Articles by "yönetmen sineması"
yönetmen sineması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sonsuzluk Ve Bir Gün ünlü Yunan yönetmen Theo Angelopoulos'un en önemli yapıtlarından biri olup yönetmene Altın Palmiye film festivalinde ödüller kazandırmış adeta bir başyapıt niteliğinde,dram yüklü filmidir.Başrollerinde Bruno Ganz,İsabella Renauld,Fabrizio Benntiviglio'nun olduğu 2 saat 12 dakikalık film özellikle Eleni Karaindrou adlı Yunan piyano sanatçısı ve bestecisinin filme ait müzikleri akıllara kazınmıştır.

Sonsuzluk Ve Bir Gün Konusu
Alexander edebiyat çevrelerince tanınan bilinen usta bir yazardır.Yakalandığı ve kurtuluşu olmayan hastalıktan ötürü yazar tüm hayatını sorgulama aşamasına gelmiştir.Sahil kenarındaki kapandığı evden çıkıp tekrar hayata atılma zamanının geldiğini düşünür.Tüm hayatı boyunca edindiği tecrübelerin birbirine karıştığı yeni bir serüvene atılacaktır.Geçmişini hatırladıkça kendini yenileme aşamasına gelen Alexander ölüm döşeğinde yeni bir kimlik kazanmaya başlayacaktır.

Sonsuzluk Ve bir Gün Üzerine
Duygusallığı en uç noktalarda yaşadığını düşünen İnsanlar'ın filmi izledikten sonra dahası da varmış diyeceği türden,ağır dram ile bezenmiş bu başyapıt,geçmişin yolculuğunda sevdiği kadının gözüktüğü sahneler izleyiciyi derinden etkileyen en önemli sahneler diyebiliriz.
Şair yazar neden hastalanmıştır.Gecikmiş pişmanlıklardan mı? Eski eşinin hasretinden mi? Ya da her ikiside.Peki küçücük bir çocuğun yalnızlığını giderme çabası kendi yalnızlığına çare arayışı mıdır?
Hayata,sevgiye,iç hesaplaşmalara ve hasrete dair,özellikle kamera hareketlerinin yavaşlığı filme ayrı bir kimlik kazandırmış.Sahnelerin yavaş akması filme şiir dinletisi tadında bir hava vermiş.
Özellikle filmdeki otobüs sahnesi bize Dünya'mızın küçültülmüş halini sunar.Devrim meydanında otobüse binen kırmızı bayraklı bir devrimci.Bir türlü sevemediği adamdan aldığı çiçeği yere atan kadın ve o çiçeği yerden alan adamın muhtemel evde bekleyen eşine götürecek olması.Ölüm sessizliğindeki durakta,yolun sonuna gelmiş bir edayla otobüsten inen simsiyah giyimli adam.Yine otobüsün içinde klasik müzik çalan ve akademi durağında inen genç sanatçılar.
Sonsuzluk ve bir gün filmi "zaman" kavramını sorgular."Yarın ne kadar sürecek" repliğiyle zaman kavramının irdelendiğini görüyoruz.Alexander'ın geçmişine yaptığı yolculuğun yanı sıra "Yarın" kavramı sadece önündeki günü değil,geleceği de ifade etmek istemektedir.Dünya'nın sonunun da geçmişte kalacağı zamanlar olacaktır.

Ve arka arkaya sıralanmış sarı yağmurluklu üç bisikletli.Antik Yunan efsanelerinden yola çıkarak özellikle filme yerleştirilmiş.Yunan mitolojisindeki Kader tanrıçalarını temsil ederler.Klotho,Laekhesis ve Atropos.Klotho kader ipliğini eğiren kardeştir.Laekhesis bu ipliğin uzunluğunu belirler.Atropos ise bu ipliği zamanı gelince kesip atar.
Klotho İnsan'nın Dünya'da şu an yaptıklarını ve yaşadıklarını temsil eder.Laekhesis geçmişte yapılanların gelecekte nedenleri belirlediğini temsil eder.Atropos ise zamanın sona erdiğini.
Aslında "Kader ağlarını örüyor" deyimi,kişi kendi kaderini kendi belirliyor diyebiliriz.
Eleni Karaindrou


Osman Cavcı 1962 yılında İstanbul'da Dünya'ya gelmiştir.Babası tiyatro sanatçısı İsmail Cavcı'dır.Osman Cavcı'nın kendi ifadesiyle babasının peşinde tiyatro kulislerinde tiyatronun tozunu yutmuş.Tiyatroya olan aşkı 1972 yılında bir İzmir turnesiyle başlar.Osman Cavcı sadece bir tiyatro oyuncusu değil aynı zamanda sinema oyuncusu,yazar ve senaristtir."Yanlış Anlaşılmış Filmler" ve "Köpeköldüren" adlı 2 kitap yazmıştır.

Osman Cavcı bir komedi sanatçısı denilse de kendisini başka rollerde de izledik ama sinematografisine bakıldığında genelde komik karakterleri canlandırdığını görürüz.Aslında Osman Cavcı denildiğinde hangi karakterler gelir aklınıza? Özgüveni yüksek,kadınlara karşı aşırı ilgili,saf,zampara rolünü oynayan Zampara Seyfettin karakteri mi? Çaptan düşmüş müzik prodüktörünün yardımcısını canlandırdığı Muhsin Bey filmindeki Osman Karakteri mi ? Yoksa 1978 yılında çevrilen Hababam Sınıfı Güle Güle" filmindeki fırlama Ekrem karakteri mi?
Bu üç film Osman Cavcı filmografisinde en dikkat çeken filmlerdir.

Sinemada komik karakterlerde izlediğimiz Osman Cavcı senaryo yazarı olarak da Türk sinemasına katkıda bulunmuştur.Senaryosunu yazdığı bazı filmler ise şunlardır.1995 yılında senaryosunu yazdığı ve başrolünde oynadığı,gösterimi ilk olarak televizyonda yapılan "Zampara Seyfettin"  filmi Milli takım maçı ile saat bakımından çakıştığı halde önemli bir reyting elde etmişti.Ardından 1997 yılında yine senaryosunu yazdığı ve başrolünde oynadığı "Artist Seyfettin",1999 "Renkli Türkçe" ve 2004 yılındaki "Falımda Bir Kız Var" adlı filmlerin senaryosu kendisine aittir.

Yapımcı kimliği de olan Osman Cavcı bir çok dizi filmde de rol almıştır.Bana göre en önemli yapımı yardımcı kadın oyuncu rolündeki Akasya Aslıtürkmen'e ödül kazandıran ve başrolünde oynadığı aynı zamanda senaryosunu da yazdığı "Renkli Türkçe" filmidir.Prodüksiyon olarak zayıf ancak değeri bilinmemiş bir film olarak gördüğüm Renli Türkçe filmi üzerinde biraz daha çalışılsa daha çok ses getirebilirdi.Ucuza mal edilmek zorunda kalmış değerli bir film.

Renkli Türkçe Filmi Konusu
Sabit bilet satışı zayıf,erotik filmlerin gösterimde olduğu bir sinema salonunun makinistidir.Bir gün İstanbul Beyoğlu'nda gösterim için film almaya gittiği eski prodüktörün ofisinde bir zamanlar erotik filmlerin yıldızı olan Zerrin Öz ile karşılaşır.Zerrin Öz'ün büyük hayranı olan Sabit çaptan düşmüş yaş almış bu kadını takıntı haline getirmiştir.Takip eder,telefon açar,hatta evine bile gizlice girer.Sabit'in takıntı haline getirdiği bu kadının hayatında işler yolunda gitmiyordur.Bu durum Sabit'in başına iş açar.

Eski yeşilçam erotik sineması yıldızlarına bir saygı duruşu niteliği taşıyan Renkli Türkçe filmi Osman Cavcı'nın bana göre en değerli işlerinden biridir.Hatta Osman Cavcı'yı komedi yapımların dışında ne kadar iyi dram oynadığının bir ispatıdır.


Osman Cavcı Şimdilerde Ne Yapıyor?
Osman Cavcı geçen seneye kadar "Son Yeşilçam" isimli tek kişilik tiyatro oyununu sergilemekteydi.Fenomen dizi "Bizimkiler'in" sarhoş cemili Uğurtan Sayıner ile beraber tiyatro sahnesini paylaşan sanatçı İstanbul'dan İzmir'e taşınmıştır.Kendi ifadesiyle İstanbul'dan sıkıldığını ifade etmiştir.En son 2017 yapımı korku filmi 11 (onbir) isimli filmde oynamıştır.Bu arada you tube video paylaşım platformunda bir kanalı olan ünlü sanatçının eski yapımlarının hemen hemen tamamını bulabilirsiniz.Ayrıca yeni projesi "Manyak Kovboy" adlı yapım için desteklerinizi beklemektedir.Osman Cavcı You Tube kanalının linkini aşağıya bırakıyorum.
https://www.youtube.com/channel/UC4RMuUvWBzuJGqy6OITmpMg



Dünya'ca Ünlü Abbas Kiarostami Kimdir? Filmleri Ve Kazandığı Ödüller
İran'lı Dünya'ca ünlü senarist ve yönetmen Abbas Kiarostami 22 Haziran 1940 tarihinde Tahran'da doğmuştur.Güzel sanatlar fakültesine girmeden kısa bir süre önce bir resim yarışmasına girmiş ve kazanmıştır.Mezun olduktan sonra ise grafik tasarımcı olarak çalışmaya başlamıştır.Öğrenimi sırasında trafik polisliği yapan ünlü yönetmen 30'lu yaşlarına geldiğinde çocukların ve gençlerin entelektüel gelişim merkezine katıldı.Bu merkezin film bölümünde film yapımcısı olarak bir çok çocuk filmlerinde,reklam filmlerinde,film jeneriklerinde imzası vardır.Ayrıca çocuk kitapları için çizerlik de yapmıştır.1969 yılında evlendiği Parvin Amir-Gholi'den 1982 yılında boşanmıştır.Bu evlilikten 2 oğlu Dünya'ya gelmiştir.
1979 İran İslam Devrim'inden sonra çoğu sanatçının yaptığı gibi ülkeyi terk etmemiş İran'da kalmayı tercih etmiştir.Kendisi bu kararının kariyerinde vermiş olduğu en doğru kararlardan biri olduğuna inanmıştır.İran'da yaşamanın yönetmen olarak yeteneğini sağlamlaştırdığına inanmıştır.Abbas Kiarostami genellikle koyu renk gözlük ya da güneş gözlüğü kullanmıştır.Bunun sebebi ise gözlerinin güneş ışığına aşırı duyarlı olmasıdır.Yönetmen 2000 yılında San Fransisco film festivalinde kendisine verilen Akir Kurosawa ömür boyu başarı ödülünü,İran sinemasına büyük katkılarından dolayı Behrouz Vossoughi'ye vererek herkesi şaşırtmıştır.Yönetmen beyin kanaması sonucu 4 Temmuz 2016 günü hayta gözlerini kapamıştır.
Abbas Kiarostami Filmleri
Yönetmen "Arkadaşımın Evi Nerede"filmini 1987 yılında çekilmiştir.Abbas Kiarostami çok basit bir hikayeyi İran kasabalarının çehresine dair ip uçları vererek kısa bir yolculuğu bizlere aktarmıştır.Dram türündeki film yönetmenin ilk eseridir.1990 "Yakın Plan".Ortak ilgi alanları olan iki İnsan2ın hikayesi.Bir yönetmenin hayranı olan Ali onun filmleştirdiği bir kitabı okurken bir yolcu ile tanışır.Bu kadın Ali gibi yönetmenin hayranıdır.Bunu fırsat bilen Ali kendisini yönetmenin kendisi olarak tanıtır ve bu zengin kadının hayatına girerek kendi filmini yapmak derdindedir.Ancak yalan eninde sonunda ortaya çıkacaktır.Yıl 1994'tür ve yönetmen karşımıza yine dram türünde bir filmle karşımızdadır."Zire Darakhatan Zeyton".Aynı kasabada yaşayan ve bir filmde yolları kesişen 2 gencin küçük rolleri sırasında kurgu ve gerçeğin birbirine girdiği değişik bir film seti atmosferine tanık olduk.Abbas Kiarostami'nin en değerli yapıtlarından olan "Kirazın Tadı" filminde Bay Badii  bir yolculuk esnasında kendisini öldürmek için birini bulması gerekmektedir.Adaylar bir Kürt asker,Afgan asıllı bir öğretmen ve ihtiyar bir Türk.1999 yılında yönetmen bir komedi/dram filmiyle
karşımıza çıktı."Rüzgar Bizi Götürecek".İran sinemasını etkileyici yapımlarından biri olan bu film ayrıca bir çok ödül kazanmıştır.2002 yılında "On" adlı film İran sinemasında önemli bir yere sahiptir.Tahran sokaklarında bir kadın arabasına 10 farklı İnsan alır ve onları istedikleri yere kadar götürür.Bu esnada onlarla sohbet eder.Sohbetler İran'da kadın üzerinden çeşitli sosyolojik ve kültürel anlamdaki ayrıntıları göz önüne serer.2005 "Biletler".Üç ayrı hikaye 3 ayrı yönetmen ve bu anlamda yabancı oyuncuların yer aldığı Uluslararası bir film.Bir trende çeşitli ırklardan,kültürlerden gelmiş İnsan'ların birbirleriyle olan ilişkileri.Yönetmenin 2008 yılında çektiği"Shirin" adlı film on ikinci yüzyılda Nezami'nin yazdığı Ferhat ile Şirin şiir,114 ünlü İran'lı tiyatrocunun bir araya gelerek ortaya koydukları teatral bir anlatım 65.Venedik film festivalinde gösterilir ve izleyiciden tam not alır.
2010 "Aslı Gibidir" filminde yönetmen Juliette Binoche ve William Shimell gibi ünlü isimlerle çalışmıştır.Kendi hayat hikayesinden esinlenen yönetmen Toskana'da aşkı anlatmıştır.2012 yılında gelindiğinde yönetmen Fransa Japonya yapımı "Sevmek Gibi" filmini çekmiştir.Filmde Japon oyuncular yer almıştır.Film Cannes film festivalinde Altın Palmiye'ye aday gösterilmiştir.2016 yılında çektiği "Take Me Home" futbol üzerine çektiği bir kısa filmdir.Son olarak "24 Frames" adlı deneysel bir üslupla çektiği film yönetmenin ölmeden önce çektiği son filmdir.

Abbas Kiarostami  Sineması
Şüphesiz Abbas Kiarostami günümüz İran sinemasının popülerliğini en çok borçlu olduğu yönetmendir.İran Yeni Dalgası sinemasının öncü isimlerindendir.Şiirsel bir dile sahip sinemasında en basit bir hikayeyi nefis bir filme dönüştürebilen ender yönetmenlerdendir.İdeolog ve propagandist değil sadece sanatçıdır.Aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısı da olan yönetmen sinemayı besleyenin fotoğraf ve fotoğrafçılık olduğunu düşünmüştür.Filmlerin alt metinlerinde şiirin fotoğrafın ve resmin etkileri çok net görülür.Kendisi sadece yönetmen değil fotoğrafçı,film yapımcısı,yazar,kurgucu,görüntü yönetmeni,senarist,grafik tasarımcı ve ressamdır.


Dünya Sinemasında Önemli Bir Yeri Olan Michael Haneke Kimdir?
Michael Haneke Alman yönetmen ve oyuncu Fritz Haneke ve Avusturyalı aktris Beatrix von Degenschild'in çocuğu olarak 23 Mart 1942 yılında Almanya'nın Münih şehrinde doğmuştur.Çocukluğu Viyana'da geçen yönetmen Max-Reinhardt sanat okulu sınavını başaramamış ve yine Viyana'da tiyatro bilimi,psikoloji ve felsefe okumuştur.Mezun olduktan sonra ise tiyatro ve edebiyat eleştirmeni olarak çalışmıştır.1967-1971 yılları arasında Almanya'nın Baden-Baden şehrinde Südwestfunk adlı radyo ve televizyon kanalında televizyon dramaturluğu yaptıktan sonra 1970'li yıllarda çeşitli tiyatrolarda yönetmen ve senarist olarak çalışmıştır.Tiyatro çalışmalarından dolayı Düsseldorf,Frankfurt,Stuttgart,Berlin,Hamburg,Münih ve Viyana gibi şehirlerde bulunmuştur.Set dekarotörü Susi Haneke ile evlidir.
Michael Haneke Filmleri
Michael Haneke "Lemminge" 1979,"Varition" 1982 ve "Wer War Edgar Ellen?" gibi Tv filmlerinden sonra 1988 yılında ilk sinema filmini çeker.Bu film Uluslararası Locarno film festivalinde bronz Leopar ödülüne layık görülür.Ayrıca Avusturya film sanatı ödülüne layık görülür.Bundan sonra 1992 yılında çektiği" Bennys Video" ve 1994'te çektiği "Tesadüfi Bir Kronlojinin 71 Parçası" adlı filmlerle dikkatleri üzerine çekmeyi başarır.1997 yılında çektiği,şiddetin açıkça gösterilmesi,burjuvazi ve olağan şiddete bambaşka bir bakış açısıyla baktığı ve ilk kez Cannes film festivalinde gösterilen "Ölümcül Oyunlar" adlı filmi seyirci ve jüri arasında bir kutuplaşmaya sebebiyet vermiştir.Bu filmi 10 yıl sonra aynı isimle Amerikan versiyonunu çekmiştir.2001 yılına gelindiğinde yönetmen başrolünde Isabelle Hupert'in oynadığı Elfriede Jelineks'in Piyanist adlı romanını filmleştirdi.Film Cannes film festivalinde jüri özel ödülü dahil bir çok ödül kazandı.2003 yılında çektiği" Kurdun Günü" adlı filmde İsabelle Hupert'i yine başrolde izledik.2005 yılında Juliette Binoche ve Daniel Auteuil'in başrollerinde oynadığı "Saklı" adlı filmle yönetmen Cannes film festivalinde en iyi yönetmen ödülü dahil FİPRESCİ  ve Ekümenik jüri ödülünün sahibi oldu.Ayrıca buna ek olarak "Saklı" filmi Avrupa film ödüllerinde en iyi film ve en iyi yönetmen dahil 5 ödül daha kazanmıştır. 2006 yılında Haneke Paris'te ilk operasını sahneye koydu.2009 yılında Michael Haneke "Beyaz Bant" adlı filmle Cannes film festivalinde Altın Palmiye ödülünü ilk kez kazandı."Beyaz Bant" adlı film kuzey Almanya'da bir köyde yaşayan köy sakinlerinin 1.Dünya Savaşından bir gün önceki yaşananları anlatır.Siyah beyaz film Avrupa'daki bir çok festivalden en iyi film,yönetmen ve senaryo ödülleriyle döndü."Beyaz Bant" filmi ayrıca FİPRESCİ ödülünün sahibi olmuştur.2. Altın Palmiye ödülünü ise Jean-Louıs Trintignant,Emanuelle Riva ve İsabelle Hupert'in başrollerinde olduğu 2012 yılında"Aşk" adlı filmle almıştır.Film Yabancı dilde Oscar ve Altın küre dahil bir çok ödül kazanmıştır.2017 "Mutlu Son" adlı filmde aile sorunları ve yıllarca sakladıkları aile sırlarının ortaya çıkmasıyla hayatları alt üst olan bir aileyi izledik.

Michael Haneke Sineması
Haneke sineması İnsan'ın eline verilen fotoğraflar gibidir.Bak ve fotoğraftaki metni sen keşfet der.Kendisi bunu şu şekilde ifade eder."Sinema'da o anki kare illa ki gösterdiği şeyi anlatmak zorunda değildir.Bazı yönetmenler bundan bi haber.Ne anlatıyorlarsa onu gösteriyorlar.Ne gösteriyorlarsa onu demek istiyorlar" Haneke sinemasını sevenlerin hep söylediği şudur:Haneke sineması seyirciyi yorma ve rahatsız etme peşindedir.İzleyiciye anlaşılır bir hikaye vermez,zihninizi kurcalama peşindedir. Çünkü Haneke izleyicinin kendisiyle yüzleşmesini ister.Haneke kendini öfkelendiren konuları filmlerinde işlemiştir.Usta yönetmen gerçekleri ön planda tutarak filmler çekmiştir.Peki nedir bu gerçekler? Hiç bir şeyin aslında iyiye gitmediği,her şeyin yozlaştığı gerçekler.Bu gerçeklerden yola çıkarak film yapmayı tercih etmiştir.
Haneke'nin hayat felsefesindeki İnsanoğlu'nun başlangıç ve bitişin ortasındaki aciz ve hiçlik durumu sinemasına da yansımıştır.Haneke filmlerindeki neden/sonuç ilişkisi,İnsanlığın acizlik ve hiçlik düşüncesi kadar izleyiciyi derin düşüncelere iter.

Michael Haneke Sinemasına Eleştiriler
Tabi bunların dışında Haneke sinemasına ağır eleştiriler de yok değil.Anlatılmak istenen bu kadar ağır,sıkıcı gerçeğinden saptırarak anlatılmaz denir mesela.Ya da filmle beraber bize felsefe yapmamız istenir fakat felsefe yapmak sıkıcı değildir.Bir hareketliliği vardır.Roman okurken yaptığımız felsefeyi Haneke bizden izleyerek yapmamızı istiyor bu da izleyiciyi görsel olarak yoruyor denir.


Nuri Bilge Ceylan
Sinemamızın en başarılı yönetmenleri arasında gösterilen Nuri Bilge Ceylan 1959 Çanakkale doğumludur.Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik mezunu olan Nuri Bilge Ceylan öğrenimi sırasında fotoğrafçılık ve dağcılıkla ilgilenmiştir.Mimar Sinan Üniversitesi'nde 2 yıl sinema eğitiminden sonra ilk kısa filmi "Koza'yla" Cannes film festivalinde kısa filmler bölümünde yarışmıştır.Ardından 1998 yılında ilk uzun metrajlı filmi "Kasaba" filmini çekmiştir.
Nuri Bilge Ceylan Filmleri
Başarılı yönetmenin genelde dram türünde filmler çektiğini görürüz.Doğallığı ve doğru oyuncu tercihini ön planda tutan yönetmen ilk filmi "Kasaba'da" bizleri 1970'lerin Türkiye'sinde 3 kuşağın bir arada yaşadığı İnsan'ların hayatlarına göz atma fırsatını bulduk.1999 yılında çektiği "Mayıs Sıkıntısı'nda" Muzaffer'i çocukluğunun geçtiği kasabaya geri dönüp bir film çekme çabasını izledik.Bu çaba zamanla kasabayı huzurun zedelendiği ve olayların başladığı bir yere dönüştürür.Mayıs Sıkıntısı yurt içi ve yurt dışında bir çok ödül kazanmıştır.2002 yılında yönetmen "Uzak" filmiyle karşımıza çıktı.Yönetmenin en olgun çalışması olarak kabul edilir.Film ideallerinden uzaklaştıkça yaşamın anlamını yitirdiğini düşünen bir adamla,idealleri için kente gelen genç bir adamın hikayesini anlatır.Yardımcı erkek oyuncu rolündeki Mehmet Emin Toprak filmden sonra geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir.2006 yılında vizyona giren "İklimler" filminde yönetmen hem kendisi hem de eşi Ebru Ceylan başrollerdedir.Farklı coğrafyaların farklı iklimleri vardır.Değişmek için mevsim dönüşlerini bile beklemeyen ruhlarında iklimleri vardır.2008 yılı "Üç Maymun" filmi vizyona girmiştir.Filmde bir aile dramına şahit olduk.Gerçeği bilmek fakat hakkında konuşmamak,görmemek ve duymamak yani üç maymunu oynamak gerçeğin var olduğunu değiştirir mi? 2011' de yönetmen karşımıza bir dram-gerilim filmiyle çıktı."Bir Zamanlar Anadolu'da".Nuri Bilge Ceylan bizleri tekrar taşranın sıkıntısına bu sefer bir cinayet hikayesinin içinde barındırdığı bir gerilime götürdü.2014 yılında çektiği "Kış Uykusu" 3 saat 16 dakika süren yine dram türünde bir filmdir.Emekli tiyatrocu Aydın'ın hayatındaki iki kadın vardır.Biri ablası diğeri kendisine uzak duran karısı.Aydın yaşadığı ve butik otel işlettiği taşraya kışın kar yağmasıyla birlikte huzursuz olur ve uzaklara gitmeye karar verir. Nuri Bilge Ceylan'ın 2018 yılında çektiği "Ahlat Ağacı" yönetmenin 8. filmidir.Bu filmde yazar olmak isteyen ve bunun için köyüne dönüp tüm enerjisini harcarken babasından kalan borçların Sinan'ın başına iş açmasını izledik.

Nuri Bilge Ceylan Ödülleri
Başarıl ve bol ödüllü yönetmenin aldığı ödüller şu şekildedir..
1998/99 "Kasaba" İstanbul Uluslararası film festivali sinema özel ödülü ve jüri özel ödülü.Tokyo film şenliği sinema başarı ödülü,Angers festivali en iyi görsel efekt.
2000 "Mayıs Sıkıntısı" İskenderiye film festivali en iyi film.
2001 "Mayıs Sıkıntısı" Ankara film festivali en iyi film.
2002 "Uzak" Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo,film.
2003 "Uzak" Ankara film şenliği en iyi senaryo,en iyi görüntü yönetmeni,Beyrut film festivali en iyi senaryo,film.Siyad Türk sineması ödülleri en iyi görüntü yönetmeni,film.Orhan Arıburnu ödülleri en iyi film.İstanbul Uluslararası film festivali en iyi film.
2004 "Uzak" Meksiko City film festivali en iyi yönetmen.
2006 "İklimler"Sinem yazarları derneği jüri özel ödülü.Antalya Altın Portakal film festivali en iyi yönetmen.
2007 "İklimler" İstanbul Uluslararası film festivali en iyi film.
2008 "Üç Maymun" Cannes film festivali en iyi yönetmen.
2009 "Üç Maymun" Asya Pasifik film ödülleri en iyi film,yönetmen.
2011 "Üç Maymun" Cannes film festivali jüri özel ödülü.
Nuri Bilge Ceylan Yönetmen Sineması
Nuri Bilge Ceylan filmlerinin en önemli özelliği oyuncuların adeta rol kesmemesi ve her şeyin çok gerçekçi duruyor olmasıdır.Bunun en büyük sebebi ise yönetmenin doğru oyuncu seçimidir.Öyleki "Uzak" filminin başrol oyuncusu Mehmet Emin Toprak'ın mesleği oyunculuk değildi.Yönetmenin yeğeniydi ve filmdeki performansından dolayı Cannes ve Altın Portakal'da ödül kazanmıştır.Sebebi çok basit oyuncu kendini oynamıştır.Yönetmenin bir başka özelliği ise doğallığı ön planda tutmasıdır.Disiplini ön planda tutan yönetmen Uzak filmine kadar fotografik anlatımı daha sonraki filmlerinde ise öyküsel anlatıma geçmiştir.Sette daha az kişiyle çalışmanın daha faydalı olduğuna inanan yönetmen yaratıcılık için en önemli unsurun ise zaman olduğunu söylemiştir.Sinemayı anlamanın en iyi yolun film izlemek olduğuna inanan yönetmen,film eğer sizi yeterince içine aldıysa bütün sırları öğrenebilirsiniz görüşündedir.

Türk sinemasının önde gelen Yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz Kimdir?
Zeki Demirkubuz 25 Temmuz 1964 Isparta doğumludur.Ortaokulu Gönen Öğretmen okulunda  okuduktan sonra İstanbul'a yerleşir ve liseyi burada okurken ayrılarak fabrika ve atölyelerde çalışmaya başlar.1980 Askeri darbesinden sonra solcu bir partiye üye olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapis cezasına çarptırılır.Tahliyesinden sonra ise farklı şehirlerde işportacılık yapar.Liseyi açıktan bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesine girer.Sinema hayatına ünlü yönetmen Zeki Ökten'in yanında asistanlık yaparak başlar.1994'te ilk filmi "C Blok'u" çeker.Bu filmden sonra kendi senaryolarını ve bir çok ödüllü film çekerek bağımsız bir yönetmen olarak sinema Dünya'sında anılmaya başlar.
Zeki Demirkubuz Filmleri
Zeki Demirkubuz tam anlamıyla bir Dostoyevski aşıdır.Filmlerinde bazılarında bunu net olarak görülür.İlk filmi C Blok'tan sonra 1997 yılında Masumiyet filmini çekmiştir.Masumiyet filminde amaçsız bir hayata sahip Yusuf'un varoş bir pansiyonda Bekir ve Uğur'la tanıştıktan sonra hayatlarını derinden sarsan hikayelerine tanık olduk.Herkes kendi masumiyetinin peşindedir.Üçüncü Sayfa yönetmenin 3.filmidir ve gazetelerin 3. sayfalarındaki haberlerden bildiğimiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri izledik.2001 yılında Yazgı'da yönetmen üstün körü verilmiş bir evlilik kararından sonra Musa'nın kararının trajik bir yazgıya dönüşmesini gözler önüne sermiştir.2002 yılında çektiği İtiraf filmi Karanlık Üstüne Öyküler üçlemesinin 2.filmidir.Ardından 2003 yılında Bekleme Odası gelir.Bekleme Odası karanlık ve kasvetli atmosferiyle zihnimize yer edinir.Ahmet Dostoyevski'nin kitabı "Suç Ve Cezayı" sinemaya uyarlamaya çalışan bir yönetmendir ve Raskolnikof'u canlandıracak birini ararken ki çabasına şahit olduk.Bekleme Odası "Karanlık Üstüne Öyküler" üçlemesinin son filmidir.2006 yılında Kader filmi yönetmenin 1997 yılında çektiği Masumiyet filmindeki Bekir ve Uğur'un gençlik yıllarını bize izlettirdi.Doğamızın en tehlikeli duygularından biri olan "Kıskanmak" duygusunu işlediği Kıskanmak filmi yönetmenin 2009 yılında çektiği bir başka filmdir.2012 yılında Dostoyevski'nin yer altın notlar adlı eserinden kurguladığı Yeraltı filminde Engin Günaydın'ı,nefret ettiği eski arkadaşlarının akşam yemeğine kendisini zorla davet ettiren ve bu yemekte eski hesapların açılmasıyla utanç dolu hesaplaşmaların görülmesine sebep olan Muharrem rolünde izledik.Engin Günaydın bu karakterle televizyon komedilerinden çıkıp dramatik karakterlere geçiş yapmıştır.Bulantı yönetmenin 2015'de çektiği filmdir ve bu filmde başına gelen trajik olaylara karşın umursamaz bir yapıya sahip olan Ahmet'in yaşadıklarına şahit olduk.Ve son olarak 2016 yılında çekilen Kor filmi.Emine,Celal ve Ziya üçgeninde aşkın ve ihanetin filmine odaklandık.

Zeki Demirkubuz Film Ödülleri
C Blok
1994 Uluslararası İstanbul film festivali Ulusal yarışma jüri özel ödülü.1994 Ankara film festivali jüri özel ödülü,en iyi kurgu,umut veren yönetmen/senaryo.1995 SİYAD Sinema yazarları derneği en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi yardımcı kadın oyuncu,en iyi yardımcı erkek oyuncu.
Üçüncü Sayfa
1999 Altın Portakal film festivali en iyi yönetmen,en iyi senaryo.1999 Orhan Arıburnu Ödülleri en iyi yönetmen.1999 Sinema Yazarları Derneği en iyi senaryo.2000 Uluslararası Tiflis film festivali en iyi yönetmen en iyi senaryo.2000 İstanbul Uluslararası film festivali en iyi yönetmen,en iyi senaryo.
Masumiyet 
1997 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi kurgu.1997 Adana Altın Koza film şenliği en iyi film en iyi yönetmen.1998 İstanbul Uluslararası film festivali en iyi film.1998 Orhan Arıburnu Ödülleri en iyi yönetmen.1998 Sinema Yazarları Derneği en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi senaryo.
Bekleme Odası
İstanbul Uluslararası film festivali en iyi yönetmen.
Kader 
2006 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi film.2007 Ankara film festivali en iyi yönetmen.2007 İstanbul Uluslararası film festivali en iyi yönetmen.2007 Nürnberg Türkiye/Almanya film festivali en iyi film.
Yazgı
2001 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi sanat yönetmeni,jüri özel ödülü.2002 İstanbul Uluslararası film festivali en iyi film,en iyi yönetmen.
Zeki Demirkubuz'a Yakından Bakalım
Zeki Demirkubuz kendi sinema ekolünü yaratmış ve bunda kendini kabul ettirmiş bir yönetmendir.Kısıtlı bütçeyle ortaya çok güzel işler çıkartılabileceğini kanıtlamıştır.Filmlerinde kaybedenlerin ve ezilenlerin,şehirde sıkışıp kalmış İnsan'ların öykülerini işlemiştir.Dostoyevski aşığı bu başarılı yönetmenimiz aynı zamanda oyuncu yönetiminde çok başarılıdır.Filmlerinin çoğunda kamera sabittir,başrol genelde içine kapanıktır.Ayrıca filmlerinde kendiliğinden açılan ve gıcırdayan kapılara fazlasıyla rastlanır.Koyu bir beşiktaş taraftarı olan yönetmen ayrıca NTV 'de yayınlanan "Simurg" adlı belgeselin bir kaç bölümünde yönetmen koltuğunda oturmuştur.

Edebiyatçı,Senarist,Yönetmen Derviş Zaim'i Yakından Tanıyalım
Derviş Zaim ya da tam ismiyle Derviş Zaimağaoğlu.Türk sinemasına edebiyatçı,yönetmen,senarist ve eğitmen kimliğiyle damga vurmuş katıldığı Ulusal ve Uluslararası festivallerden ödüllerle dönmüş filmlerin sahibi.1 Ocak 1964 Kuzey Kıbrıs Famagusta doğumlu yönetmen Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduktan sonra Birleşik Krallık Warwick Üniversitesinde Kültürel çalışmalar dalında master yapmıştır.1994 yılında "Ares Harikalar Diyarında" adlı kitabıyla Yunus Nadi roman ödülü kazandıktan sonra 1997 yılında ilk filmi olan "Tabutta Rövaşata" filmini çekmiştir.Filmin müzikleri ise "Baba Zula'ya aittir.Yukarıda Derviş Zaim'in eğitmen kimliğinden bahsetmişken kendisi şu sıralar çeşitli üniversitelerde sinema üzerine dersler vermektedir.
Derviş Zaim Filmleri
1997 yılında çektiği ilk filmi Tabutta Rövaşata Ulusal ve Uluslararası festivallerden ödüllerle döndü.Yönetmen bizleri bu filmde uslanmaz araba hırsızı,sokaklarda yatıp kalkan,saf ve temiz Mahsun'un soğuk ve kasvetli İstanbul günlerinde hüzün ve dram dolu hikayesiyle baş başa bıraktı.
2001 yılına geldiğimizde yönetmen "Filler ve Çimen" adlı filmiyle karşımıza çıktı.Bu filmde basit  fakat zorlu bir yaşamı olan maraton koşucusu Havva'nın mafya tarafından ele geçirilmek istenen çalıştığı otelde cereyan eden kirli oyunlara şahit olduk.Yukarıda filler zıplar aşağıda ise çimenler ezilir.2003'de "Çamur" adlı filmde Ali'nin çamurun iyileştirici gücünün dışında kendisinin ve etrafındaki İnsan'ların hayatlarının tümünden değiştirdiğini gördük.2005 Cenneti Beklerken'de Leyla'nın nakkaş Eflatun'u bambaşka maceralara sürüklerken izledik."Nokta" isimli filmini 2008 yılında çeken yönetmen bizleri büyük bir vicdansal dram ile baş başa bıraktı.Gölgeler Ve Suretler filmi gerçek olaylara dayanan bir filmdi ve 2010 yılında çekti.Yıl 1963'tür.Rumlar ve Türkler arasındaki olaylar yeni başlamıştır.Bu olayların içindeki bir karagöz kuklacısı ve babasından ayrı düşen genç bir kızın olgunlaşma sürecindeki başından geçen olaylar konu edilmiştir.Gölgeler ve Suretler,Cenneti Beklerken ve Nokta ile başlayan üçlemenin son filmi olmuştur.
2012 Devir filminde bir çoban yarışmasını 2013 yılında Balık adlı filminde ise balıkçılık yapan bir ailenin hikayesine konuk olduk.2014 yılında Kıtmir 2016 yılında ise  bir yedi uyuyanlar miti olan Rüya.

Derviş Zaim Film Ödülleri
Tabutta Rövaşata (1996)
Ulusal Ödüller
Antalya Film Festivali en iyi film,senaryo,kurgu,erkek oyuncu.1997 İstanbul Film Festivali jüri özel ödülü.1997 Ankara film festivali en iyi erkek oyuncu.1997 Orhan Arıburnu ödülleri en iyi 2.film,jüri özel ödülü.
Uluslararası Ödüller
Montpellier film festivali 1997 jüri özel ödülü,Akdeniz eleştirmenleri ödülü.1997 Torino film festivali jüri özel ödülü halk ödülü.1997 Selanik film festivali jüri özel ödülü,en iyi erkek oyuncu.
1997 Amiens film festivali Netpac ödülü.1997 San Fransisco film festivali en iyi film.1998 D'Annonay film festivali en iyi film.1998 Ouvres film festivali en iyi film,en iyi erkek oyuncu.
Filler Ve Çimen (2000)
Ulusal Ödüller
Antalya film festivali 2000 jüri özel ödülü,en iyi kadın oyuncu,en iyi yönetmen en iyi kurgu,en iyi sanat yönetmeni,en iyi yardımcı erkek oyuncu,Kültür bakanlığı ödülü.2001 İstanbul film festivali en iyi kadın oyuncu,Fipresci ödülü.2001Avşa film festivali en iyi film,en iyi kadın oyuncu.2001 Orhan Arıburnu ödülleri en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi kadın oyuncu.2002 Siyad ödülleri en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi senaryo,en iyi kadın oyuncu.
Çamur 2003
Ulusal Ödüller
Orhan Arıburnu ödülleri jüri özel ödülü,2003 Ankara film festivali en iyi yardımcı kadın oyuncu.2003 Sinema yazarları derneği en iyi kadın oyuncu
Uluslararası Ödüller
2003 Venedik film festivali Ccit (Geleceğin sineması) ve Enricho Fulchignoni (Unesco) ödülü.
Cenneti Beklerken 2006
Ulusal Ödüller
Antalya film festivali en iyi özel efekt.2006 Siyad ödülleri en iyi film müziği.2006 Ankara film festivali en iyi müzik,en iyi sanat yönetmeni.2006 Adana film festivali jüri özel ödülü,en iyi müzik,en iyi sanat yönetmeni,en iyi kurgu.
Uluslararası Ödüller
Kahire film festivali en iyi sanatsal katkı ödülü.
Nokta 2008
Ulusal Ödüller
Antalya film festivali Avni Tolunay özel ödülü,en iyi müzik,en iyi ses tasarımı,en iyi yönetmen.İstanbul film festivali en iyi yönetmen.Bursa İpek yolu film festivali en iyi yönetmen.Adana film festivali en iyi görüntü,en iyi görsel efekt.Türkiye yazarlar birliği sinema ödülü.Boston Türk filmleri festivali Mükemmellik ödülü.
Uluslararası Ödüller
Avrasya film festivali eleştirmenler ödülü,Kahire Uluslararası film festivali en iyi dijital film,Montpellier film festivali en iyi müzik,Asya Pasifik ödülleri senaryo adayı.
Gölgeler ve Suretler
Ulusal Ödüller
Ankara film festivali en iyi film,en iyi yönetmen,en iyi kadın oyuncu,en iyi yardımcı kadın oyuncu iyi kurgu,en iyi sanat yönetmeni,Siyad eleştirmenler ödülü.Antalya film festivali Siyad eleştirmenler ödülü,en iyi kurgu ve 14.İstanbul Kukla festivali onur ödülü.Ayrıca 1.Yeşilçam ödülleri en iyi sanat yönetmeni,en iyi kostüm.
Uluslararası Ödüller 
Film Oriental (Cenevre) Özel mansiyon
Rüya
Ulusal Ödüller
Adana film festivali En iyi kadın oyuncu
Derviş Zaim Rüyet
Derviş Zaim ilk ve tek kitabı "Ares Harikalar Diyarında" dan sonra yeni kitabı "Rüyet" ile tekrar roman Dünya'sına adım attı.Roman'da Doğu Batı ilişkisini ele almış,İslam düşüncesiyle Batı düşüncesinin nasıl yan yana durabileceğini tartışmaya açmıştır.Aynı zamanda "Rüyet" Doğu-Batı gerilimini ayrı bir yaklaşımla ele aldığını görüyoruz.








Çingene Müziğini Ve Dansını Filmlerinden Eksik Etmeyen Tony Gatlif Kimdir?
Yönetmen sineması kendine özgü bir dili olan yaratıcı,yazar olarak gösterilen az sayıda yönetmenin kendi sinema Dünya'sını ifade eden bir kavram olarak tarif edilir.Tony Gatlif'de bu yönetmenlerden biridir.1948 yılında İspanyol asıllı Romanyalı anne ve babanın çocuğu olarak Cezayir'de Dünya'ya geldi.Asıl adı Michael Dahamani olan Gatlif daha sonra Paris'te L'Ecole de Beaux Arts'da sanat eğitimi aldı.Yönetmenlik dışında senaryo yazarlığı,oyunculuk ve yapımcılık işleriyle de uğraşmıştır.Filmlerindeki genel tema Roman azınlıkların,hayatları,dansları,yolculukları ve müzikleri olarak göze çarpar.Bu bağlamda Fransa'da ikamet ediyor olmasına rağmen bir öz incelemede bulunmak için yüzünü asıl köklerine Romanlara çevirmiştir.Tony Gatlif kimdir? sorusunu cevapladıktan sonra bu yüksek İMDB'li yönetmenin sanat hayatına bakabiliriz artık.

Tony Gatlif Filmleri
İlk filmi La Tete De Ruine'i 1975 yılında çekmiştir.Arkasından 1982 yılında Paris'in varoşlarında yaşayan çingeneleri anlatan Le Princes gelmiştir.1992/93 yılında çektiği Latcho Drom bir belgesel film tadındadır.Yönetmen bu filminde Hindistan'ın Racasthan eyaletinden 1000 yıl önce çıkıp Dünya'nın çeşitli yerlerine yayılan çingenelerin izini sürmüştür.1995'de Mondo'nun ardından üçlemenin son filmi olan ve 1997 yılında çektiği Gadjo Dilo gelir.Gadjo Dilo'da sesine hayran olduğu babasına ait bir teyp kasetiyle sanatçıyı arayan Fransız bir gencin yolunun çingenelerle kesişmesini anlatır.Bu üçleme yönetmene bir çok ödül kazandırmıştır.Yönetmenin bir başka önemli filmi ise 2000 yılında çektiği Vengo adlı filmdir.Bu filmde Caco adlı gururlu saygın bir adamın kızının ölümünden sonra hayatının paramparça olmasını izledik.2002 yılında çektiği Swing adlı film ise resmen yürekleri dağladı.İki çocuğun dereler,sazlıklar,çimenler boyu büyüttükleri dostlukları izlenmeye değerdi.2004 yılına geldiğimizde yönetmen karşımıza Zano ve Naima'nın Paris'ten Cezayir'e uzanan bir yol hikayesiyle çıktı.Bu filmle yönetmen Gatlif Cannes film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü aldı.2006 yılında Transylvania'da güzel ve tutkulu bir kadın olan Zingarina'yı sevdiği adam olan Milan'ı bulmak için Transylvania yollarına düşerken gördük.Gerçek olaylardan esinlenerek 2009 yılında çektiği Korkoro adlı film Nazi toplama kampında özgürlüğü elinden alınan çingene bir aileyi konu alır.İndignados'u 2012 yılında çeken yönetmen Avrupa'da yayılan isyan ve öfke konusunu işlemiştir.Yarı kurmaca ve yarı belgesel niteliğindedir.Arkasından gelen 2014 yapımı Geronimo filminde trajik bir aşk hikayesine tanık olduk.Ve son olarak bir bölümü Türkiye'de çekilen İstanbul'dan Midilli'ye umut ve müzik dolu bir yol hikayesi.
Tony Gatlif Film Ödülleri 
Tony Gatlif'in ödül alan filmlerinden bazıları şunlardır.
1996 yapımı Latcho Drom filmi Ulusal Film Eleştirmenliği Birliği Özel Ödülü
1996 yapımı Latcho Drom filmi ABD Ulusal Film Eleştirmenleri Birliği en iyi deneysel film
1999 yapımı Gadjo Dilo filmi Cesar en iyi özgün müzik ödülü
2004 yapımı Exils filmi Cannes Film Festivali en iyi yönetmen
Bununla birlikte bir çok festivalde adaylıkları da mevcuttur.
Tony Gatlif Filmleri İzle
Tony Gatlif filmlerinde romanların göçlerini,müziklerini,danslarını şiirsel bir dille anlatmıştır. "Çingeneler müzikten doğar" diyecek kadar onlardan biridir."Benim Ülkem Yollar" diyerek filmlerinde bizleri dram dolu çıkardığı yolculuklara bir anlamda hazırlamıştır.Aynı zamanda bir filmde müziğin ne kadar önemli olduğunu "Bir film üzerine düşünmeye başladığımda aynı anda müziklerini de düşünmeye başlarım" cümlesi çok net açıklamıştır.Ayrıca "Müzik halkları bir arada tutan bir çimentodur" görüşü ile müziğin gücüne vurgu yapmıştır.Tony Gatlif filmlerini şu sıralar İnternette alt yazı ile ya da DVD olarak satın alıp izleyebilirsiniz.