmuştur.Hayatta tek başına kalan Cecil hotellerde,restoranlarda ve cafelerde garsonluk yaptıktan sonra başkan'ın özel hizmetkarlığına kadar yükselmiştir.
9.Beklenmeyen Misafir (1967)
Spencer Tracy,Katharine Hepburn ve Sidney Poitier'in başrollerinde oynadığı komedi dram türünde bir film.San Fransisco'lu hali vakti yerinde Dayton çifti kendileri gibi kızlarını da açık görüşlü,önyargısız ve hoşgörülü yetiştirmiştir.Bir gün kızları eve siyahi tıp doktoru sevgilisi ile gelince işler değişir.
10.Get Out (2017)
Yönetmen ve senarist Jordan Peele bu gizem ve gerilim türündeki filmiyle 2018 yılında en iyi özgün senaryo dalında Oscar kazanmıştır.Rose (Allison Williams) siyahi arkadaşı Chris'i (Daniel Kaaluya) ilk defa evlerine davet eder.Rose Chris'e ailesini ten rengi ile ilgili bilgilendirmediğini itiraf eder.Başlangıçta işler yolunda gitse de zaman geçtikçe işler farklı bir hal alır.
11.Detroit (2017)
Irkçılık,tehlike boyutundaki aptallık ve korkaklık 50 yıl önce Detroit'te bir felakete yol açar.Bu dram filminde yönetmen Katryn Bigelow 1967 yazında 5 günlük Detroit sivil hakları ayaklanmasını etkileyici bir şekilde sahneye koymuştur.
12.Missipi Yanıyor (1988)
196o'lı yıllarda Missisipi'de üç İnsan hakları eylemcisi ortadan kaybolmuştur.2 Fbi ajanı olayı araştırmakla görevlendirilir.Kendiside bir güneyli olan ajan Anderson güneylilerle nasıl iletişim kurulacağını bilmektedir.Genç Ajan Award ise daha idealisttir.İki ajan göründüğünden daha fazla gizem barındıran bu olayı çözmeleri kolay olmayacaktır.


Stephen Hawking zaman zaman bizleri yapay zeka konusunda uyarmıştır.Yapay zeka İnsan'lığın sonunu getirebilir diye.Dünya'nın hakimiyeti ile ilgili gelecek sorunu olarak bir tek bu gözüküyor.Yoksa yeryüzündeki hangi canlı bizleri alt edebilir ki.Tabii keşfedilmeyi bekleyen 1.5 milyon virüsü saymazsak.Yapay zeka bilim kurgu yazarlarını her zaman cezbetmiştir.Bilim kurgu literatüründe genelde makinelerden İnsan'lığa yönelen tehditler işlendi.Ancak aralarında sevimli yapımlarda yok değil.Siz bu filmlerden hangisini izleyeceksiniz.Yorum kısmına düşüncelerinizi yazabilirsiniz.
1.A.I Yapay Zeka (2001) İMDB:7.2
Listeyi yazarken ilk sırada tercih ettiğim bir yapım.Yapay zeka konulu yardımsever bir robot.Aslında bir Stanley Kubrik projesiymiş.Ancak Steven Spielberg Brian Aldiss'in kısa hikayesinden yola çıkarak filmleştirir.Pinokyo'nun bilim kurgu varyasyonu diyelim.
2.Wall-E (2008) İMDB:8.4
Yapay zekanın sevimli ve duygu dolu tarafıyla devam edelim.Gezegenlerini terk eden İnsan'lar tarafından unutulmuş,görevi çöp toplamak olan Wall-E günün birinde kendi gibi unutulmuş arama robotu Eve ile karşılaşır.Wall-E'nin hayatı yeni bir anlam kazanır.Akıllı varlıklar ister İnsan olsun ister robot duyguları olmadan birer hiçtirler.
3.Tron (1982) İMDB:(6.8)
Tron adlı 80'li yıllar bilim kurgu filmi,yapay zekayı "The Grid" adlı paralel bir Dünya üzerinden fantastik macera türünde bizlere sergiliyor.Kevin video oyunları tasarlayıp programlamaktadır.Patronunun kendi işini çaldığından şüphelenir ve bunu ispatlamaya çalışırken kendini bir anda  kendi programladığı oyunun içinde bulur.2010 yılında "Tron Legacy" adlı devam filmi çekildi.Her uygulamanın kendi kişiliği olduğu fikri fena bir fikir değil.
4.War Games (1983) İMDB:7.1
80'li yıllarla devam edelim.WOPR,USA savunma bakanlığına ait ve olası bir nükleer savaş esnasında yaşanılabilecekleri hesaplayan bir simülasyon programdır.Genç hacker David yanlışlıkla bu programa sızar ve bir oyun olduğunu düşünerek simülasyonu çalıştırır.Amerika Sovyetler'le bir nükleer savaşın eşiğinden döner.80'li yılların meşhur soğuk savaş dönemi filmlerinden diyebiliriz.İnsan faktörünü hatalarıyla ortadan kaldırmak isteyen bir yapay zeka.Soğuk savaş döneminden sonrada devam etti.
5.A Space Odyssey (1968) İMDB:8.3
Daha eskiye gidelim.Bir bilim kurgu başyapıtı.Arthur.C.Clarke tarafından yazılan kısa öykü,yine Clarke ve Kubrick tarafından senaryolaştırılmış.Jüpiter'e yolculuk görevinde yapay zeka Hal 9000 dururken hata yapmaya müsait İnsan'a gerek varmıdır?
6.Terminatör 1984 İMDB:(8.0)

WOPR ve HALL 9000 'den sonra SKYNET İnsan'sızlığı temsil eden yeni bir yapay zeka diyebiliriz.
War Games'deki Wopr'un aksine Skynet savaşın İnsan'lıktan kurtulmanın iyi bir yol olduğunu savunuyor.Nükleer bomba kesin bir sonuç vermez.Terminatörlerle desteklenmesi şart.John Connor bunun için biçilmiş kaftan olduğunu düşündük.İnsan Yapay zeka makineye karşı.
7.I am A Mother (2019) İMDB:6.7
Günümüze dönelim.Yapay zeka Skynet Mother ile karşılaştırıldığında çok amatör kalıyor.Mother tüm İnsan'lığı başarıyla silmekle kalmadı üstelik Dünya'yı iyi huylu İnsan'larla yeniden doldurmaya başlar.Peki ya yeni İnsan'lığın başlangıcı küçük kız ile yapay zeka Anne'nin fikirleri çatışırsa ne olur?
8.Chappie (2015) İMDB:6.8
Anarşist yapay zeka Chappie.Devletin baskıcı tutumu robotik polis gücüyle takviye edilmiştir.İnsan'lar bu robotlardan usanmıştır.Ele geçirilen bir robot polisin yazılımı yeniden programlanır.Deon kendisi gibi düşünen ve hisseden bir robot ortay çıkarır.Chappie düzene ve İnsan'lığa karşı bir tehdit olarak algılanacaktır.
9.Robot And Frank (2012) İMDB:7.1
Mücevher hırsızı Frank artık yorulmuş ve emekliye ayrılmıştır.Oğlu ihtiyaçlarını karşılasın ve onunla iyi vakit geçirmesi için ona bir robot hediye eder.Ancak Frank'in robotla başka planları vardır.Bir bilim kurgu/komedi yapımı film,yapay zekanın kötüye kullanımına bir örnek.
10.I,Robot (2004) İMDB:7.1
Will Smith'i İsaac Asimov'un robotik yasalarına dayanan fütüristik bir bilim kurgu filminde görüyoruz.
2035'te Del Spooner adlı polis memuru,ABD robotik şirketinin baş geliştiricisinin ölümünden sorumlu bir robottan şüphelenir.Katil yapay zeka robot Sonny'mi?
11.Upgrade (2018) İMDB:7.5
Aksiyonu bol bir bilim kurgu yapımı.Yapay zeka implantı STEM belden aşağısı felçli Grey'e ( Logan Marshall-Green) karısının intikamını alma fırsatı veriyor.Grey STEM sayesinde belden aşağısı felçliyken İnsan üstü yeteneklere sahip olur.Filmin ismi yapay zekanın seviyesini de açıklıyor zaten.
12.Matrix (1999) İMDB:8.7
Serinin ilk filmi.Yapay zeka ile İnsan'lığın yok edilmesinin en etkileyici versiyonu.Matrix Terminatör'ün Skynet'inden çok daha verimli çalışıyor.Matrix İnsan'lığı bir enerji kaynağına indirgiyor.
Direniş mi?Elbette var.
13.Blade Runner (1982) İMDB:8.1
Blade Runner'da İnsan ve makinenin sınırları belirsizleşiyor.Öyle ki Harrison Ford'un kopya olup olmadığı belli değil.Cevaplar "Blade Runner 2049" filminde mevcut.Ancak yeni sorular beraberinde ortaya çıkıyor.
14.Her (2013) İMDB:8.0
İnsan'lar ve yapay zeka arasında duygusal yakınlaşmalar belirir.Sanal bir varlık olan Samantha ve Theodore'un ilişkisi sonlara doğru tuhaf bir hal alır.Joaquin Phoenix'in oynadığı film yazar ve yönetmen Spike Jonze'ya en iyi özgün senaryo dalında Oscar kazandırmıştır.
15.Ex Machina (2015) İMDB:7.7
Yönetmen senarist Alex Garland bizlere gerilim ve fütüristik bir oda tiyatrosu sunuyor.Özgürlüğüne düşkün bir yapay zeka.En tehlikelilerinden.Ava adlı dişi bir robot kendini yaratıcısı Nathan'ın tüm kısıtlamalarından kurtarıyor ve özgürlüğü için büyük bir mücadele veriyor.

Lise mezuniyeti stresi yetmezmiş gibi bir de üstüne uyuşturucu satış işi patlıyor.
Almanya'nın en çok izlenen Netflix orijinal serisi 2.sezon ile devam ediyor.Kahramanlarımız Moritz Zimmermann (Maximilian Mundt) ve yakın arkadaşı Lenny (Danilo Kamperidis) uyuşturucu satışı için açtıkları MyDrugs adlı çevrimiçi mağazalarının macera ve tehlike dolu hikayesi 2.sezonda devam ediyor.Ancak başarılı satışlar ile beraber yeni tehlikeler ve sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor.Bu gerçek Moritz'i ünlü uyuşturucu baronu Pablo Escobar'ında dediği gibi "Bütün İmparatorluklar kan ve ateşten doğar" lafını örnek almaya itecektir ama bunun ötesinde en başta liseden mezun olması gerekmektedir.2.Sezon yine türlü türlü maceralara ve tehlikelere gebe gibi gözüküyor.
How To Sell Drugs Online (Fast) Yayın Tarihi
Almanya'nın en çok izlenen dizi listesinde birinci sırada bulunan yapım özellikle kısa süren bölüm süresiyle dikkat çekiyor.İlk sezonu 6 bölümden oluşan dizinin 2.sezonuda yine 6 bölüm ve her bölümü ortalama 25 dakika sürmesi planlandı.How To Drugs Online (Fast) 2.sezonu 21 Temmuz'dan itibaren Netflix kütüphanesinde yerini alacak.
How To Sell Drugs Online (Fast) Yeni Karakterler
Komedi dram türünü 1.sezonda bizlere çok iyi yansıtan diziye KiraLena Urzendowsky) adlı yeni bir karakter dahil oluyor.Kira bir bilgisayar dehasıdır ve uyanık Lenny'i (Danila Kamperidis) parmağında oynatırken izleyeceğiz.Böylelikle şirkete yeni bir heyecan katacak olması kesin gibi gözüküyor.Ergenlerimiz kendi temel sorunlarının dışında mezuniyet stresi yaşayacaklar,bu yetmezmiş gibi online pazara rakip bir şirket dahil olacak.Ponyhof adlı gece kulübündeki uyuşturucu satıcıları da cabası.
İkinci sezonun yapımcıları 1.sezondaki gibi Phillip Kassbohrer ve Matthias Murmann.



Dünya buzlarla kaplı ve donmuş durumdadır.İnsan'lığın bu iklim felaketinden dönebilme umudu çoktan tükenmişken,Snowpiercer adlı bir tren içindeki sınırlı sayıdaki yolcularla Dünya etrafında hiç durmadan dönmektedir.Dışarısı eksi 100 derecenin altındadır.İçeride ise yolcuların sınıflara ayrıldığı sapkın bir otoriter sistem mevcuttur.Trenin sonunda köleleştirilmiş İnsan'lar yoksul bir hayat yaşarken,trenin önünde görece daha üst tabaka lüks içinde yaşamaktadır.Lokomotif ise Wilford'a aittir.Dini anlamlar yükledikleri tren ise eğer durursa İnsan'lığın son temsilcilerinin de hayatları son bulacaktır.
Bu Dünya 1982 yılında Jacques Lob ve çizer Marc Rochette tarafından "Le Transperceneige" adında bir grafik roman olarak yaratıldı.Daha çok fantastik Distopya olarak nitelendirebileceğimiz,bilim kurgudan çok uzakta bir Dünya diyebiliriz.
Snowpiercer Film
Güney Kore'li yönetmen ve senarist Bong Joon Ho için bu distopik Dünya temalı grafik romanı filmleştirmesi onun 2019 yılında "Parazit" filmiyle Oscar'a uzanan yolda döşediği taşlardan biriydi.Kendisi 2003 yılında "Memories Of Murder",2006 "The Host" ve 2009 yılındaki "Mother" filmleriyle festivallerin konuşulan ismi olmuştu.
Bilim/kurgu açısından bakılacak olursa Snowpiercer'in fantezi Dünya'sı Bong'un sembolik evrelemesiyle birleşince ortaya başarılı bir yapım çıkmasına sebep olmuş.Anakronizmin  fütürizmle beraber kullanılması ortaya distopya şaheserleri "Brazil" (1985),"12 Monkeys" 1995 ve "Delicatessen" (1991) filmlerine benzer başarıda bir filmin ortaya çıkmasını sağlamış.Filmde Bong belirli detayların mantıksal açıklamalarına hiç girmemiş.Örneğin Nam ve kızı Yona düşük sıcaklıktaki kabdan (cryostat) serbest bırakılmıyorlar.Gizemli ve derin  uykularından odanın kapısının açılmasıyla uyanırlar.Dizide ise bu çekmece olarak bizlere sunulmuş.Snowpiercer filmi 80 dakika süren aksiyon sahnelerini trenin önüne doğru varabilmenin mücadelesi eşliğinde bize sunmuş
Bu sürenin dışında uzun dialoglara yer vermeyi ihmal etmemiş.Bong sistemin devrilmesi ve yaşamın geri dönüşü metaforunu sağlamak için sembolleri kullanmaktan geri kalmaz.Totaliter sistemin çökmesine izin verir ancak İnsanlık neredeyse sona ermiştir.
Snowpiercer Dizi
Filmde buzla kaplı Dünya'dan 18 sene geçmiş olmasına rağmen dizide tren sadece 7 yıldan beri yollardadır.Raylar üzerindeki trende 1001 vagon vardır ve bunların içinde yaşayan 3000 kişi mevcuttur.Film versiyonunda ise Bong kişi sayısını 1000 ile sınırlandırmıştı.Vagon sayısı ise belli değildi.Sosyal sistem dizide daha farklı.Dizide Snowpiercer treninde yasal olarak biletli 3 farklı sınıf vardır.Buna bağlı olarak 4.sınıf aşağılanmış olarak belirtilmek üzere kuyruğun sonunda yaşarlar.
Türlü zorluklardan sonra trene yetiştiklerinde ise güvenlik güçleri onları trenin kuyruk bölümüne yerleştirir.3.sınıf ile birlikte trendeki toplam nüfusun %70'ini oluştururlar.Kuyruktakilerin lideri Andre Layton filmdeki Curtis rolünü üstlenmiş.Andre trene oğlu ve eşi Zarah ile birlikte gelmiştir.Zarah'ı trende daha ön taraflara ulaşabilmek için ailesini yıllar önce arkada bırakmış bir kadın olarak görüyoruz.
Dizde kuyruktakiler bir isyan planlıyorlar.Filmde ise bu isyan sadece bir vagon kadar sürüyor.Trendeki tek polis memuru olan Andre,trendeki güç dengesini değiştirebilecek bir cinayeti çözmesi bekleniyor.Bu gelecekteki isyan planına yardımcı olacak bir unsur olarak gözükür.
Jennifer Connelly'nin oynadığı karakter trenin resmi sesi ve kimsenin görmediği saygıdeğer Wilford Endüstrisi kurucusunun en yüksek temsilcisidir.İlk bakışta filmdeki Tilda Swinton karakterini andırıyor olsa da gerçekte çok daha merkezi bir rolü var.Aslında sağ kolu olan Ruth filmdeki Swinton karakterine daha çok benziyor.
Suç Hikayesi
On bölümlük dizinin yarısına bir suç hikayesi hakim.Cinayeti aydınlatma çabası trendeki sosyal sistemi yakından tanımamıza vesile oluyor.Cinayet sadece bir başlangıç hikayesi olarak sunulmuş.Trenin karanlık tarafı hikayenin temelini oluşturuyor.Film devrimci lider Curtis Everett etrafında inşa edilirken,dizi bir çok ana ve yan karakterlerin hikayelerinden oluşuyor.
Çatışma Yerine İş Birliği
Enteresan olan dizide konu filmden çok daha değişik.Filmde İnsan'lık dışı totaliter sisteme karşı bir başkaldırı ve isyan ana tema olarak görüyoruz.Dizide ise muhtemel gelecek olan İnsan'lığın sonunun gelmesine karşılık bölünmeyi önlemek adına iş birliği yapılma çabası dizinin temel hikayesi olarak göze batıyor.Yani çatışma yerine işbirliği.Dizinin yapımcısı Graeme Manson aynı zamanda Orphan Black'ın yaratıcısı.Netflix orijinal serisi olmasada diziyi Netflix'te izleyebilirsiniz.Tüm bölümler yüklü değil dolayısıyla haftadan haftaya takip etmeniz gerekecek.Dizinin 2.sezonu plan dahilinde

Tam 2 yıl koskoca 2 yılın ardından The Alienist 2.sezonuyla nihayet geri dönüyor.Korku,gerilim ve gizem türündeki roman uyarlaması dizi The Alienist Angel Of Darkness ismiyle hayranlarının ve yabancı dizi izleyicilerin beğenisine sunulacak.
1.Sezonda Ne İzledik
Yayın tarihine geçmeden önce 1.sezonda neler izledik şöyle bir hatırlamakta fayda var.1896 yılı ve Amerika'nın New york şehrinde kendisine Alienist diye tabir edilen bir psikiyatr,genç ve güzel stajyer polis ve bir gazetecinin şehre korku saçan bir seri katilin peşine düşüp seri katili yakalama çabalarını izledik.Üstelik bu seri katilin hedefinde küçük erkek çocuklar vardı.Öldürülen erkek çocukların bir özelliği ise kadın kıyafeti ve makyajlarıyla şehrin genelevlerinde çalıştırılan çocuklar olmasıydı.Bir dönem dizisi olan The Alienist özellikle dönemim New York şehrini çok iyi yansıtması sebebiyle hafızalarımıza kazınmıştı.O yıllardaki şehrin sosyoekonomik durumu içler acısı bir durumda gördük.Özellikle polis teşkilatının tamamı olmasada yozlaşmış olmasına şahit olduk.Heyecanı ve gerilimi hiç bitmeyen bir dizi olan The Alienist'in umarım 2.sezonu 1.sezonu kadar sürükleyici olur.
The Alienist Angel Of Darkness 2.sezonda Bizleri Neler Bekliyor
2.sezon konusu bakımından en az 1.sezon kadar gerilimi ve gizemi yüksek olacak gibi gözüküyor.Genç ve güzel stajyer polis Sara kendi özel dedektiflik bürosunu açmıştır.Yeni bir dava alır.Söz konusu dava kaçırılan İspanyol konsolosunun küçük kızı Ana Linares ile ilgilidir.Sara davayla ilgili başka bilgiler almak üzere New York Times muhabiri Dr Kreizler ile bir araya gelir.
Beraber yürüttükleri bu soruşturma onları katile doğru yol alan gerilim ve gizem dolu bir Dünya'ya götürecektir.
Ayrıca 2.sezonda kamu kurumlarının yozlaşmasını,gelir adaletsizliğini ve kadının toplumdaki yerini sorgulayan konulara şahit olacağız.2.sezonda İsaacson adlı ikiz kardeşler,adli tıp görevlileriydi,Cyris karakteri ve NYPD polis komiseri Thomas Byrnes olacak.
The Alienist Angel Of Darkness Ne Zaman
Golden Globe ve Emmy adaylığı olan polisiye,gerilim ve gizem türündeki dizinin yayın tarihi 26 Temmuz olarak açıklandı.Bu tarih aynı zamanda yine TNT'de yayınlanan ve ilk sezonu devam eden Snowpiercer adlı dizinin sona bölümünün yayınlandıktan 1 hafta sonrası.
The Alienist Angel Of Darkness Fragman


İyi bir belgesel izleyicisi olan diziadam yine ses getirmesini beklediğim bir belgesel yapımla yazacaklarımıza başlayalım.I'll Be Gone In The Dark Amerikan Hbo kanalında yayın tarihini bekliyor.Özellikle seri katil belgesellerine meraklıysanız ya da Mindhunter hayranıysanız bu belgeseli kaçırmamanızı tavsiye ederim.Bu seferki seri katil 1970 ve 1980'lerde Kaliforniya'da tam anlamıyla dehşet saçan Golden State katili olarak adlandırılan Joseph James De Angelo.Bir kitap uyarlaması olan belgesel yazar Michelle Mc Namara'nın kaleminden ortaya çıkmış.
I'll Be Gone İn The Dark Konusu
Amerika seri katiller diyarı olarak anarsak yanlış yapmış olmayız.Bu geniş coğrafyada canisinden tut manyağına,seri katilinden tut ölüm emirleri veren tarikat liderlerine kadar her türlü seri katil karakterlerine rastlayabilirsin.Golden State katili de bunlardan biri.1974-1986 yılları arasında Kaliforniya'da adeta terör estiren ve yıllarca yakalanamayan Joseph James De Angelo'nun hikayesini izleyeceğiz.

İ'll Be Gone İn The Dark Yayın Tarihi 
Hbo'da yayınlanacak ve Michelle Mc Namara'nın kitabından uyarlanan belgesel 6 bölüm olarak planlandı.Belgesel 28 Haziran 2020 tarihinde Amerikan Hbo kanalında yayınlanacak.
Golden State Katilini Yakından Tanıyalım
Golden State katili suç dosyası fazlasıyla kabarık.120 soygun,50 tecavüz,12 cinayet.Suç makinesi ufak soygun suçlarıyla başlamış zamanla bir seri katile dönüşmüş.1974 yılındaki ilk olayı Kaliforniya eyaletinin başkenti Sacramento'da gerçekleştirmiş.Son suçunu ise 1986 yılında gerçekleştirdikten sonra sırra kadem basmıştır.Dikkat çeken yanı ise suçlarını üç farklı dönemde işlemiş olması.Uzun dönem batı yakası sakinlerinin korkulu rüyası haline gelen Golden State Katili yüzünden İnsanlar o kadar tedirgin olmuş ki,kilit satışları patlamış.Mesleği suistimal etmekle suçlanmış ve polis memurluğundan atılmış Golden State Katiline basın çeşitli isimler takmıştır.East Area Baptist.Nightwalker,Diamond Not Killer ve Visali Ransacker bunlardan bir kaç tanesi.
Öldürdüğü kadınların yaşları 12-41 arasında değişiyordu.Cinayetlerin ardından kurbanın değerli eşyaları almayı gelenek haline getirmişti.Kurbanların evlerine girdikten sonra el fenerini kurbanların yüzüne tutup uyandırdıktan sonra kadın kurbanın kocasını veya sevgilisini yüz üstü yatağa bağlayıp üzerlerine tabaklar diziyordu.Bu tabakların devrilmesi halinde her ikisini de öldürmekle tehdit ediyordu.İşini bitirdikten sonra ise evde buzdolabında bulabildiği yemeklerden de yemeği ihmal etmiyordu.

Golden State Katili Yakalanma Süreci
1986 yılında son suçunu işledikten,yakalandığı 2016 yılına kadar sessizliğe bürünen bu sapık katil,son döneminde neden suç işlemediği merak konusu olmuş.Yakalanmasına rağmen bu kısım halen aydınlatılmış değil.
Yazar Michelle Mc Namara bu sapık katili takıntı haline getirmiş ve araştırmaları sonucun belgeselle aynı adı taşıyan kitabını yayınlamış.Kitap çok büyük bir ilgi görmüş.En çok satılanlar arasında ilk beşe giren kitap Fbi'ın dikkatini çeker ve dosya üzerine yeniden yoğunlaşılır.En son teknoloji ile Dna araştırılmalarına tabii tutulan deliller sayesinde epey bir yol alınır.Ancak Dna veri tabanından katille ilişkilendirilebilecek somut bir delil bulunamıyordu.
Yıl 2018.GEDmatch o yıllarda genetik bilgilerini girerek İnsanlar'ın uzak akrabalarını bulma hizmeti veren bir site idi.Kullanıcılar girdikleri genetik bilgiler sayesinde uzak akrabalarını bulabiliyorlardı.Katilin uzak akrabası kendi genetik verilerini siteye girmesiyle ilk defa bir ipucu elde edildi.Bu sayede zanlının büyük büyük dedesiyle ilk eşleşme yapılmış oldu.Bunun ardından Fbi tüm aile bireylerini incelemeye aldı.Yaş ve bölge kısıtlamasından sonra araştırma ekibi zanlı sayısını ikiye düşürdü.Bu zanlıların çöplerinden ulaştığı Dna'ların sonucunda artık katilin kimliği kesinleşmişti.Katil Joseph James De Angelo'dur.
Golden State katili evinde kızına ve torununa yemek pişirirken yakalandı ve ilk sözleri gayet soğukkannlıydı."Ocakta yemeğim var"
Vietnam'da savaşmış bu eski polis memuru halen yargılanıyor ve hakkında verilecek kararı bekliyor.