Severek izlediğimiz yabancı dizilerdeki karakterlerle zamanla ayrı bir bağımız oluşuyor.Bu bir gerçek.Bunun sebebi oyuncunun karakteri başarılı oynaması ve başlı başına karakterin çok ilgi çekici, değişik ya da diğerlerinden bir farkı olmasıdır.Genelde yan rollerde gördüğümüz oyuncuların bir denbire hikayenin içindeki ölümü ve ayrılışı bizlerde şok etkisi yaratmıyor değil.Onu daha fazla izleme isteği ya da dizideki geleceği ile ilgili tahmini senaryolar ölümüyle beraber yerle bir oluyor. Ancak hayat gibi dizinin senaryosuna kendimizi kaptırdığımızda ölen öldüğü ile kalıyor.Gelin "Keşke ölmeseydi" diye hayıflandığımız yabancı dizi karakterlerinden bazılarını hatırlayalım. Eskiyi yad edelim.
Orange İs The New Black (Poussey)
Aslında önemli karakterlerden biri olarak düşündüğümüz mahkumlardandı.Dizide bu karakteri fazlasıyla izleriz diye düşündüğümüz bir anda ırkçı bir mesaj verme isteğine kurban gitti.Yani senaryoda böyle bir mesaj varsa bunu sıradan bir mahkum üzerinden verilebilirdi.Sonuç olarak Poussey'in hikayesi başlamadan bitti.En büyük özelliği cezaevinde alkol imal ediyordu.Üzüldük.
Narcos Meksika (Kiki)
Narcos denildiğinde El Patron gelir akla onu anlayabiliyorum.Onun da dedektifler tarafından evin çatısında öldürülmesi elbette üzücüydü(dizi açısından) Ancak her ne kadar gerçekte Amerika'lı dedektif Kiki'nin hikayesini bilsek de,yani uyuşturucu Mafia'sının onu kaçırdıktan sonra işkence ederek öldürmesini,izleyicileri derinden üzdüğünü düşünüyorum.Kiki görev bilinci olan idealist bir polisti.Üzüldük...
The 100 (Lexa)
Belki de en çok isyan edilen karakter ölümlerden biri Lexa olabilir.Sen tut en güzel,en cesur,en acımasız,aynı zamanda en merhametli karakteri öldür.Sanırım bu karakter devam etseydi dizinin yıldızı ve başrolü Clarke'ın önüne geçebilirdi.Çok üzüldük.
Breaking Bad (Walter White)
Walter White namı diğer Heisenberg.Kimine göre yabancı diziler içerisinde tartışmasız en iyisi,kimine göre fazla abartılıyor.Onu bilmem ama şunu söyleyebilirim ki,çok ama çok izlendiği kesin.Final sahnesinden memnun olmayanların sayısı da az değil.Şöyle söyleyelim en azından tesellimiz olsun. Heisenberg en azından finalde öldürüldü.Üzüldük...
La casa de papel (Nairobi)
Ne gerek vardı şimdi dedirten bir ölüm ya da diziden ayrılış diyelim.En karizmatik çete mensubuydu. Zaten Alba Flores'in sırf burnu oynasa izlersin.O derece iyi bir oyuncudur kendisi.Keşke olmasaydı da Nairobi yi final sezonunda da izleyebilseydik. 
Game Of Thrones (Ned Stark)
İyi Kral kötü Kral diye başlayan bir hikaye sandık.En azından böyle devam eder diye düşünürken.İyi kral daha ilk sezondan infaz edildi.Game Of Thrones bu ve daha sonrası için,bizlere dizi ile ilgili bir tahmin yapmamayı öğretti. Zira ilerleyen sezonlarda bir çok ölüm bizleri üzdü.
Vikingler (Ragnar Lothbrook)
Diziye ve dolayısıyla hikayeye emeği çok büyüktü.Ne seferler,savaşlar,badireler atlattı.Tebasına yol gösterdi fetihler yaptı.Taa Fransa'lara,İspanya'lara kadar kılıç kuşanıp kelle aldı.Sonuçta yılanların çukurunda,ilk eşinin halüsinasyonları içinde can verdi.
Game Of Thrones (Hodor)
Winterfell'in güçlü,fedakar ve sadık adamı.Adam sonuçta kral olacak Bran Stark'ı yıllarca koruyup kolladı.İcabında sırtında taşıdı.Hodor'un zihinsel problemleri vardı ve bunun altından yine Bran Stark'ın yaptığı zamanda yolculuklar sebep olmuştu.Hodor belkide dizinin en iyi kalpli adamıydı.





Paylaşırmısın:

barış tutunan

Post A Comment:

0 comments so far,add yours